İğneyi kendine… – Bölüm 3

Hürriyet hanım iki gün boyunca Gülesen hanım ya da Kevser’e rastlayamayınca, kızın okuldan döndüğü saat onların bloğundan geçiyormuş gibi yapmaya karar verdi. Kardeşi Tahsin’in ayarladığı kafeye yollayacaktı kızı iş var diye. Zavallı saf çocukta iş buldum diye sevinecek koşa koşa gidecekti oraya.

Tahsin’in çakal arkadaşları bir kaç fotoğraf çekivereceklerdi orada biraz bayıltıp.

“Yok öyle açık saçık değil canım, nihayet elimizde büyüdü kız abarma sende!” diye haşlamıştı Hürriyet hanım Tahsin ağzının suyu aka aka plan yapmaya başlayınca.

“Elinizi sürmeyeceksiniz kıza, bir oğlanın koltuğu altında kafede resmi olsa yeter işte. Bak Tahsin ciddi söylüyorum fena olur. Kız evladımız nihayet. Amaç kıza zarar vermek değil. Çocuğun istikbaline mâl olacak kadar kötü bir kadın değilim ben!”

“Tamam abla ya senin işlerinde evcilik gibi mübarek. Hallederim ben tembihlerim çocukları rahatsız etmezler kızı fazla. Öyle tansiyonum düştü bayıldım sanır en çok az koyarlar ilacı. Masada çekerler resmi de giyinik öyle öpüyor gibi falan ha!”

“Çok abartmayın öpme falan olmasın başını dayasın gözü kapalı nasılsa işte canım romantik gibi. Abartmayın işte!”

“Tamam abla tamam!”

O kadardı işte. Sonuçta Kevser’in namusuna bir zarar gelecek değildi ama kızın  ya başkasında gönlü varmış gibi gözükecekti böylece ya da işte kırıkları var gibi neyse ne! Eninde sonunda Kevser’in sandıkları kadar iyi olmadığını anlayacaklardı. Lamia hanım yeğenine böyle bir kız seçmeyecekti elbette. O zaman Ayfer girecekti devreye yeniden. O arada salak kız kadını tavlamayı başarırsa tabi inşallah!

Bu plandan Ayfer’e hiç bahsetmemişti. Ağzı gevşekti Ayfer’in. O konuda hiç annesine benzememişti. Babası gibi aptaldı biraz ama neyseki güzeldi. Zengin bir kapıya gelin ettikten sonra kızını kendileri de rahat ederlerdi.

O sırada Ayfer okul arkadaşı Büşra’ya dert yanıyordu annesinden, “Kızım var ya güne gidiyor kadın. Her duyduğunu bana  yakıştırıyor. Bir de harçlığımı kesti şimdi çok geziyormuşum diye. Neymiş o Kevser gibi niye olamıyormuşum.”

“Napıyormuş kızım Kevser anneni bu kadar etkileyecek!” dedi Büşra merakla.

“Aman işte hem okuyor, hem çalışıyormuş, dersleri iyiymiş. Babası da yokmuş falan falan işte!”

Büşra biraz düşündükten sonra konuştu yeniden, “Babanı öldüremeyeceğin, derslerinde de birden bire başarılı olamayacağına göre, bu Kevser gibi olmanın başlangıcı bir işe girmek  o zaman şeker. Hem annenin kestiği harçlığın çıkar hem de sana örnek gösterdiği kızın yaptığı gibi yapmış olursun!”

“Kanka nası akıllısın ya harbiden! Aynen!”

Hürriyet hanım son günlerde yaptığı hırsın kızı üzerindeki sonuçlarından habersiz okuldan dönüş saatinde Kevser’i beklemeye başladı bloğun önünde. Market torbaları yere bırakmış, soluklanıyormuş gibi yapıyordu.

“Yardım edeyim mi Hürriyet teyze!” dedi biraz sonra Kevser’in sesi.

Ah işte Ayfer olsa kulağında kulaklık, elinde telefon öyle geçer giderdi komşuların yanından. Kızın içinde vardı sahiden. Kızın gülümseyen yüzünü görünce  vazgeçecek gibi oldu planından Hürriyet hanım ama sonra günde konuşulanlar aklına gelince hırslandı gene. Bu garibana bir zararı olmayacaktı bu haliyle nasılsa bulurdu iyi bir koca o. Kendi kızını kurtarmaya çalışıyordu. Anneydi o da nihayet, ne vardı ki bunda sanki.

