Düşleyen – Bölüm 1

Senem annesini hiç hatırlamayacak kadar küçük yaşta kaybetmiş, babası ile birlikte yaşıyordu. Babası bir annenin varlığı dışında tüm maddi ve manevi olanakları ona sağlamış, onun kendini eksik hissetmemesi için elinden geleni yapmıştı.

Senem’i yaşadıkları şehirdeki en iyi kolejlere göndermiş, bir dediğini iki etmemişti. Böyle bolluk ve refah içinde büyüyen Senem, lakabı ‘Dreamer/Düşleyen’ olan Murat ile ortaokula başladığı yıl tanışmıştı. Tanıştıkları günden beri Sinem’in yanından hiç ayrılmayan ve babası gibi ne istese yapmak için deli olan bu tatlı çocuğa arkadaşları takmıştı ‘Dreamer’ ismini. Onun için

“Sinem düşler, Dreamer yapar!” diyorlardı.

Dreamer ise arkadaşlarının ona taktığı lakaba ve alaylarına aldırmadan tüm kalbini vermişti Senem’e.

Tıpkı babası gibi üzerine titreyen bu çocuktan dostluğunu esirgememişti Senem’de. Liseye başladıkları zaman artık aralarından su sızmaz hale gelmişti. Senem onun babası ile de tanıştırdığı için Dreamer rahatça evlerine girip çıkıyor, bir yere gideceği zaman babası yanında Dreamer olmadan gitmesine izin vermiyordu. Hem Senem’in koruyucusu hem de evib oğlu gibi olmuştu artık. Dreamer’in annesi ve babası da oğullarının bu adanmışlığını fazla bulsalarda gençliklerine verip fazla üstüne gitmiyorlardı.

Liseye başladıkları yaz, Senem’in babası Toygar bey kızına hayatında biri olduğundan bahsetti. Aşık olmuştu. Babasının yüzüne yayılan heyecanı gören Senem başta biraz kısakansa da babasının da mutlu olmaya hakkı olduğunu bildiği için sesini çıkarmadı.

“Evlenecek misiniz?” diye sordu sadece.

“Şimdilik bilmiyorum, zaman gösterecek” dedi Toygar bey.

Babasının yeni arkadaşının kendinden yirmi yaş küçük afet bir kız olduğunu görünce biraz tedirgin oldu Senem ama yine de sesini çıkarmadı. Onunda yaşamını devam ettirmeye hakkı vardı sonuç olarak.

“Evleneceğim demediği sürece bir şey söylemen anlamsız olur zaten” demişti Dreamer’da ona. Öyle ya evlerine gelme durumu olmadığı sürece babası istediği gibi birileriyle birlikte olurdu. Gerçi o yüzünde gördüğü mutluluktan sonra babasına hayır demesi de çok zor olurdu ama beklemeye karar verdi. Babası ve genç sevgilisi yaklaşık iki yıl boyunca görüşmeye devam ettiler.

Toygar beyin genç sevgilisi ve gece hayatında fazlasıyla yer alması ile ilgili çıkan söylentiler Dreamer’in ailesinin kulağına da gidince, Senem ile kesilmeden devam eden birliktelikleri iyice huzursuzluk vermeye başladı. Oğullarının onları dinlemeyeceğini bildikleri için onlarda olacakları beklemeye başladılar.

İki yılın sonunda Toygar bey genç sevgilisinden evlenmeden ayrıldı. Ancak bu ayrılığın ardından daha çok içmeye ve evde gergin olmaya başlayınca Senem babası ile konuşmaa karar verdi. Artık lise son sınıf olmuşlardı. Gelecek sene üniversiteye gidecek kocaman bir kızdı. Varsa babasının bir sıkıntısı onunla konuşarak yardımcı olmaya çalışabilirdi.

Toygar bey kızının gözlerinin içine bakarak yardım teklif etmesinden o kadar etkilendi ki, alkolünde verdiği etkiyle gözlerinden yaşlar boşanarak ona her şeyi anlattı. İki yıldır birlikte olduğu genç sevgilisi, neyi varsa yiyip bitirmişti. Maddi durumları onun imzalattığı senetler yüzünden dara girmişti. Senem’i üniversitede nasıl okutacağını bile bilmeyen adam kendini iyice içkiye vererek harap olmuştu.

Senem iki yıl içinde karısı bile olmayan bir kadının babasının bütün o mal varlığını nasıl tüketip, sömürdüğünü anlayamasa da babasına sarılıp ; “Biz ikimiz her şeyin üstesinden geliriz sen merak etme! Bu yaz on sekizimi doldurmuş olacağım, hem okuyup hem çalışabilirim!” dedi yumuşak bir sesle.

