Gülümse – Bölüm 7

“Hırsızı bulmuşlar!” dedi Fuat bey.

“Kimmiş?”

“İşte konumuz da bu zaten. Benim çok iyi tanıdığım biri.”

“Nasıl yani buradan birisi miymiş hırsız?”

“Evet ne yazık ki benim öğrencilerimden biri.”

“Fuat amca, herkes hata yapabilir demeyeceksin herhalde.”

“Hayır ama o gün çok özel bir problem yaşıyordu zavallı ve hayatında yapabileceği tek hatayı da senin motorsikletini çalarak yapmış. Kesinlikle öyle bir olmadığına, bir daha ömrü boyu yapmayacağına ben şahidim.”

“Suçlamayı geri almamı mı istiyorsunuz?”

“Evet.”

“Kesinlikle olmaz!”

“Bak o gün Ege’de yaşayan annesinin ölmek üzere olduğu haberini almıştı öğrencim. Acil olarak havaalanına ulaşması gerekiyordu. Senin motorsikletinin üzerinde de anahtarı duruyormuş. Yani sen de suçsuz sayılmazsın.”

“İyi ama benim anahtarı unutmuş olmam, ona çalma hakkı vermez ki Fuat amca!” diye ayağa kalktı Selim, “Ayrıca her sıkıntılı durumda suç işleme özgürlüğü vermez adalet kimseye. Sen de biliyorsun.”

“Evet tabi ki vermez ama bu özel bir durum. Ben kefilim diyorum.”

“Peki motorum ne olacak?”

“Zararını tazmin etmeyi deneyecektir. Gerekirse ben de destek olurum”

“Özür dilerim ama sizi bile zorlayacak bir maliyeti vardı o motorun.”

“Peki o zaman ne yapalım sen  söyle?”

“Cezasını çeksin!”

“Emin misin?”

“Evet eminim.”

“Peki kim olduğunu söylersem belki fikrin değişir” dedi Fuat bey son bir umutla, Selim’in bu inadını kırmanın bir yolunu bulmaya kararlıydı.

“Kimmiş?”

“Su, Fatih’in öğretmeni!”

Selim bir an için doğru duymadığını sandı. Günlerdir aklını ve kalbini ele geçiren o buz gibi yüz mü çalmıştı yani motorsikletini.

“Vay! Motor da mı kullanabiliyormuş?” dedi boş bulunup yüksek sesle.

“Su hem okuyup, hem çalıştı yıllarca, bir gıda firmasında kuryelik yapmıştı doğru hatırlıyorsam. Hâlâ şikayetinde ısrarlı mısın?”

Selim’in aklına  bir sürü fikir doluşmuştu bir anda, “İzin verireniz bu konuyu onunla doğrudan ben konuşayım Fuat amca?” dedi.

“Oğlum komiserle konuştum, bir gün izin verdi bana sadece, yarın ikinizi de alıp karakola gitmem gerekiyor. Kararını ver ki ben de ona göre hareket edeyim.”

“Tamam o zaman onunla hemen konuşayım ben.”

“Hay Allahım! Dur o zaman arayayım gelsin de inin konuşun aşağıda! Kızı üzecek bir şey söyleme sakın Selim! Bak kefilim diyorum.”

“Yok Fuat amca, konuşacağım sadece.”

Fuat bey Su’yu arayıp Selim’in onu fakültede konuşmak için beklediği söyledi. Su ne diyeceğini bilemiyordu yine bir ağlama krizine yakalandı.

“Kızım dur sakin ol, gel konuşun halledin aranızda, ben burada bekleyeceğim kararınızı zaten.”

Yaklaşık yarım saat sonra Su fakültenin bahçesinden içeri girmişti. Selim onu motorsikletini o gün parkettiği yerde bekliyordu. Su, Selim’i görünce durdu hemen. Gözleri kıpkırmızı olmuştu ağlamaktan. Onun motoru parkettiği yerde bekliyor olması da iyice sinirlerini germişti.

“Bakın Selim bey ben çok üzgünüm” dedi yaklaşıp.

“Demek adımı öğrendin sonunda” dedi Selim gülerek. Ellerini göğsüne kavuşturmuş alaycı bir şekilde Su’ya bakıyordu. Normal şartlar altında Su böyle bir tavıra asla boyun eğmezdi ama şimdi yapabileceği bir şey yoktu, suçluydu.

“Fuat amca şikayetimi geri almamı istiyor, sana kefil olduğunu söyledi.” diye devam etti Selim, “Yıllardır ailemizin bir üyesi gibidir o, hepimiz ona güveniriz.”

“Yani geri mi alacaksınız şikayetinizi?” dedi Su  umutla.

