Gerçeğin peşinde – Bölüm 5

“Bakın birazdan bir müşterim gelecek. Burada bağrışmayı kesmeniz gerekiyor, arkada bir ev var, yani ben orada yaşıyorum. Gidin orada meselenizi halledin ama şimdi burayı boşaltın lütfen” dedi tamirci ikisinin arasına girerek. Elindeki anahtarı Derya’ya uzattı.

Kamil bey ve Derya dükkandan çıkarak arkaya dolandılar ve eve girmek yerine bahçede konuşmaya devam ettiler.

Kamil bey bahçedeki kırık sandalyenin üzerine oturup başını ellerinin arasına aldı ve “Annen intihar etmedi, onu öldürdüler” diyerek Derya’ya tüm gerçeği anlattı.

Kamil bey ve karısı tanıştıklarında, Kamil beyin normal bir memuriyet hayatı vardı. Gençliğinde boksa merak saldığı için dövüş teknikleri konusunda bilgisi vardı. Bir akşam iş çıkışı, çalıştığı yere gelen üst düzey bir bürokrat saldırıya uğrayınca, güvenlik görevlilerine yardım etmiş ve daha  sonra ona adamın hayatını kurtardığı söylenmişti. Olaydan iki ay sonra, devletin gizli bir birimine davet edilmiş ve belli bir eğitim sonucu istihbarat ile ilgili bir görev verileceği söylenmişti. Bu bir teklif değildi ve hayatına sağlayacağı maddi olanaklar oldukça fazlaydı. Memuriyetten kazandığı maaşla düşündüğü hayata sahip olamayacağını bildiği için hemen kabul etmişti. Ancak bu görev değişikliğinden ailesi dahil hiç kimseye bahsetmemesi gerekiyordu. Herkes eski işine devam ettiğini sanmalıydı.

Bu nedenle karısına bu görevden hiç bahsetmedi. O zamanlar nişanlıydılar, yeni kabul ettiği görev sayesinde ki iki yıllık bir eğitime alınmış buna rağmen maaşı bağlanmıştı. Evlerinin tüm ihtiyaçlarını sağlayıp bir yıl içinde evlenebilmişlerdi. İki yıllık eğitimin sona ermesinin ardından adına şirket dedikleri birim başka şehire gönderileceklerini çünkü onları kimsenin tanımadığı bir yerde bir hayat kurmaları gerektiğini söyleyince, karısını zorla ikna ederek taşındı Kamil bey. Böylece karısının ve kendi ailesinden uzaklaşmış olmuşlardı. Bu hem kendi, hem de onların güvenliği için gerekliydi. Bu arada Derya dünyaya gelmişti ve Kamil beyin işinin sağladığı olanaklar sayesinde üçü harika bir hayat yaşamaya başlamışlardı. Kamil beyin yılda üç dört kez şehir dışı görevleri oluyordu sadece. Bunlar sırasında şehir değiştirmese bile en azından karısına öyle söylemek zorunda kalıyordu. Operasyonlar sona ermeden eve dönmesi mümkün olmuyordu. Görev sırasında başına bir iş gelirse karısı ve çocuğuna yüklü miktarda bir ödeme yapılacak ve hayat boyu korunmaları ve bakılmaları sağlanacaktı.

Yıllarca her şey bu şekilde sorunsuz bir şekilde ilerledi. Görevlerin sonucunda da daima başarı elde edildiği için, yaşam şartlarında da bir değişiklik yapmaları gerekmedi. Ta ki son göreve kadar. Operasyonun tamamlandığı bilgisi gelip hepsi evlerine ve normal hayatlarına döndükten sonra bir çoğunun evine eş zamanlı saldırılar düzenlendi. Ancak bu saldırılar, silahlı saldırı, gasp ya da bezneri şekilde değil aile bireylerinin başına gelen ve kaza ya da intihar gibi görünen olaylarla ortaya çıktı.

Kamil bey karısını yatak odasında asılı bulduğunda şoka girmiş bunun kendi görevi ile ilgili bir şey olabileceği aklına gelmediği için zihni karmakarışık olmuş, karısını indirip hastaneye yetiştirmeye çalıştığı sırada şirketten gelen telefonla olanları anlamlandırabilmişti.

Operasyon başarılı ile sonuçlansa bile aslında yok edilmesi gereken hücrelerin tamamı yok edilememiş ve peşlerine düştükleri örgüt karşı saldırıya geçerek intikam almaya başlamıştı. Operasyonda görev alan herkesin kimliklerinin bu kadar alenen ortaya çıkması da şirket içinde bir dalgalanma ve kırılmaya neden olmuştu. Bu içeriden bir muhbir olduğunu anlamına geliyordu. Bunun üzerine şirketin yürüttüğü tüm operasyonlara son verildi ve görevlilerin hepsi koruma programı kapsamında gizli bilgi ve kimliklerle farklı yerlere gönderildi ve bundan da sadece üst düzey görevliilerin bilgisi olması sağlandı.

