Yıldızlar şahit – Bölüm 5

Bu sırada Başak’ın İtalya’da olduğunu öğrenen Çağlar hemen evi arayıp onlardan bilgi almaya çalışmıştı. Oğlanın neden Başak’la konuşmak yerine sorular sorduğunu anlayamayan Ayten hanım, staj için orada olduklarını ve hangi okula gittklerini Çağlar’a söyleyiverdi.

“Oğlum görüşmediniz mi Başakla?”

“Görüştük anne ama ona bir sürpriz yapacağım o yüzden lazım adresi, ona soramadım anlar diye!” diyerek kandırdı Çağlar Ayten hanımı.

Bir kaç gün sonra Çağlar, Başak ve Ferit’in kaldıkları yurdun önündeydi. Onların okuldan dönmelerini bekledi ve kapıda yakakadı Başak’ı. Ferit onu görünce rahat konuşabilsinler diye yurda doğru yürüyüp uzaklaştı ilk önce.

Başak’ın sesinin yükseldiğini duyunca geri döndü. Çağlar onun kolunu tutmuştu, kız bir yandan söyleniyor, bir yandan kolunu kurtarmaya çalışıyordu.

“Artık seninle ne konuşulacak, ne yaşanılacak bir şeyimiz kalmadı. Bırak beni ve git buradan!”

“Anlamıyor musun! Ben hep seni sevdim. Bir hataydı yaptığım. Boşluktaydım!”

“Evet senin yerine bunu yapan ben olsaydım sen ne yapardın acaba?”

Çağlar öfkesinden iyice sıktı Başak’ın kolunu ki Ferit yetişti yanlarına.

Başak’ın boşta kalan elini tutup Çağlar ile arasına girdi. Çağlar’ın Ferit’i görünce yaşadığı şaşkınlıktan faydalanan Başak kolunu kurtarmıştı ondan.

“Konuşmanız bittiyse kız arkadaşımı geri alıyorum!” dedi Ferit Çağlar’ın gözlerinin içine bakarak.

Bu tepkiye Başak’ta şaşırmıştı ama bozmadı Ferit’in oyununu.

“Evet sen sevgili yapınca ben de Ferit’in teklifini kabul ettim. Artık hayatımda sana yer yok!” dedi o da tükürür gibi.

Çağlar’ın kontrolünü kaybettiği andı o. Bir anda Ferit’in burnunun üzerine bir yumruk yapıştırdı.

“Delirdin mi Çağlar? Ne yaptığımı sanıyorsun!” diye bağırdı Başak burnunu tutarak iki büklüm olan Ferit’e eğilerek.

Ferit doğruldu ve Çağlar’a bir karşılık vermeden, Başak’ın elinden tuttu ve yırda doğru yürümeye başladı.

“Bitmedi henüz!” diye bağırdı Çağlar.

Ferit’in burnu kanamıştı aldığı darbeyle, neyseki kırık falan yoktu.

“Bu adam sana deli gibi aşık. Kolay vazgeçmeyeceğini biliyorsun değil mi?” dedi Başak’a.

“Ondan bahsetmek istemiyorum Ferit. Nasıl barbarlaştığını görmedin mi?”

İki gün sonra yarışma sonuçları açıklanıyordu. Okulun balo salonunda düzenlenen özel bir etkinlikle kazananlar açıklanacak, sonra öğrenciler ülkelerine geri döneceklerdi.

Başak Ferit’i dinleyip kendini hırpalamaktan vazgeçtiği için birincilik için iddialı değillerdi artık. Yine de salondaki herkes gibi onlar da heyecanla sonucu beklemeye başladılar.

Evet birinciliği kaptırmışlardı ama ilk üçün içindeydiler. Sahneye davet edildiklerinde sevinçle birbirlerine sarıldılar.

Seyircilerin arasında olan Çağlar’ın bu kucaklaşmaya öfkeyle baktığını bilmiyorlardı.

Yarışmanın sonucunda herkes keyifle salonu terkerken, birbirlerinden adreslerini almaya başlamışlardı bile. Ferit’in bit başka grupla konuşmasını fırsat bilen Çağlar, hemen yaklaştı Başak’ın yanına.

“Tebrik ederim” dedi yumuşak bir sesle. Başak karşısında Çağlar’ı görünce çok şaşırmıştı.

“Sen nasıl?” diyecek oldu Çağlar kesti sözünü.

“Bak biz birbirimize söz verdik. Ben bir hata yaptım diye bitiremezsin aramızdakini. Biz çocukluk aşıklarıyız. Öyle bitsin demekle bitmez içimizdekiler”

“Hayır sana son sözümü söyledim rahat bırak artık beni! Seninle olmaz! Git yeni sevgiline anlat bunları!”

Konuşmaları Ferit’in yanlarına gelip Başak’ın omuzuna kolunu dolaması ile kesilince Çağlar öfkelendi yeniden ve Başak’a dönerek ” Söylesene kim bu herif!”

