GenimeTürk – Bölüm 3

Duşunu alıp giyinmek için yatak odasına geçti. Son günlerde sürekli çalıştığı solüsyon yüzünden burnundaki kılcal damarlarında bir deformasyon oluşmuş ara ara burnu kanıyordu ama bundan Feyza’ya bahsetmemişti. Hamileliği ilerledikçe iyice kaygılı ve duygusal olan karısını bir de bununla üzmek istemiyordu. Çalışırken maske kullanmayı sevmediği için böyle ufak tefek şeylerin gerçekleşmesi normaldi.

Giyinip traşını oldu, solüsyon şişesi ve çalışma notlarını almak üzere aşağı laboratuvara indiği sırada burnu yeniden kanamaya başlayınca, Feyza’ya görünmeden yatak odasının banyosuna girip yüzündeki kanı temizledi. Bu sırada gömleğine de damladığını gördüğü için hemen onu da değiştirdi ama burnunu tutarken eline bulaşan kan hem çalışma notlarına hem de şişeye bulaşmıştı. Onları banyoda unutup, Feyza görmesin diye kanlı gömleği çamaşır odasına götürdü.

Hamileliğin bu döneminde bulantıları iyice artan Feyza’da kahvaltıyı toplarken aniden başlayan bulantı yüzünden öne doğru eğilince, masanın üzerindeki bıçağa çarptı ve sonra düşmesin diye refleks olarak yakalamaya çalışınca eli kesildi. Elinden damlayan bir kaç damla kanı temizleyip bant yapıştırmak için Engin’in çamaşır odasına gittiği sırada banyoya girdi. Hızlıca çoğalmaya devam eden bulantı yüzünden önce klozete eğilip kustuktan sonra yüzünü gözünü yıkadı ve sonra üzerine kan bulaşan su şişesi ve çalışma notlarını görünce kendisinin bulaştırdığını sanıp su sandığı solüsyondan elindeki peçeteye dökerek  kan lekelerini silip peçeteyi çöpe attı. Bu arada mide bulantısını bastırır düşüncesiyle şişenin kapağını açmışken de bir yudum içip yeniden kapatıp yerine koydu.

Engin tüm bu olanları görmeden banyoya girip, şişe ve notlarını alıp servise yetişebilmek için hızla evden çıkıp gitti.

Şirketin çalışanlarının tüm ihtiyaçlarını düşünerek düzenlediği sitede tek güvenlik sistemi bilgisayarlar ve işletim sistemleri ile sınırlı değildi. Akıllı ev olarak tasaralanan tüm evlerin tesisat, kilit ve benzeri işlevleri ev sahiplerine verilen özel şifrelerle yönetiliyor ayrıca bir güvenlik timi site güvenliğini sürekli takip ediyordu.

Engin o akşam sitenin kapısında servisten inip, kendi evine doğru yürüdüğü sırada telefonuna evin güvenlik şifrelerinin değiştiğine dair bir mesaj geldi. Sitenin özel güvenlik timinden gelen bu mesaj üzerine bir sorun olduğunu düşündüğü için zaten yakınında olduğu güvenlik binasına yöneldi ve mesajı gösterdi. O gün nöbette olan güvenlik görevlisi “Sizden gelen talep üzerine yaptık” cevabını verince, Feyza’nın yükselen kaygı düzeyi ile ilgili bir konu olduğunu düşünerek “Karımın talimatı olmalı” dedi güvenlik görevlisine.

Adam bu cevap üzerine “Hayır Engin bey talimat doğrudan sizin kanalınızdan geldi” dedi.

Ne kadar güvenli olduğu söylense de her sistemin hataları ve arızaları olması normaldi. Neler olduğunu anlamak için güvenlik binasından çıkıp eve yöneldi yine. O sırada karısı ile bahçede akşam yemeklerini yemekte olan Cüneyt beye el salladı.

Cüneyt bey “Engin boş eve gidip ne  yapacaksın? Gelip bize katılsana!” diye seslendi.

“Boş ev” ifadesi ile ne  kasettiğini anlamayan Engin, “Karım bekler” diyerek gülümsedi adama.

“İlahi Engin keşke bir karın olsa da beklese! Evlen diyoruz inat ediyorsun. Hayalinde bir eş mi yarattın yoksa kendine” diyerek kahkaha attı ve karısıyla birbirlerine gülümseyerek yemeklerine döndüler.

Söylenilenlerden hiç bir şey anlamayan Engin aklı hala güvenlik şifrelerinde eve girdi.

