Alın yazısı – Bölüm 4

Aradan mutluluk dolu bir sene geçiverdi çabucak. Aileler gençlerin bu kadar uyumlu olmasından ve mutlu bir yuvayı sağlık ve başarıyla yürütmelerinden çok memnundular. Gönül ve Gökhan’ın birbirlerne olan saygı ve sevgileri de her geçen gün güçlernerek artmaya devam ediyordu. Gönül başlangıçta babasından ilk duyduğu gün hissettiklerini düşününce, geldikleri bu güzel noktaya şükür ediyordu içinden. Gerçekten birbirlerinin nasibi olduklarına iyice inanmıştı.

Gökhan’ın uçuşları da devam ediyordu bu arada. Yine uçuşa gideceği bir günün öncesinden Gönül’ün annesi arayıp, “Kızım baban son günlerde biraz sıkıntılı hissediyor. Gökhan uçuşa gittiğinde biraz gelip bizde kalırsan o da çok mutlu olur” dedi.

Babasının kalp problemi olduğunu bilen Gönül “Elbette anneciğim gelmez olur muyum! Gökhan beni bırakır gitmeden” dedi.

Gökhan hemen o gece kayınpederine de geçmiş olsun demek için karısını da alıp gitti evlerine. Ertesi sabah erken yola çıkacağı için onları görmeden kapıdan dönmek istememişti. Karısına “Sen bu geceden kal, ben sabah erkenden yola çıkacağım nasılsa” diyerek ikna etmişti.

Naime hanım damadının erken çıkacağını öğrenince, onu tek başına eve göndermek içine sinmedi. Gönül’ün odasına karı koca için bir yer hazırlayıverdi hemen ve yollamadı Gökhan’ı.

“Ben erken kalkıyorum oğlum, sabah burada bir şeyler yer gidersin” deyince Gökhan’da kıramadı onları. Eşyalarını zaten hazırlayıp arabaya koymuştu gelmeden.

Savaş bey hem damadı, hem kızı onlar da kalınca keyiflenmişti iyice ve kendini biraz daha iyi hissetmişti o akşam. Gönül’ün mutfakta annesine yardım ederken, yemek kokularından midesinin bulandığını farkeden Naime hanım da heyecanlanıp, “Kızım bebek olmasın bu! Senin böyle miden bulanmaz!” demişti kulağına eğilip.

“Anne! Bilmiyorum gerçekten! İki üç gündür oluyor ama belki de üşütmüşümdür!” demişti Gönül’de heyecanlanıp.

“Neyse dur şimdi babanı da kocanı da heyecanlandırmayalım. Yarın konuşuruz” diyerek içten içe anneanne olmanın hayallerini kurmaya başlamıştı kadıncağız.

Ertesi gün Gökhan’ı yolcu ettikten sonra Savaş beye ana kız biraz dolaşacaklarını söylediler. Yapılan testler sonucu Gönül’ün bir bebek beklediği ve bebeğin neredeyse bir aylık olduğu müjdesini alınca ikisi de çok sevindiler.

Eve gelir gelmez Savaş beye müjdeyi verdiklerinde, adamcağızın gözleri doldu. Kalbi o kadar çok teklemeye başlamıştı ki artık, torununu görüp göremeyeceğini bile bilememişti o an. Onları üzmemek için bir şey söylememiş ama içinden dua etmişti, torununu da görmek nasip olsun diye.

“Dünürlere haber verelim hemen” heyecanla.

“Olur mu bey, Gökhan bilmiyor daha. Çocuklar kendileri konuşsun, kendileri versinler müjdeyi!” dedi Naime hanım hemen.

“Doğru ya daha babası bilmeden!” dedi Savaş bey de. Sarılıp öptü kızını , “Çok güzel bir anne olacaksın sen!” dedi sevgiyle.

Gönül hem çok heyecanlanmış hem de biraz korkmuştu, “Ben nasıl  bakacağım o minicik şeye bilmiyorum!” dedi tedirginlikle.

“Kızım ben varım, kayınvaliden var sen tek başına değilsin ki! Merak etme. Önce eksikleri tamamlarız torunum gelmeden, sonra da herşeyi hallederiz Allah’ın izniyle. Yeter ki sağlıklı, analı babalı gelsin dünyaya kuzucuk!”

“Amiin!” dedi Savaş bey de karısının bu sözlerine.

Tam o sırada Gönül’ün telefonu yine bilinmeyen bir numara tarafından arandı. Açmadı Gönül.

Kızının telefonuna bakmadığını gören Naime hanım “Hayırdır kızım kim arıyor?” dedi merakla.

Bir kaç gündür arayıp duran bir numara olduğunu ama reklamdır diye düşünerek açmadığını söyledi Gönül annesine. Bir sürü firmadan arayıp duruyorlardı gün içinde.

