Kış köşkü – Bölüm 1

Kocaman evin içinde tek çocuk olmak yeterince can sıkıcı bir durum değilmiş gibi, sürekli babasının adamları tarafından kontrol ve takip edilmekte büyüdükçe bunaltmaya başlamıştı Lale’yi. Küçüklüğünden beri değişmeyen tek koruması Levent ağabey dışında hiç birini görmek bile istemezdi bir şansı olsa.

On üç yaşına gelene kadar dilsiz bir bakıcısı olmuştu korumalarından ayrı. On üçüncü yaş gününden sonra babası birden bire kadıncağızın işine son vermiş, onun görevlerin bir kısmını Levent ağabey üstlenmişti.

Hiç bir sabah okula tek başına gidemiyor veya okul çıkışında arkadaşları ile bir yerlere uğrama şansı olmuyordu. Levent ağabey onu her sabah okulun kapısına bırakıyor, o içeri girene kadar bekliyor, tam çıkış saatinde de gelip, oyalanmasına fırsat vermeden alıyordu. Elbette bunlar babasının talimatları olduğu için böyleydi.

Tayfun bey  karısının ortağı Nedim ile ilişkisini öğrendiğinde Lale daha üç yaşındaydı. Kadın çocukları da alıp yeni sevgilisiyle çok uzaklara gitme planı yapmış ancak Tayfun beyin onlar gidemeden her şeyi anlamasıyla apar topar kaçmak zorunda kalmıştı. Lale’yi yanına alıp   o zamanlar sekiz yaşında olan ağabeyi Tevfik’i okuldan alma bahanesi ile evden çıkmış, oğlanı da aldıktan sonra sevgilisinin arabası ile kaçmak istemişlerdi. Tayfun beyin adamlarınının peşinde olduğunu anlayınca aralarında bir kovalamaca başlamış. Şehrin biraz dışındaki dağ yolunda virajı alamayıp şarampole yuvarlanmışlardı. Arabadan sağ kurtulabilen tek kişi Lale olmuştu.  Tevfik, annesi ve annesinin sevgilisi kazadan canlı kurtulamamışlardı.

Lale yedi yaşına geldiğinde Tayfun bey onu kütüphaneye çağırmış  “Bunu sadece bir kez anlatacağım ve bir daha kesinlikle bu konu  açılmayacak”  diyerek büyük bir soğukkanlılıkla özetlemiş. Bitirdiğinde bir kez daha,  ne Lale’nin ağzından ne de başkasından annesi ve ağabeyi hakkında bir şey duymak istemediğini açık ve net olarak belirtmişti. Evin hiç bir yerinde annesine ait ne bir eşya ne de bir fotoğraf yoktu. Sadece babası ve onun yatak odalarının bulunduğu koridorda ağabeyi, babası ve onun birlikte çekilmiş bir fotoğrafları asılıydı. Lale annesinin yüzünü hiç hatırlamıyor, ağabeyi Tevfik’inde bir tek bu fotoğrafındaki halini biliyordu.  Levent ağabey bir kez onların cenette olduğunu söylemişti.

“Babam ve bana yaptıklarından, üstelik ağabeyimin ölümüne neden  olduktan sonra sence annemi cennete almışlar mıdır Levent ağabey?” diye sormuştu Lale o zaman.

“Annen seni terketmedi” demişti Levent ağabey konuştuklarının aralarında kalacağını bilerek.

“Evet ama eğer Nedim amca ile babamı aldatmamış olsaydı. Annem, ağabeyim ve babam ile bir ailem ve diğer çocuklar gibi normal bir hayatım olabilirdi benimde.”

“Eğer normal bir hayattan kastın benim koruma görevim ise, biliyorsun bu babanın işi ile ilgili bir konu, annenin kaçısı ile değil.”

Lale adamın söylediklerine içerlediğini düşünüp vazgeçmişti cevap vermekten ama haklıydı aslında. Annesi ve ağabeyi sağ olsalardı bile muhtemelen yine bu evde korumalarla yaşayacaklar, ve ağabeyi de o da evden dışarı korumalar olmadan adım atamayacaklardı.

Tayfun bey oldukça zengin bir iş adamıydı. Yaşı büyüdükçe Lale bu zenginliğin herkesin kazandığı yollardan gelmediğini anlamaya başlasada babasından korktuğu ve onun kesin talimatlarına uygun davranması gerektiğini bildiği için sorgulayıp, çözememişti.

