Düşler Treni – Bölüm 3

Sağlık Merkezi’nin metroya açılan gösterişli kapısından içeri giridiğinde, tıpkı düşler treninde olduğu gibi ışıldayan bir çok kızın gülümseyerek onu karşıladığını gördü. İnce uzun bir masanın arkasına dizilmişler gelecek olan müşterileri bekliyorlardı. Önce hangisine doğru gideceğine  karar veremediği için kısa bir tereddüt yaşadı sonra düşler trenindeki kıza benzeyen bir tanesine doğru ilerlerdi.

“Merhaba!” dedi nazikçe.

“Merhaba, size yardımcı olmak için buradayım” dedi kız. Sesi de aynı düşler trenindeki kız gibi çıkıyordu. Onun gibi sağlıklı ve mutlu görünüyordu hepsi. Burası bir sağlık merkezi olduğuna göre böyle görünmeleri normaldi belkide. Belki de o düşler treninde çalışan kızda bu merkezde tedavi gördüğü için ışıldıyordu. Belki Spero’da ışıldayacaktı iyileşince. Farkında olmadan onunda yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı.

“Ben kardeşim için geldim!” dedi bu kez heyecanlı bir sesle.

“Genel sağlık numaranız nedir?” diye sordu kız.

Hemen sıraladı İniti sayıları teklemeden. Kız önündeki ekrana dokundu bir kaç kez. Açılan bilgileri okudu.

“Doğru yerdesiniz. Tam da sizler gibi insanlara yardım ediyoruz biz!” dedi başını kaldırıp içten bir gülümseme ile.

“Sahi mi?” dedi İniti, “Yalnız bizim hiç paramız yok!”

“Evet, görüyorum. Anne ve babanız da yok. Kardeşinizle oturuyorsunuz.”

“Doğru!” dedi İniti başını önüne eğdi bu kez. Hükümet sistemlerinde genel sağlık numarası ile her bilgiye ulaşılabiliyordu.

“Kardeşinizi hemen bu akşam merkezimize transfer edeceğiz. Göreceksiniz düşlerinizdekinden bile iyi olacak!”

İniti’nin gözünün önüne rüyasında ve düşler treninde gördüğü hali geldi Spero’nun hemen. Bu sistemlerde düşler treninde gördüğü hayallerinde kaydı yoktu herhalde ama kız öyle bir söylemişti ki sanki onlardan da haberi var gibi gelmişti İniti’ye.

“Ne saçmalıyorum ben! İşte Spero’nun kurtulması için yeni bir umut bu. Hem de bu akşam başlayacak!” bir an için ağzından düşündükleri çıkamadı sonra heyecanla “Hemen eve gidip onu hazırlayayım o zaman ben!” dedi kıza bakarak.

“Akşam kardeşinizin transferi gerçekleşecek. Gelen görevliler size gerekli bilgileri aktaracaklar. Sağlıklı günlerde görüşmek üzere” dedi kız bir bant kaydı gibi sonlandı konuşması böylece.

İniti heyecanla indi metroya yeniden. Geri olan her şey daha güzel göründü gözüne yol boyunca. İnsanların bazıları da gülümsüyor muydu ne?

“Spero! Sana bir müjdem var !” diyerek girdi heyecanla içeri. Bir çırpıda ona metrodaki reklamı ve bu gün aslında sağlık merkezine gittiğini anlattı. Spero sadece gözlerini çevirdi ablasının yüzüne ama hiç tepki vermedi.

Çocuğun evden ayrılıp oraya gidip gitmek istemediğini sormadığı geldi aklına o an. Belki de yanında ablası olmadan bir yere götürükmekten korkacaktı.

“Merak etme! Seni sürekli ziyaret edeceğim!” diyerek sarıldı kardeşine, “İyi olup geleceksin bu eve yeniden. Sana söz veriyorum. Çok daha iyi olacaksın!”

Bir saat sonra çalındı kapıları ve görevliler geldi.

“Bu kadar hızlı gelmenizi beklemiyordum!” dedi İniti telaşla.

“Sizin durumunuzda çok insan var. Hepsine yetişmek için hızlı olmamız gerekiyor. İşte evraklar, hemen imzalmalısınız!”

“Ama henüz okumadım ki?”

“O zaman gitmek zorunda kalırız. Bekleyecek zamanımız gerçekten yok!”

İniti sayfalarca olan evrağa baktı, sonra da Spero’ya. Hızlıca imzaladı gerekli yerleri. Kardeşinin iyi olması için ne gerekiyorsa yapacaktı. Kağıtta ne yazdığının çok önemi yoktu zaten.

Görevliler Spero’yu getirdikler özel sandalyeye oturttular kucaklayarak. İniti hazırladığı çantayı uzattı onlara.

“Gerek yok merkezde steril giysiler giyecek” dedi adam almadı çantayı.

“Peki ne kadar kalacağını biliyor musunuz? Yani tedavisi ne kadar sürecek?”