“İki şartım olacak! Eğer bunları yerine getirebilirsen, geri alabilirim. Getiremezsen o zaman yapabileceğim bir şey yok!”

Su sormak istemedi şartları, bu şımarık oğlanın isteyebileceği her türlü rezillik geçti aklından, dişlerini sıktı ve sustu.

“Evet ne diyorsun?” dedi Selim yine tepeden bakarak.

“Önce duyayım!” dedi Su dişlerinin arasından. Artık üzüntüsü öfkeye dönmeye başlamıştı.

Selim gözlerini kısarak onu baştan aşağı süzmeye başladı. Su bu tavırdan o kadar rahatsız olmuştu ki az sonra duyacaklarına karşılık yumruklarını sıktı bilinçsizce.

“Tekrar söylüyorum eğer isteklerimi yerine getirmezsen, hapis yatacaksın biliyorsun değil mi? Bir yerde mecbursun yani!”

“Söyleyecek misin?” diye hırladı Su bu kez, kendini tutamamıştı.

Selim yine baştan aşağı ağır ağır süzdü onu.

“Güzel kızsın!” dedi.

Su’yun yüz hatları gerildi iyice.

“Ya güzelim bir de güldüğünü görsek ne olur!” dedi Selim kollarını çözüp gülerek.

Su onun ne söylediğini anlayamamıştı. Onun şaşkın ifadesine iyice güldü Selim.

“Biraz gülümse diyorum, gülümse!” dedi Selim yeniden.

Kafası karıştığı için yumrukları gevşemişti Su’yun.

“Bu kadar geç anlayan birinin kardeşimi bu kadar başarılı birine çevirmesi çok ilginç” dedi Selim, “Ona kendi aklını mı veriyorsun yoksa?”

“Ben hiç bir şey anlamadım!” dedi Su, sakinleşmişti.

“İlk şartım senin gülümsediğini görmek diyorum ama bir kez değil, beni her gördüğünde. Yapabilecek misin?”

“Neden böyle bir şey istiyorsunuz?”

Selim gülümsedi, “Gülümseyecek misin?”

Karmakarışık bir ruh haliyle gülümsedi Su.

“Hayır bu olmadı, daha içten!”

Biraz daha zorladı kız kendini.

“Olmadı, daha içten!”

Sonunda sinirleri boşalan Su kahkahalarla gülmeye başladı. Onun güldüğünü gören Selim önce hayranlıkla izledi bir kaç saniye ve sonra o da gülmeye başladı.

“İşte bu! Bundan sonra beni her gördüğünde böyle gülmeni istiyorum!”

Fuat bey gençleri pencereden izliyordu. İkisinin birden kahkahalarla güldüğünü görünce, geçip yerine oturdu. Artık merak etmesini gerektiren bir şey kalmamıştı. Selim’in Su’yun adın duyar duymaz verdiği tepkiden anlamıştı zaten hissettiklerini.

“Peki tamam!” dedi Su, “Hepsi bu mu yani?”

“Hayır küçük hanım! Sen o motorun ne kadar değerli olduğunu biliyor musun?”

“Ödeyebilirim.”

“Bir ömür sürer!”

“Tamam sorun değil öderim!”

“Emin misin?”

“Evet elbette eminim!”

“Peki tamam o zaman ben de şikayetimi geri alırım. Şimdi gidip Fuat amcaya söyleyelim.”

“Ah gerçekten mi? İnanamıyorum. Çok teşekkür ederim!”

“Gülümse!”

“Tamam özür dilerim” diyerek gülümsedi Su.

“Allahım bu kız beni öldürecek aşktan!” dedi Selim içinden. Motorsikletinden daha değerli bir şey bulmuştu şimdi.

Birlikte Fuat beyin yanına çıktılar.

“Biz meseleyi aramızda hallettik.” dedi Selim hemen.

“Çok sevindim.” dedi Fuat bey.

“Borcumu ödeyeceğim” dedi Su hemen araya girerek.

Tam “Ben de destek olurum” diyecekti ki Fuat bey.

“Bir ömür” dedi Selim gidip kızın elini tuttu.

Su şaşkın şaşkın onun yüzüne bakıyordu şimdi.

“Bir ömür öderim dedin ya aşağıda, vaz mı geçtin?” dedi Selim gülerek.

“Bence iyi bir anlaşma!” dedi Fuat bey de gülerek.

Su tam ağzını açacaktı ki “Şikayetimi geri almam yoksa!” dedi Selim.

Tam bir şey diyecekti yine “Gülümse!” dedi ardından.

Su gülümsedi ve sustu.

SON

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s