GenimeTürk – Bölüm 7

Biraz da olsa karnı doyunca üzerine çöken ağırlık yüzünden neredeyse gözleri kapanmak üzereydi ama karısı ve karnındaki oğlunu hatırlayınca duvardan destek alarak doğruldu. Yol boyunca şirkete nasıl gireceği ve gizli odanın kartını nasıl alacağına dair bir sürü plan hazırlamıştı kafasında.

Işıklar sokağında temizlik şirketlerinin üniformalarını üreten bir atölye olduğunu biliyordu. GenimeTürk ve benzeri bir çok şirketin temizlik şirketinin üniformaları bu atölyeden temin ediliyordu. Satın alma müdürü iyi arkadaşı olduğu için daha  önce bir kez öğle tatilinde buraya yakın bir yere yemeğe geldiklerinde bu dükkanın önünden geçmişlerdi.

Dükkandan içeri bu kılıkta girerse ona yardımcı olmayacaklarını biliyordu. Hemen yandaki kuru temizleme dükkanının arka bahçesinde asılı çamaşırlara doğru sokuldu usulca ve oradan kendine bir tişört ve eşofman çekerek hızlıca giyindi. Pantolon ceplerindekini eşofman ceplerine aktararak caddeye çıktı. İnsanlar ütü bile istemeyen kıyafetlerini bile kuru  temizlemeye getirir olmuşlardı artık. Küçücük blok evlerde çamaşır makinası koymak için bile yer bulamayan kalabalık aileler vardı. Dört kişilik bir aile bile kalabalık sayılıyordu artık. Evlerin çoğu bir oda bir salondu.

Atölyenin kapısından girip şirlette satın alma müdür olan arkadaşının adını söyledi ve üzerine leke yapıcı bir madde dökülen tulumu yerine yenisini alması için onu buraya yolladığını anlattı hızlıca. Genelikle bir tane üniforma almak için işçinin gönderilmesine alışık olmayan adam şüpheyle baktı gelen adama. Üniformanın lekelenmesi kendi hatası olduğu için buraya kadar olan yol masrafı ve üniforma masrafını şirket ödemiyordu. Neredeyse bir aylık maaşını şimdi bu iş için harcamak zorundaydı. Atölyenin sahibi bu hikayeye ikna olmuş gözüktü ve içeriden onun bedenine uygun bir üniforma alıp geri geldi. Parayı nakit olarak ödedi.

Ertesi sabah temizlik şirketinin vardiya değişim saatinde onlarla içeri girecekti. Geceyi şirkete yakın bir yerde bir blogun arka bahçesine atılmış karton kutuların üzerinde geçirdi. Bu bloklar onların kapalı orman alanındaki evleri gibi kamera sistemleri veya güvenlik ile korunmuyordu. Zaten içeride yaşayanların değerli bir şeyleri olmasını kimse beklemezdi. Canları da dahil evlerindeki her şey değersizdi.

Ertesi gün planı umduğundan daha iyi bir şekilde ilerledi. Sistem odalarının anahtarına sahip olan adamlardan biri olan Mahir bey dalgın bir adamdı. Erkekler tuvaletine girerken telefonu, kartı ve ceplerinde ağırlık yapan ne varsa lavabonun kenarına bırakıp öyle kabine girerdi. Bunu bildiği için doğrudan o katın erkekler tuvaletine çıkmıştı elindeki kova ile orayı temizliyormuş gibi oyalanıp duruyor biri gelince tanınmamak için yüzünü duvara dönüyor ya da çıkıp dışarıda bekliyordu.

Sonunda öğle  tatili olmadan Mahir bey tuvalete geldi ve her zmana yaptığı gibi elindeki her şeyi lavabonun kenarına bırakıp kabine girdi. Tuvaletin kabin alanları dışında da kameralar vardı bu nedenle paspasla oraya doğru yönelip elini yıkıyormuş gibi suyu açarak kartı cebine hızlıca attı ve sonra tuvaletten çıktı. Mahir bey tuvalet ziyaretinin  ardından muhtemelen yemeğe gidecekti. Arabasının anahtarını da yanına aldığına  göre bu gün yemeği şirket dışında yemeyi planlıyordu. Yinede emin olmak için o tuvaletten çıkana kadar bekledi. Adamın düşündüğü gibi odasıbna dönmek yerine aşağı indiğini görünce hızla yukarı fırladı. Öğle tatili saatinde şirkette çok az insan olurdu. Neredeyse hepsi kapalı orman sitelerinde yaşayan çalışanların ev ve iş yeri dışında dışarıda serbestçe hareket edebilecekleri tek zaman öğle tatilleriydi. Bu nedenle kimse şirkette kalmayı tercih etmez dışarı çıkardı.

Kameralar onun katlardaki hareketini kayıt ediyor olsa bile üzerindeki üniforma yüzünden her katta görülmesi gayet normaldi. Sadece sistem odası tehlikeli olacaktı, bu nedenle elini çabuk tutması gerekiyordu. Doğru yerde veya doğru bir iz üzerinde olduğundan bile emin değildi. Her  şey çok karmaşıktı tek düşünebildiği bütün bu olanların içinde GenimeTürk’ün olduğuydu.