“Onu merkezden öğrenebilirsiniz. Önce durumu tesbit edilip, tedavisinin nasıl olacağına karar verilecek!” diyerek Spero’yu alıp hızlıca ayrıldılar adamlar evden.

İniti kalakalmıştı öylece arkalarında. Sağlık merkezine gittiğinde Spero’nun orada ne kadar kalacağını neden sormamıştı ki. Çocuğa da bir şey söylememişti. Sadece gelip seni alacaklar diyebilmişi.

Ertesi gün iş çıkışı hemen merkeze gitmeye karar verdi. Hem merak ettiklerini soracak hem de Spero’yu görecekti.

Ev o akşam çok boş geldi İniti’ye. Spero hiç konuşmasa bile onun bakımı için gereken işler ve oradaki varlığı bütüm evi dolduruyormuş diye düşündü kendi kendine. Onu daha şimdiden çok özlemişti. Acaba gittiği yerde ne hissediyordu şimdi. Kazadan sonra ilk kez  bir geceyi ayrı geçiriyordu iki kardeş.

Ertesi gün iş çıkışı hemen sağlık merkezine gitti. Mesai saatleri sona ermek üzere olduğu için bu sefer uzun masanın arkasındaki kızların sayısı da azalmıştı. Daha önce konuştuğu kızı aradı gözleri ama bulamayınca ona benzeyen diğer bir kıza doğru yanaştı.

“Merhaba!”

“Merhaba! Size yardım etmek için buradayım!”

“Benim kardeşim, adı Spero. Dün buraya getirildi tedavi için.”

“Ziyaret saatlerimiz sona erdi.”

“Ama ben gündüz çalıştığım için ancak şimdi gelebiliyorum. O ilk kez evden ayrıldı. Anlarsınız. Beni görmek ona iyi gelebilir.”

“Programa göre merkeze yeni gelen hastaların bir süre yakınları ile görüşmeleri uygun bulunmuyor.” dedi kız bu sefer.

“Nasıl yani anlamadım?”

“Kardeşinizin girişi dün yapıldıysa o zaman üç ay boyunca onu görmeniz mümkün olmayacak demek istiyorum. Merkezimiz onu takip edebilmeniz için size videolar gönderebilir.”

“Ama benim o videoları izleyecek bir cihazım yok ki!”

“Gelip burada izleyebilirsiniz.”

“Peki burada ne kadar kalacak, Spero yani?”

“Sağlık numaranız nedir?”

İniti yine sıraladı ezberlediği numaralrı. Spero’yu bu kadar uzun süre göremeyeceği hiç aklına gelmemişti. Üstelik kardeşine seni ziyarete geleceğim diye de söz vermişti.

“Peki kısacık olsa göremez miyim. Bir kerelik. Ben ona söz verdim!”

“Üzgünüm!” dedi kız ekrana bakmaya devam ederek, “Kardeşiniz burada ortalama sekiz ay tedavi görecek!”

“Sekiz ay mı?”

“Evet, bu tür durumların kolay iyeleşir durumlar olmadığını biliyor olmalısınız.”

“Evet, elbette. Üç ay sonra onu görebilecek miyim peki?”

“Buna doktorunuz karar verir. Zaman zaman sizi çağırıp konuşacak. Endişe etmeyin, kardeşiniz burada güvende ve emin ellerde. Doktorumuz aynı zamanda kurucumuz, sağlık teşkilatı kurucusu Hiros Topala’dır.

Bu adamın adını çeşitli haber ve panolarda  bir kaç kez gördüğünü hatırlıyordu İniti.

“Size imzalattığımız kağıtlarda bu bilgilerin hepsi yazıyordu. İyi akşamlar! Mesaimiz sona erdi.” dedi kız gülümseyerek.

“Evet” dedi İniti. O kağıtları okumaya vakti olsaydı elbette o da bilecekti tüm bunları.

“O kağıtlardan alma şansım var mı?”

“Mesaimiz sona erdi. Kağıtlar dosyanıza kaldırılır. İyi akşamlar!” diyerek uzun masanın arkasındaki kapıya girip kayboldu bütün kızlar.

İniti’de kendinden başkasının kalmadığı merkezden yeniden metroya inerek eve gitti. O gece rüyasında Spero’nun yeniden koşup oynadığını görüyordu ki, bir adamın sesini duyarak açtı gözlerini.

“Hayır! Bana söz verdiğiniz bu değildi!”

Her taraf çok karanlıktı. Baş ucundaki mumlardan birini buldu el yordamıyla ve onu yakarak etrafa bakındı. Oda boştu. Spero’nun yatağı ve sandalyesi de.

“Gitmek istiyorum!” dedi aynı adamın sesi beyninin içinde.

“Neler oluyor diye eliyle şakaklarını ovuşturdu. Bir kabus mu görüyordu acaba?”

Derin bir inleme duyuldu ve  ses kesildi.

(devam edecek)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s