Duyduklarının şokunu ancak Dreamer ile paylaşırken yaşayabildi. Ellerinde hiç bir mülk ve gelir kalmamıştı. Borçları vardı ve babasının bir tek emekli maaşı kalmıştı o da borçların taksitlerine ucu ucuna yetiyor gibiydi.

“İçkiye harcadığı para da cabası!” dedi Senem göz yaşları içinde.

“Merak etme onunla ben de konuşur içki konusunda ikna etmeye çalışırım!” dedi Dreamer. Toygar beyin onu oğlu gibi sevdiğini ve güvendiğini biliyordu.

Ancak aylar geçmesine rağmen ne Dreamer’in konuşması ne de Senem’in babasını ikna etme çabası boşa çıktı. Toygar bey hesap açtırdım para ödemiyorum dediği bardan çıkmıyordu. Bir kaç akşam Dreamer Senem’in göz yaşlarına dayanamadığı için onu bardan zorla eve getirmek zorunda kalmıştı.

Yine babasının geç kaldığı bir gece Senem ağlayarak Dreamer’i aradı ancak telefon açılmadı. Onun uyumuş olabileceğini düşündüğü için zorlamak istemedi ama o kadar gerilmiş ve merak etmişti ki, bu defa duramayıp mesaj attı.

“Babam hâlâ eve gelmedi. Az önce barı aradım oradan çıkmış! Çok merak ediyorum. Polise mi gitmeliyim?”

Beş dakika geçmeden Dreamer geri döndü Senem’e, sesi nefes nefese geliyordu ; “Toygar amcanın yanındayım merak etme, bir saate kadar eve geleceğiz!”

“Dreamer! Sen harika bir insansın gerçekten! Kalbimin tek sahibi sensin, iyi ki varsın!” dedi Senem sevinçle.

Gelmeleri iki saati bulunca Dreamer ona mesaj atıp, sohbet ettiklerini merak etmemesini söylemişti sonradan. Sabaha doğru ikisi birden eve gelmişlerdi sonra. Dreamer Toygar beyin yatağa yatmasına yardım edip, Senem’i sakinleştirmiş sonra da kendi evine gitmişti.

Bu olayın ardndan Dreamer’in anne ve babası oğullarının sabaha kadar ayyaş toplamasına çok sinirlendikleri için karşılarına alıp konuşmuşlar ama oğlan onları dinlemeyeceğini ve Senem’e deliler gibi aşık olduğunu açıkça itiraf etmişti.

Sonunda ikisi de üniversite sınavına girmişler ve çok yakın puanlar almışlardı. Senem sınavın ardından kendine yarım günlük bir iş bulmuş en azından sonuçlar açıklanıp üniversite başlayana kadar eve katkı sağlamaya karar vermişti. Toygar beyin bar ziyaretleri devam ediyordu.

Bir gün çalıştığı yere gelen telefonla koşarak hastaneye gitti Senem. Bu arada Dreamer’i da arayıp haber vermişti. Toygar bey alkol komasına girmiş ve hastaneye kaldırılmıştı. Sabah çıkarken onu evde gören Senem dört beş saatin içinde nasıl bu hale geldiğini anlayamamıştı adamcağızın.

“Muhtemelen alkolü geceden çok almıştı, üzerine de devam edince bu hale geldi” diye açıkladı doktor.  Ne yazık ki Toygar beyin aylardır alkolle yıpranan bedeni bu komayı atlatamadı. Senem babasının son bir kez göremediğini haykırarak hastane koridoruna bayılıp kaldı haberi duyunca.

Ne kadar onaylamıyor olsalar da Senem’in bu acıyla tek başına kalması sonucu, oğulları da sürekli onunla olduğu için Dreamer’in anne ve babası Senem’i yanlız bırakmadılar. Cenazenin ardından tek başına eve gitmesine de izin vermeyip bir kaç gün misafir ettiler. Senem’in yaşadığı stres ve üzüntü yüzünden bademcikleri davul gibi şişmiş ve ateşi yükselmişti. Dreamer’in babası onu doktora götürüp gerekli ilaçları yazdırdıktan sonra da kendi evlerine getirmişti.

Dreamer yaşanılan tüm bu acıya rağmen, Senem’in onlarla olmasına ve ailesinin ona böylesine kucak açmasına çok mutlu olmuştu. Senem’in yüzünü güldürmek, onun kendisini daha iyi hissetmesini sağlamak için evin içinde dört dönüyordu.

(devam edecek)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s