Gerçeğin peşinde – Bölüm 7

“Aman Tanrım inanamıyorum!” dedi Cüneyt şaşkınlıkla, tam tehlikeli bir yolculuğa çıkmak üzereyken aldığı bu haber elini ayağını  birbirine karıştırmıştı iyice.

“Sanırım tek başıma gitsem daha iyi olur aşkım, seni ve çocuğumuzu böyle bir riske atamam şimdi” dedi karısının karnını okşayarak Cüneyt.

“Saçmalama, annenin bizi affetmesi için bundan iyi müjde mi olur. Ona ameliyat öncesi de moral olacaktır. Kim bilir ne kadar sevinecek bir torunu olacağını öğrenince.”

Cüneyt karısının doğru söylediğini biliyordu. Anneciği onun nikahını bile görememişti ama torun haberini duymaktan çok heyecanlanacağına şüphesi yoktu. Öte yandan başlarına bir şey gelirse, hepsinin hayatını riske atmış olacaktı.

“Lütfen Cüneyt! Bak çok uzun süredir buradayız ve başımıza hiç bir şey gelmedi. Artık bitti tehlike. Sen kendin demiyor musun şirket yeniden organize olmaya başladı, çok yakında görevlerimiz yeniden başlayabilir bile!”

Karısı yine haklıydı, “Baba olacağım için o kadar heyecanlıyım ki inan ne düşünüp, ne diyeceğimi bilemiyorum ama tamam gidelim beraber” dedi Cüneyt karısına sarılarak.

Kamil bey de hayatının en mutlu haberini almıştı torununu duyunca, ikisinin yine de gitme kararı aldıklarını duyunca bir şey söylemedi.

“Sağlıcakla gidin gelin, sizi bekliyor olacağım” dedi onlar ayrılırken.

Bir kaç gün süren seyahatleri boyunca ters giden hiç bir şey olmadı. Cüneyt’in annesi tüm kırgınlığına rağmen gelinini karşısında görünce göz yaşlarını tutamayıp ikisine birden sarıldı. Derya yol boyunca kocasını annesine işini ve bu yaşadıkalrının işi yüzünden başlarına geldiğini anlatması konusunda ısrar etmişti. Kendi annesi gibi hiç bir şey bilmemesi daha tehlikeli bir durumdu. Ayrıca işini bilmeden bir şeyleri açıklamak gerçekten çok zor oluyordu. Cüneyt ameliyat öncesi bunun iyi bir fikir olmadığını düşündüğünü için, ameliyattan çıktıktan sonra anlatmaya söz verdi. Torunu ve Cüneyt’in işi ili ilgili detayları ameliyat sonrası anlatacaklardı.

Annesinin kan değerlerinde oluşan oynamalar nedeniyle ameliyat bir kaç gün ertelenince, onların sehayatleri de mecburen uzadı. Saime hanım oğlunu biraz daha fazla göreceği için çok sevinmişti bu ertelenme haberine. Ameliyata girene kadar oğlunun ve gelinin yüzlerini ve ellerini öptü durdu.

“Gelerek beni o kadar mutlu ettiniz ki anlatamam” dedi en son ameliyata girerken.

Hastanede de her şey yolunda gitti ve Saime hanım başarılı bir ameliyatın ardından odaya alındı. O gece Cüneyt ve Derya birlikte kaldılar yanında. Hastaneden çıkması bir kaç günü bulacaktı. Saime hanımın ıstarı ile bir kaç gün daha kalmaya ikna oldular. Cüneyt için de gergin ve endişeli başlayan yolculuk çok duygusal ilerliyordu. Hem baba olmanın heyecan ve şaşkınlığın taşıyor hem de eşi ile birlikte annesinin yanında olduklarına inanamıyordu. Buraya gelene kadar normal hayatını bu kadar özlediğini farketmemişti.

En son ayrılmadan bir gün önce Saime hanıma önce bebeği ve ardından Cüneyt’in gerçek işi ile ilgili detayları anlattılar. Saima hanım torun haberine havalara uçarken, diğer duyduklarına ne diyeceğini bilemiyordu. Oğlunun hayati tehlike taşıyan bir göreve devam ediyor olması ve dahası bunu ondan yıllardır saklayarak bir sürü yalan söylemiş olmasına çok içerlemişti.

Derya ona kendi babasını ve annesini anlatıp uzun uzun konuştu. Onun başına gelenlere iyice üzülen Saime hanım çaresiz yeniden sarılıp ağladı ikisine.