“Muhtemelen reklamdır” dedi Naime hanım ama o sırada yeniden aradı numara. Böyle ısrarla arayıp duranlara sinir olduğu için alıp açtı kızının telefonunu bu defa.

“Evet buyrun!” dedi sert bir sesle, “Evet ben annesiyim ne  istemiştiniz?” dedikten sonra karşı tarafın cevabını tekrarladı kızına “Ayla?”.

Gönül bu isimde bildiği tek kişinin kocasının eski sevgilisi olduğunu hatırladı ve “Tamam anne alayım ben!” diyerek aldı annesinin elinden telefonu ve içeri doğru yürüdü.

“Gönül ben buyurun!” dedi küçük bir sesle.

“Merhaba, Ayla ben. Gökhan’ın eski kız arkadaşıyım. Sizinle çok önemli bir şey konuşmam lazım. Benimle yarım saat olsun yüzyüze görüşmeniz mümkün mü acaba?”

“Telefonda söyleyin!” dedi Gönül, tedirgin olmuştu.

“İnanın telefonda söylenecek bir şey değil!” dedi Ayla, “Amacım evliliğinizi bozmak değil inanın ama konuşmamız gerekiyor!”

“Tamam” dedi Gönül kızın ısrar etmesi üzerine.

Kızının peşinden gidip konuşmanın bir kısmını duyan annesi kızının tedirgin olmuş yüz ifadesini de görünce merakla baktı ona.

“Ayla, Gökhan’ın eski kız arkadaşı. Hani şu biz evlenmeden beraber olduğu!” dedi Gönül annesinden saklamak istemediği için.

“Ne istiyormuş?” dedi Naime hanım Savaş bey duymasın diye fısıldayarak.

Gönül de kızın söylediklerini tekrarladı annesine.

“Hayır tek başına kesinlike gidemezsin ben de seninle geleceğim!” dedi sonra diklenip, “Ne istiyormuş bir yol sonra yeniden karşınıza çıkıpta bu kız acaba?”

“Bilmiyorum ama çok önemli olduğunu söyledi durdu. Yarın için adres ve saat yazacak birazdan.” dedi Gönül düşünceli bir sesle.

“Bak kızım bunu aç kocanla konuş hemen. Kocadan gizli iş yapılmaz böyle durumlarda. Ne olur, ne olmaz!”

“Anne ikimiz birlikte gidersek bir şey olmaz. Önce bir öğrenelim sonra söyleriz Gökhan’a ” dedi Gönül.

“İyi madem yarın gidelim. Derdi neymiş öğrenelim” dedi Naime hanımda ısrar etmedi. Savaş bey ve Gokhan’a şimdilik bir şey söylememe kararı aldılar yine.

Ertesi gün yine Savaş beye alışveriş yapacaklarını söyleyip kıza buluşmaya gittiler.

Ayla tam söylediği saatte geldi buluşma yerine. İkisine de nazikçe merhaba dedikten sonra oturup hemen anlatmaya başladı.

“Sizi de tedirgin ettiğimi biliyorum ama başka çarem kalmadığı için bu konuşmayı yapmak zorunda kaldım. Anlatacaklarımı dinleyince sizin de bana hak vereceğinizi düşünüyorum.” dedi söze  başlarken.

Naime hanım ve Gönül bir şey söylemeden başlarını salladılar.

“Biz Gökhan ile birlikteydik siz evlenmeden önce biliyorsunuz. Biraz ileri bir beraberliğimiz vardı. Yani biz evleneceğiz diye düşünüyorduk hep, anlarsınız. Siz evlenme kararı aldıktan sonra bir çocuğum olacağını öğrendim.”

“Hah! Tam beklediğim gibi!” dedi Naime hanım gergin bir sesle, “Kızım nereden belli çocuğun damadımdan olduğu, hayatında başkası varmış senin o dönem!”

“Haklısınız vardı ama ben onunla birlikte olmamıştım. Sadece Gökhan ile birlikte olmuştum. Size neyin üzerine yemin etmemi isterseniz ederim. Zaten sorun sadece bir çocuğumun olması olsaydı o zaman çıkardım karşınıza şimdi değil!”

“Peki çocuk değilse asıl sorun ne o zaman?” dedi Gönül. O da iyice gerilmişti.

“Çocuğun hasta olması” dedi Ayla gözleri dolarak. Ne yazık ki oğlumuzun belden aşağısı tutmuyor. Çok nadir rastlanılan bir hastalıkla dünyaya geldi. Şimdi dört aylık. Ergen olduğunda bir dizi ameliyat geçirebileceğini söylediler ama şimdi yapılacak hiç bir şey yokmuş.”

Naime hanım yutkundu üzüntüyle, “Peki bizden ne istiyorsun yavrum sen?”

(devam edecek)

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s