Evin arka tarafında düşen ve kış köşkü olarak adlandırılan kısma geçmesi kesinlikle yasaktı. Tayfun bey kış köşkünü sadece işi için kullanıyordu. Oturdukları villa ile arasında ağaçlık bir alan dışında mesafe olmayan evin aynı bahçe içinde olmasına rağmen farklı bir giriş çıkış kapısı vardı.

Levent ağabey  bir keresinde annesi ve ağabeyinin sağlığında hepsinin kış köşkünde  oturduklarını, ancak kazadan sonra babasının bu taraftaki evi yaptırıp, o kısma kış köşkü adını verdiğini. O günden sonrada sadece iş için kullandığını anlatmıştı.

Elbette Tayfun beyin Levent’in kızına verdiği bu bilgilerden haberi yoktu. Olsa zaten kıyameti kopartır, Levent’in bir daha Lale’nin yakınına bile uğramasına izin vermezdi. Dilsiz bakıcı Duru hanım işten çıkarıldıktan sonra Levent bir süre bu küçük kızla nasıl başedeceğini bilememiş, sonra ona kendi küçük kız kardeşiymiş gibi davrandığından ilişkilerinin daha başarılı olduğunu farketmişti. O zamandan bu yana da Tayfun beyin talimatlarına uymasa da onu koruması gereken küçük bir müşteri gibi değil, kız kardeşi gibi görmüştü daima. Annesi ve ağabeyi sağken de bu evde olduğundan diğer çalışanlardan daha çok şey biliyordu aile hakkında. Çok nadir de olsa bildiklerini Lale ile paylaşıyordu zaman zaman, özellikle de kızın çok üzgün olduğu zamanlarda ona kıyamadığı için.

Bir tek kış köşkünde yürütülen işler hakkında asla bir şey anlatmıyordu küçük kıza. O konuda kesinlikle ketumdu. Lale’nin yan  gözle bile o binaya baktığını görürse hemen dikkatini başka şeye çekmeye çalışıyor o da olmazsa izlememesi için sesli olarak  uyarıyordu.

Tayfun beyin düşüncesine göre annesi ve sevgilisinin ahlaksız ilişkileri kış köşkünde başlamıştı. Bir gece Tayfun bey şehir dışındayken Tevfik ateşlenince, annesi onu çağırmış o gece sabaha kadar çocuğun başında geçen bir gecenin ardından aralarında bir ilişki başlamıştı. O zamanlar şirket normal inşaat işleri takip ettiği için, bunca koruma ve ev çalışanı da olmadığı için rahatlıkla buluşmaya  devam etmişlerdi kış köşkünde.

Bu nedenle o evden ve içindeki her şeyden nefret ediyordu Tayfun bey. Orası artık mutlu bir yaşam için uygun bir yer değildi. Kızından da fazla uzaklaşmak istemediği için orayı sadece iş için kullanmaya başlamıştı.  Nedim bey ile ortak yürütükleri inşaat şirketini kapatmış. O dönemde zaten başladığı bu yeni işini yapmak için evin bahçesini sınır olarak belirlemişti kendisine. Levent ağabey o zaman şirketin sıradan bir güvenlik görevlisiydi ve  o zamanlardan  bu zamana devam eden tek kişi de oydu. Diğerleri kış köşkündeki işler yürümeye başladıktan sonra ekibe dahil olmuşlardı.

Tayfun bey Levent’i kızının başına koyarak hem ona güvenini göstermiş, hem de kış köşkünde dönen işlerden uzak kalmasını sağlamıştı. Onun güvenilir ve sağlam olduğunu bilse de bu işler için uygun kişi olmadığını başından beri biliyordu.

Karısının kaçışı ve ölümünün ardından hayatına herhangi bir kadını da dahil etmemişti. Ev çalışanları dışında gördüğü pek kadın olduğu söylenemezdi. Kış köşkünde çalışan herkesin erkek olduğunu farketmişti Lale. Bunu da babasının annesi yüzünden kadınlardan nefret ediyor olmasına bağlamıştı.

“Babam belki de kızı yerine oğlu Tevfik’n hayatta kalmasından daha mutlu olurdu ne dersin Levent ağabey?” diye sormuştu bir keresinde.

Sahip olduğu tek ailesi babasının yüreğinden ve sevgisinden bu  kadar uzak büyümek zorunda kalan zavallı küçük kız için üzülmüştü sadece Levent. Cevap verememişti bu yargıya. Tayfun beyin bir kez olsun Lale’ye kızım diye hitap ettiğini, ona sarıldığını veya gülümsediğini görmemişti o da. Çocuk belki de bu yüzden babasıymış gibi davranmıştı Levent’e yıllarca. O kızı kardeş yerine koymuş, kız ise ona baba görevi vermişti kendi içinde.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s