Sistem odasına girdiğinde nefesi kesilecek gibi oldu, göğsünden yükeselen daralma hissi her an bayılabileceğinin habercisiydi. Buraya kadar ulaşmışken bu asla olmamalıydı. Derin derin nefesler alarak, odada ne yapacağını bilemeden sağa sola bakındı. Sonra odanın hemen arkasında bulunan raflarda kapalı orman sitelerinin kayıtlarının olduğu bir dolap dikkatini çekti. Karısının kaybolduğu tarihli kaydı ve bir gün öncesinin bulup sistem ekranına yerleştirdi ve izlemeye başladı. Bu kayıtlar evin dışına ait oldukları için atlayarak ilerlediği halde bir ize rastlayamadı. Evin ön tarafı çekilmişti kayıt boyunca. Evin içindeki kamera sistemlerinin bağlı olduğu başka bir kayıt daha olmalıydı. Bütün aramalarına rağmen odada öyle bir kayıt ya da benzeri bir şeye rastlayamadı. Nefesi giderek daralıyordu. Kendini kötü hissettiği için başı döndü ve bayılmamak için direnirken sırtını cam kapıya dayayınca, sürgülü kapı bir anda açıldı ve girdiğinden beri farketmediği farklı bir bölmeye düştü. Koyu camları yüzünden dışarısı görünmeyen odayi pencere sanmıştı içeri girdiğinde.

Burada evlerinin salonlarında olduğu gibi duvarlarda akan yazı ve bilgiler vardı. Bir sürü insanın fotoğrafı ve bilgileri sürekli akıştaydı. Bazılarının oyundan düştüğüne dair kırmızı uyarılar konulmuştu. Ne olduğunu anlamak için iyice yaklaşınca resmlerin alt kısımlarında akan ve her fotoğraf için açılan bahislerin bilgilerini farketti. Bu fotoğraftaki herkes bu şirketin bir çalışanıydı. Her biri için farklı bahis konuları açılmıştı. Bahis listelerinin karşılarında yer alan tutarlar sürekli değişiyordu. Neler olduğunu anlamaya çalışırken duvarlardan birine kendi fotoğrafı bilgileri yansıdı tek başına.

“Engin Tatar / Genetik Mühendisi”

Tüm bilgilerini içeren duvara hayratle baktı. Kendisi içine açılan bahisler aşağıda listelenmişti. Oyunun birinci etabını tamamladığı kocaman beyaz harflerle resmin üzerine damgalanmıştı. Sonra diğer fotoğrafların üzerindeki rakamların ne demek olduklarını anladı. Kafasındaki bilgiler hızla bir araya geliyordu. Bilgisayarına gelen mesajlar, şu anda okuduğu etap açıklamaları. Şirket mühendislerinin hayatları üzerinden bahis oynatıyordu. Onlara beş etaptan oluşan bir oyun sunuyor kontrolleri dışı oyuna dahile ediyor. her etapta ruhsal, fiziksel veya manevi sınırlarını zorlayarak bahisler açıyordu. Şimdi okuduklarına göre Enginin etabı karısı ve oğlunu kaybetmekle ilgiliydi. Nefesi yeniden teklemeye başladı bunu okuduğundan.

“Karıma ve oğluma ne yaptınız?” diye bağırdı odanın ortasında.

Duvara bir video yansıdı hemen. Burası evlerinin banyosuydu burnunun kanadığı o sabah çekilmişti o gömleğini çamaşırlığa atmaya gittiğinde karısı banyoya girmiş bir şeyler yapmış sonra anlamadığı bir nedenle solüsyonun kapağını açıp içmişti. Onu bir deney kabı yerine şişeye koymuş olması Feyza’yı yanıltmış olmalıydı. İçinde onca kimyasalı barındıran solüsyonu içmiş olması Engin’i iyice paniklettiği için çığlık atarak engellemeye çalışmak ister gibi duvara doğru koştu. Ardından gelen görüntüde o kapıdan çıkıyordu ve Feyza fenalaşıp yere yığılıyordu. Kapı birden açılıyor güvenlik timi içeri giriyor ve onu alıp götürüyorlardı.

“Onu nereye götürdünüz?” diye bağırdı bu kez.

Duvarda yeni doğmuş bir bebek videosu belirdi.

“Altında karını sen öldürdün! Oğlun beşinci etapta seni bekliyor! Oyuna devam etmek istiyor musun?” yazıyordu.

“Allah hepinizin belasını versin  diye bağırdı! İstemiyorum oğlumu bana verin! Feyza’yı ben öldürmedim, onu nereye götürdünüz!” diye odanın ortasına çöküp kaldı.

“İstersen oyundan çıkabilirsin.” yazdı dıvarda ve oğlunun resmi kayboldu.

“Hayır! Oğlumu geri verin!” diye duvara doğru atıldı yeniden.

“Oyuna devam etmek istiyor musun?” yazısı yeniden belirdi.

“Evet!” diye bağırdı ağlayarak, “Evet lanet olasıcalar, oğlumu verin!”

SON

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s