“Feyza!” diye seslendi ama içeriden bir ses gelmedi. Bütün evi ve bahçeyi dolanmasına rağmen karısının izine rastlayamayınca Cüneyt beyin söyledikleri aklına geldi ve hemen onların bahçesine yöneldi ama ne yazık ki orada da kimse yoktu şimdi. Kapılarını çaldığında da açan olmadı.

Gereksiz bir panik yarattığını düşünüp, yeniden sitenin güvenlik binasına gitti. Feyza bazen yürüyüşe çıkardı. Zaten evden çıkıp nereye gittiyse kameralarda gözükmüş olmalıydı.

Bir saatlik bir kargaşadan sonra güvenlik görevlisi ona evli olmadığını dolayısıyla evden çıkan bir karısı olmadığını, güne ve önceki günlere ait kamera kayıtlarını göstererek ispat etmeye çalıştı.

Neler olduğunu anlayamıyordu. Daha bu sabah karısının hazırladığı kahvaltıyı yapıp çıkmıştı evden. Ona şehrin diğer ucundaki sitede beşinci etaba geçecek olan çalışanlar için düzenlenen partinin haberini göstermişti.

O sırada bilgisayar ekranında beliren mesaj aklına geldi ve  hızla eve dönüp, ekranı açtı.

“Oyunun kuralları başlığındaki geniş mesaj ekranı kaplayacak şekilde önünde duruyordu”

Metni aşağı kaydırarak şirketin adını veya logosunu aradı. Bu da GenimeTürk şirketinin bir uygulaması mıydı acaba? Peki ama karısı ve karnındaki çocuğu nereye gitmişti.?Daha  bir kaç ay önce bir oğulları olacağını öğrenmişler ve odasını bile hazırlamışlardı. Koşarak oğlunun odasına gitti, oda ilk taşındıklarında şirketin dekore ettiği halinde duruyordu.

Yeniden bilgisayara dönerek kafasını ekrandaki metine vermeye çalıştı ama tam okumaya başladığı sırada, “Size verilen süre sona erdi, artık oyundasınız!” mesajı geldi ve kurallar kayboldu.

Hayatında olanlarla bir  ilgisi olup olmadığını anlayamadığı bu oyunla ilgili başka bilgi edinemeden bilgisayarı kapattı yeniden. Hava birden bire kapanmış, yaz havasından bulutlu bir sonbahar havasına bürünmüştü. Dışarıda esen sert rüzgarın sesini duyunca bahçeye yöneldi yeniden. Servisten indiğinden beri olanları aklı bir türlü almıyordu. Feyza’nın hâlâ dışarda bir yerde olabileceği, bayılıp kalmış olabileceği aklına gelince tüm sitenin bahçesini bir kez daha dolanmaya karar verdi. Başlayan yoğun yağmura aldırmadan “Feyza!” diye seslenerek tüm bahçeyi dolandı. Umutsuz ve üşümüş bir şekilde eve dönerken ağaçlıkların altından bir bebek ağlaması duyunca hemen o tarafa koştu.

“Yoksa bebek mi geldi ?” dedi heyecanla. Ağaçların arasına gelince çamurlar içinde bir kadın ve kucağında yeni doğmuş bir bebek görünce şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı. Kadın karısı değildi ama biraz önce bu yağmurda çamurların içinde doğum yapmış olduğu görülebiliyordu. Hemen kadını ve çocuğu kucaklayarak onları eve taşıdı. Panik halinde yarı baygın kadının üzerindeki yırtık pırtık giysileri çıkardı bebeği de hemen kanepenin üzerinde duran battaniyeye sararak onun yanına bıraktı. Feyza’nın kuru giysilerinden almak için koşarak yatak odasına geçti, gardırobun içindeki tüm kıyafetlerin üzerinde garip bir şekilde etiketleri duruyordu. Bir süre şaşkın şaşkın anlamaya çalıştıktan sonra içerideki kadın aklına gelince en kalın bulduğu bir kazak ile eşofmanı alarak salona geçip kadının üzerine giydirdi. Çocuğu da göğsüne yatırdı. İkisi de düzgün nefes alıyorlardı.

Bu kadar kontrollü bir sitenin içinde bahçede doğum yaptığına göre Feyza gibi bu sitede yaşayan kadınlardan biri olmalıydı. Belli ki sancısı bahçede yürüyüş yaparken tutmuş evine yetişememişti. Feyza ve oğlunun başına da benzer bir şeyin gelmiş olabileceğini düşündü sonra güvenlik görevlisi, yan komşularının söyledikleri  yeniden aklına geldi. Perdeyi kaldırıp yan evde ışık olup olmadığına baktı ama evde bir hayat belirtisi görülmüyordu. Sanki akşam yemeğinden sonra Cüneyt bey ve karısı buhar olup uçmuşlardı.

(devam edecek)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s