“Yani sen annemin öldürüldüğünü mü söylüyorsun” dedi Derya dehşet içinde.

“Evet annenin yerinde sen de olabilirdin, ya da ikiniz birden ölebilirdiniz eğer o anda evde olsaydın” dedi Kamil bey ağlayarak.

Derya ne söyleyeceğini bilmiyordu, ancak filmlerde görülebilecek türden bir hikaye yazıyordu babası karşısında ve annesinin öldürüldüğünü söylüyordu.

“Cüneyt’i görünce güvenlik açığının üst düzeyde olduğunu sandım. Yani birileri yeniden yerlerimizi ve kimliklerimizi açığa çıkarmış, peşimize düşmüştü. Ona bu yüzden saldırdım. Muhtemelen onun da bana saldırma sebebi bu” dedi son olarak Kamil bey ama Derya babasının bu son sözlerini yere yığılmadan önce yankılanma olarak işitti ve bir anda her yer kapkaranlık oldu.

Tanıdığı o yumuşak ve  sevgi dolu sesle gözlerini açtığında annesini yanı başında görünce bir çığlık attı önce.

“Sakin ol tatlım benim, korkmana gerek yok” dedi annesi.

“Sen nasıl? Nasıl ? Sen ölmedin mi?” dedi bu sefer göğüs kafesine bir panik dalgası yerleşmişti.

“Hayır ben babanı kurtarmak için böyle bir oyun oynadım, yoksa onu öldüreceklerdi Derya. Beni affet kızım” dedi annesi.

“Nasıl bir oyun mu? Hiç bir şey anlamıyorum? Siz benim ailem olamazsınız gerçekten!” diye çırğınıp çığlık atmaya başlayınca annesi elini onun ağzına kapattı hemen.

“Sus şimdi bizi bulacaklar!”

Telaşla etrafına bakındı ve bulunduğu yeri tanımadığını anladı o sırada ve durdu hemen, “Neredeyiz biz, babam ve  tamirci nerede?”

“Seni kaçırdım. Onlar burada olduğunu bilmiyorlar”

“Neden yaptın böyle bir şeyi, babam deliye dönmüştür. Anne sen neye bulaştın böyle?” diyerek doğruldu yerinden Derya ve yeniden bağırmaya başlayınca annesi yeniden elini onun ağzına kapattı ama bu defa nefes alamadığı için çırpınmaya devam etti.

“Derya! Derya dur!”

Nefesi bir anda açılınca, önce oturarak nefesini toparlamaya çalıştı Derya, etrafın biraz öncekinden daha karanlık olduğunu farkedince hemen başını kaldırdı. Bu defa karşısında duran babasıydı.

“Kızım iyi misin? Sanırım bir rüya görüyordun” dedi Kamil bey onun alnındaki terleri silerken.

Hemen etrafına bakındı korkuyla Derya, burası yeni taşındıkları evdi ve kendi yatağındaydı.

“Ben nasıl geldim buraya?” dedi babasına.

Tamircide bayılınca Cüneyt ile seni kamyona yatırıp, buraya getirdik. Yaşadıkların kolay değil kızım. Annenin ölümünden sonra bir travma daha yaşıyorsun ve korkarım tüm bunların sebebi benim”

Biraz önce annesini görmüş olmanın şokunu henüz atlatamayan Derya bir süre babasının söylediklerini doğru anlamak için bekledi.

“Peki bundan sonra ne  olacak?”

“Şirket kendi içindeki muhbir olayını çözene kadar burada kalacağız. Çok dikkatli olmak zorundayız. Çünkü muhbir üst kademeden biri de olabilir. Eğer burada da bizi bulurlarsa artık kendi başımıza saklanmanın bir yolunu bulmak zorundayız. Bu yüzden tatlım eski evimize, şehrimize ve annene  bir süre daha kavuşamayacağız. Umarım artık beni daha iyi anlıyorsundur.”

“Evet sanırım anlıyorum” dedi Derya yastığa yeniden başını bırakarak. Mutluluk ve güzellik içinde geçen hayatı bir anda bir casus filmine dönüşmüştü ve henüz ne zihni, ne de yüreği bunu kendi gerçekliği olarak kabul edememişti. Bir süre düşünmeye ve anlamaya ihtiyacı vardı. En azından babasına karşı duyduğu o hançer saplanmış hissi veren geçici güvensizlik hissi kaybolmuştu.

(devam edecek)

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s