İrma anne – Bölüm 10

“Ne?” dedi Ada ve dondu kaldı bir anda, “Aman Allahım, bu eve gelişimiz, İrma annenin sen ve Ufuk’u her gördüğünde kelebekler gibi uçuşması…”

Kuzey dudaklarını ısırarak başını salladı. Ada’nın da gözleri ıslanmıştı hemen. Kalkıp gitti Kuzey’in yanına ve sımsıkı sarıldı ona.

“Hepsi benim yüzümden” dedi hıçkırarak, “Dün gece seni buraya gelmek zorunda bırakmasaydım bunları hiç bilmeyecektin.”

“Bilmememek daha mı iyi olurdu sence?” dedi Kuzey, sesi titriyordu.

“Bilmiyorum, sence bilmek daha mı iyi?” dedi Ada başını kaldırıp baktı ona.

“Annem yaşıyor” dedim önce kendi kendime, yıllarca onun nasıl biri olduğunu, kokusunu, sesini hep merak etmiştim. Sonra ölmemiş ve  beni terketmiş olmasını affedemiyeceğimi düşündüm. Tıpkı senin annenin sana yaptığı gibi yani.”

Elleriyle yüzünü kapattı Ada, “Allahım ne yaşıyoruz biz böyle?”

“Sonra onun senin için yaptıklarını düşündüm. Pişman olmuştu o, kötü biri değildi sadece bir hata yapmıştı belki de. Bu seni daha iyi hissettirmiyor biliyorum” dedi Ada’ya bakarak. Onun annesi pişman bile olmamıştı sonuçta.

“Evet hissettirmiyor” dedi Ada, “Ama düşünsene seni bıraktığı için pişman olan  annenin kızıyım ben bir yandan.”

“Bu bizi kardeş yapmaz değil mi?” dedi Kuzey gülerek.

Ada durup düşündü bir an, sonra güldü “Hayır yapmaz sanırım”

“Seni de böyle kaybetmek istemezdim” dedi Kuzey ona bakarak.

Onun sesindeki duygular doğrudan değdi Ada’nın yüreğine ama doğru anlamamış olmaktan korktuğu için bir şey söyleyemedi.

Kuzey onun anlamadığını farketti ama devam etmedi. Şu anda hiç sırası değildi zaten bunların. İkisi de dün geceden beri hayatları ile ilgili sırları öğreniyorlardı. Aynı kadının evinde, aynı kadının anneliğinde, aynı kadının anılarından.

“Baban ondan nefret etmiş olmalı” dedi Ada kendi kendine konuşur gibiydi yine. İkisinin aklı da sürekli günlüğün içindeki anılarda seyahat ediyordu.

“Büyük ihtimalle, bana onun doğumda öldüğünü söylediğine göre” dedi Kuzey, “ama bunun için ona kızgın değilim. Sanırım bende olsam öyle yapardım.”

“Evet haklısın, Ufuk’u bırakmayacak mıydık?”

Aceleyle evden çıkıp Ufuk’u aldılar ve onu okula bırakana kadar bu konuya hiç dönmediler. Yeni yıl yaklaştığı için bütün sokaklar ve dükkanlarda süslemeler başlamıştı.

Okula varmadan önce “Bu yıl noel babadan bir şey isteyecek misin?” dedi Ada Ufuk’a.

“Anneannem noel babanın gerçek olmadığını söyledi bana” diye cevapladı çocuk büyük bir ciddiyetle, “ama olsaydı eğer senin ve İrma’nın hep bizimle olmasını dilerdim” deyiverdi sonra.

Ada bu küçücük yüreğin kendi karmaşalarını yaşarlarken onlara böylesine bağlandığını hiç farketmediğini anladı o an. Bunca sorunlu yetişkinin içinde masum kalpli bir çocuktu o ve tüm hikayeleri boyunca ilk kez yüreği ile hissetmişti az önce onun duygularını.

Ufuk’u okula bıraktıktan sonra, “Gördün değil mi halimizi?” dedi Kuzey’e bakıp.

“Anlamadım?” dedi Kuzey.

“Yani ben o Ufuk’u gerçekten çok seviyorum ama az öncesine kadar onun duygularını hiç düşünmediğimi ya da onun duygularını dile getirişişine hiç kulak vermediğimi farkettim. Yetişkinler kendi dertleri olduğunda her şeye olduğu gibi çocuklara da körleşiyorlar belki.”

“Bunun bir züğürt tesellisi olduğunu ve ikimizin annesini de aklamayacağını biliyorsun değil mi?” dedi Kuzey ona küçük bir çocuğun hayallerini yıkmak istemeyen bir yetişkin gibi bakarak.

“Evet biliyorum ama yine de doğru öyle değil mi?”

“Şimdi ona gidip bildiklerimizi söyleyecek miyiz?”

“O günlüğe eklencek bir kaç hüzünlü hikayeye gerekvar mı sence?”

“Hayır aslına bakarsan hepimiz için o günlükten önceki günler çok daha güzeldi.”

“Ben de aynı şeyi düşünüyorum. Yani annemden bana mektuplar yazabilir İrma sanırım biraz daha. Günlüğü aldığımız yere koyup, onu hiç görmemiş gibi yapabiliriz. Yani sen öz annene bunu yapmak ister misin bilmiyorum tabi?”

“Öz annemin kızıyla evlenirsem, herkes sonsuza kadar hayatımda kalır. Hem benim, hem Ufuk’un ne dersin?” dedi Kuzey arabayı hastanenin otoparkına parketmiş. Ada’ya bakıyordu gülümseyerek.

“Bu hikayeye bundan mutlu bir son olamazdı herhalde!” dedi Ada neşeyle.

“Yani Deniz’in teklifini kabul etmeyeceksin.”

“Hayır daha iyisini duydum”

“O halde yukarı çıkıp İrma’ya bu güzel haberi verelim ve o günlüğü akşam döner dönmez çekmeceye kilitleyelim  anlaştık mı?”

“Anlaştık İrma annemin oğlu!”

“İçindekileri de oraya kilitleyeceğiz sakın yukarıda ağzından kaçırma!” dedi Kuzey onu kendine çekerek.

İrma anne sevinçten bir saat ağladı ikisinin evleneceğini duyunca. Onlara bakıp açıklayamadıkalrı içinde bir bir geçti gitti. Dudakları bir şeyler söyleyecek gibi kıpırdanıp yeniden mühürlendi.

Ada ve Kuzey onun yüzünden bütün hikayeyi okudular yeniden ama bir şey belli etmediler.

Herkesin hayatında mutlu sonların olduğu güzel günlerin olması dileğiyle.

SON

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s