“Canım kızım vallahi gıpta ediyor bütün site sana maşallah!” dedi gülümseyerek, “Aslında ben  de sana rastlar mıyım diye geçiriyordum içimden bak kısmetmiş.”

“Hayırdır Hürriyet teyzeciğim ne  oldu ki?” dedi Kevser kadının torbalarını alarak.

“Şimdi markette rastladım bir arkadaşın oğlunun kafesi varmış yakınlarda. Dur kartını şuralarda bir yerlere koymuştum” diyerek cüzdanında kartı arıyor gibi yaptı. Oysa evden çıkarken unutmamak için otuz kez kontrol etmişti yerini.

“Hah! Buldum işte! Eleman arıyorlarmış yarım gün. Şöyle helal süt emmiş biri lazım dedi kadıncağız. Malum ortalık kötü. Aldıkları hep zarar verip gidiyormuş. Benimde aklıma sen  geldin. Al sen şu kartı ara bir konuş ne dersin?”

Kevser  uzanıp kartı aldı ve okudu üzerinde yazan ismi, teşekkür ederek cebine koydu ve kapılarının önüne kadar taşıdı Hürriyet hanımın torbalarını.

“Allah razı olsun çocuğum, işin gücün rast gitsin. Ara e mi o kafeyi Hürriyet teyzem arattı de! İşin hazır orada. Annene de selam söyle!”

“Tamam Hürriyet teyze teşekkür ederim!” diyerek dönüp gitti Kevser kapıdan.

Kendi bloklarına doğru giderken okuldan dönen Ayfer ile karşılaştılar yolda. Ayfer annesinin karşılaştırmaları yüzünden Kevser’e biraz gıcık olsa da, bu  gıcıklığın kızdan kaynaklanmadığını biliyordu. Kevser ona her zaman iyilik yapardı. Kaç kez annesinden gizli işler karıştırdığında sırlarını saklamış hatta bir keresinde Ayfer’in başka yerde değil onlarda olduğunu söylemişti annesine.

Madem annesi de Kevser gibi olsun istiyordu o zaman o da bu işler nereden bulunuyor ona sorabilirdi. Büşra çok haklıydı, babasını öldürecek hali yoktu. Derslere asılası da hiç yoktu, ona benzemenin en kolay yolu bir işe girip çalışmaktı.

“Merhaba Kevser ya! Sana bir şey danışacaktım Allah gönderdi vallahi!” dedi gülümseyerek.

Kevser gülümsedi anne kız bu gün onu gördüklerine  çok seviniyorlardı nedense.

“Merhaba Ayfer nasılsın?” dedi ardından, az önce annesiyle karşılaştıklarından bahsetmeyi gereksiz buldu.

“Kızım ya annem harçlığımı falan kesti. Bir iş bulsam ben de senin gibi diyorum. Var mı öyle bildiğin bir yer annemin ses etmeyeceği.”

Kevser’in aklına hemen cebindeki kart geldi. O zaten bir yerde çalışıyordu şimdi Hürriyet hanıma ayıp olmasın diye arayacaktı orayı yine de ama aslında işinden de ayrılmak istemiyordu. Şimdi kartı Ayfer’e verse bu seferde Hürriyet hanım bozulmaz mıydı ama?

Kevser’in tereddüt ettiğini gören Ayfer “Anneme seni karıştırdığımı söylemeyeceğim merak etme!” dedi heyecanla, “Varsa bildiğin yer hatta belki baştan anneme de söylemem o beni geziyor sanır nasılsa. Böylece para biraz bana kalır baştan!”

Ayfer anneme söylemeyeceğim de deyince aklına yattı Kevser’in. Nasılsa bunlar eleman arıyordu başkalarına da haber bırakmış olabilirlerdi Ayfer’de onlardan duyup gitmiş olabilirdi. Yakınlarda bir yerdeydi ayrıca, hem Hürriyet teyze kızının zaten tanıdık bir yerde çalışıyor olduğunu öğrenince hiç kızmazdı. Zaten çok sağlam da bir yerdi başına bir şey gelme ihtimali olmazdı. Annesi kefil olmuştu netice de. Ayfer bulacağı ilk iş için gerçekten şanslıydı.

Cebinden kartı çıkartıp Ayfer’e verdi. Annesi ile az önce yaptıkları konuşmayı ona detaylarıyla anlattı.

“Bu yüzden Hürriyet teyzeye benden aldığını asla söylememen lazım anlaştık mı? Sen kendini işe kabul ettir zaten annenin çalışmana bir şey demeyeceği yer burası hiç sorun olmaz!”

(devam edecek)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s