“Allaha emanet olun benim evlatlarım, torunuma da iyi bakın! Şimdi en azından beni istemediğiniz için aramadığınızı düşünmeyeceğim ama sizin için sürekli dua edeceğim. Vak kızım bu çocuk göreve gidince sen torunumu al benim yanımda kal olur mu?”

“Tamam Saime anne!” dedi Derya’da ona sarılarak.

Böylece duygusal bir seyahatin ardından Kamil beyin yanına eski yaşamlarına geri döndüler. Seyahat süresi uzadıkça Kamil  bey de iyice gerilmişti. Onların sağ salim geri gelmesinin ardından derin bir oh çekti. Bu defa bebek ve onun yaşam alanı ile ilgili heyecana dalmışlardı hepsi birden. Bir oda gerekecekti. Belki bahçeye onun için bir oyun alanı inşa etmekte gerekebilirdi.

Derya evin içindeki düzeni planlarken, babası ve dedesi de torunları için bahçe planlaması yapmaya başlamışlardı ki o telefon geldi.

“Her şey fazla iyi gitmeye başlamıştı” dedi Kamil bey telefonu kapatırken.

Cüneyt’lerin seyahati sandıkları kadar tehlikesiz geçmemişti ne yazık ki, saklanmalarına neden olan örgüt onların yerini yeniden tesbit etmişti. Şimdi yeniden yer değiştirmeleri gerekiyordu. Bir an önce toparlanıp şirketten haber beklemeleri talimatı gelmişti.

Tam bebeğin hazırlıkalrına başlamışken hayatlarının yeniden tehlikede olduğu haberi hepsini derinden etkiledi. Bu böyle bir işti, gerçekten bir aile ile yapılacak gibi değildi. Hiç bir yere kök  salmak mümkün olmadığı gibi, sevdiklerin sürekli tehdit altındaydı. Kamil bey kızı ve torunu için böyle bir hayat istemiyordu. Cüneyt için de elbette onun ikisinin başında durması ve yanlarından ayrılmadan mutlu bir hayat yaşamalarını diliyordu.

Bir kaç gün sessizleşerek detaylı bir plan yaptı. Babasının bu kadar içine kaçmasından endişelenen Derya onun hastalığı yüzünden böyle olduğunu düşünmeye başlamış ve doktora yeniden gitmesi konusunda ısrar ediyordu.

Kamil beyin hastalığı da sinsi bir şekilde ilerlemeye devam ediyordu ama bu hallerinin nedeninin hastalığı değildi. Yaptığı planı defalarca gözden geçirdi. Ona bir şey olduğunda diğerlerinin güvende olduğundan emin olmak istiyordu. Cüneyt’in seyahati sırasında kimliği açığa çıktığına göre şimdi annesi de tehlikedeydi. Neyseki delikanlının aklına henüz bu kısım gelmediği için sadece karısı ve çocuğu için endişeniyordu. Kamil bey detaylı planına Saime hanımı da katmak zorundaydı bu yüzden.

Kendisi de uzun süre yaşamayacağına göre bu çocukların yanında bir büyükleri olması ikisi içinde iyi olurdu. Onlar için olmasa bile doğacak torunu en azından bir tane büyükanneye sahip olabilirdi böylece. Aksi durumda çocuğun ne büyükannesleri, ne de dedeleri olabilecekti. Derya gibi olacaktı. Anne babasının başına bir şey gelse tek başına kalma riski ile karşı karşıya bir çocuk. Kamil bey kızı büyürken hep bundan endişe etmişti. Karısı ve ona bir şey olursa kızıma ne olacak? Eşine ve kızına söylemeden bununla ilgili detaylı bir vasiyet bile yazmıştı hatta o zamanlar. Ancak şimdi eşi öldüğü ve kızı da Cüneyt ile evlendiği için bu vasiyetin bir geçerliliği kalmamıştı. Şimdi aynı tehdit torunu için başlamak üzereydi.

Herkesin hayatını birden kurtarmak istiyordu o yüzden. Bundan sonra kimse kendini tehdit altında hissetmeyecek, bir yaşam alanında köklenebilecek ve sevdiklerinden ayrılmadan büyük bir aile olarak yaşayabileceklerdi. Derin bir iç çekti. Kendisi de hep bunu özlemişti aslında hayatı boyunca, yine de işinden vazgeçmemiş devam etmişti. Böyle bir şansı olur muydu acaba denese, o zaman karısı da şimdi yanlarında olur muydu?

(devam edecek)

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s