“Nikahımıza anlarsın kim olduğumu!” dedi Ferit dişlerinin arasından.

Bu güzel gecede bir tatsızlık çıkmasını istemeyen Başak hemen arasına girdi ikisinin. Çağlat ikisine de öfkeli son bir bakış attıktan sonra hıxla dönüp gitti.

Ertesi gün tüm katılımcılar ülkelerine dönmeye başlamıştı. Ferit’in annesi Bahar hanım ikisinin dereceye girmesine çok sevinmişti.

“Dönün buraya, bir yer açmanız için elimden ne geliyorsa yapacağım!” dedi sevinçle.

Başak Ferit ile ortak bir yer açma fikrinden dönünce bahsetti babasına.

“Çağlar ne diyor bu işe?” diye sordu Günal bey, onun kızını ne kadar kıskandığını biliyordu.

“Onunla eskisi gibi değiliz artık baba” dedi Başak, “İkimizde büyüdük artık, çocukca bir heyecandı o”

“Peki ya Ferit?”

“Onunla sadece arkadaşız!”

“İyi bir çocuğa benziyor, yolunuz açık olsun!” dedi Günal bey, “Umarım Çağlar ile en doğru kararı almışsınızdır.”

Böylece son sınıfa geçmeden bir yer açmak için hazırlıklara başladılar. Onlar son sınıfa geçerken Çağlar’da mezun olup dönmüştü. Ayten hanım oğlu döndüğünden beri yüzünün asık olmasından ve Başak ile hiç görüşmüyor olmasından bir şeylerin ters gittiğini sezinlese de sesini çıkarmadı. Artık o yetişkin bir adamdı ve özel hayatını kendi istediğinde paylaşır diye düşünüyordu.

Başak onları sık sık arayıp hatırlarını sormaya devam ediyor ama eskisi gibi eve gelmiyordu. Bir arkadaşı ile açacakları yerden bahsedince Ayten hanım dayanamayıp sordu neler olduğunu. Çağlar’ın annesine bir şey anlatmadığını anlayan Başak, babasına yaptığı açıklamanın aynısını yaptı üzgün kadıncağıza “Siz her zaman benim ikinci ailemsiniz. Yerimizi açtığımızda mutlaka davet edeceğim sizi de!” dedi sevecen bir sesle.

Çağlar ve onun arasındakiler yüzünden babasının işinin ve aralarındaki güzel ilişkinim bozulmasını istemiyordu. Çağlar’da böyle düşünmüş olmalıydı ki onlara bir şey anlatmamıştı.

Son sınıfın ara tatilinde Başak ve Ferit’in hazırlıkları tamamlanmış açılış için tarih belirlemişledi bile. İçlerine sinen bir yer olması için o kadar çok emek vermişlerdi ki, tamamlandığında gerçekten  hayranlık duyulacak bir yere dönüşmüştü. Çok büyük değildi belki ama sıcacık bir ortamı vardı. En yakınlarına ve sevdiklerine açılış tarihini haber verdiler. Şimdi tek yapmaları gereken açılış gününe kadar eksikleri kontrol etmek ve biraz dinlenip kendilerini o büyük güne hazırlamaktı.

Bu şirin restoranın açılışına davet edilen hemen herkes gelmişti o gün. Gelenler yeni yerlerine küçük hediyeler de getirmişlerdi. Böylece dostlarından gelenler için özel bir köşe yapma fikri doğdu restoranın bir köşesinde. Ayrıca bir de özel sevgililer köşesi yapmışlardı. Bu köşedeki panoya tüm sevgililer bir şeyler yazıp, bir şeyler bırakabiliyorlardı. İtalya’da bir kafede gördükleri bu uygulama çok hoşlarına  gitmişti. Bir  yer açma fikri doğduğunda da ikisinin aklına da hemen o köşeden de yapma fikri gelmişti zaten. Yıllar sonra geldiklerinde o köşede  yazanları ve  bıraktıklarına bakarlardı belki. Belki çocukları ile gelirlerdi kim bilir?

Günal bey kızıyla gurur duyuyordu. Bu yeri açabilmeleri için biraz banka kredisi çekip vermişti gençlere, Bahar hanım büyük destek sağlamış, yarışma ikinciliğinden aldıkları ufak para ödülü bile çok işlerine yaramıştı. Ayrıca ünlü bir  İtalyan firmasının pastalarını satış hakkı kazanmışlardı.

Çağlar’da davet edilmemiş olsa bile ailesi ile birlikte açılışa gelmişti. İkisinin arasındaki sorunu belli etmek istemedikleri için aslında doğru olan da buydu. Başak bütün akşam mümkün olduğu kadar ondan uzak durmaya çalıştı. Sohbete girmedi. O kalabalığın içinde bunu yapmak sandığından çok daha  kolay olmuştu zaten.

(devam edecek)

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s