İlacım sensin – Bölüm 7

Murat’da kızın tuhaf hallerinden huylanmış, mümkün olduğu kadar evin içinde dolanmadan odaya geçmeye çalışıordu eve gelince. O akşam odalarına girince Şule hemen söyledi düşüncesini Murat’a.

“Kıskandın mı yoksa?” dedi Murat muzip muzip.

“Yani hayır ama kocama öyle bakınca bir kadın haliyle dikkatimi çekti. Ayrıca Senem’de benimle ayı fikirde.”

“Halam da falcıya sormuştur kesin. Siz ekibi kurmuşsunuz anlaşılan”

“Hayır Gülhan halaya söylemedik bir kere, yani ben söylemedim en azından ama falcı fena fikir değilmiş. Niye düşünemedik ki?”

Murat ertesi sabah herkes kahvaltı yaparken girdi mutafağa, onun herkes oradayken mutfağa gelmediğini bildikleri için bir sessizlik oldu masada. Bir tek Sibel ayaklanıp “Çay doldurayım mı?” dedi hemen.

“Yarından tezi yok hepiniz bu evden gidiyorsunuz!” dedi annesinin gözlerine bakıp, sonra muhasebeci ve Sibel’e kaydırdı gözlerini.

“Senem zaten evlenecek yakında. Halam kalıyor ama sizler kendinize yaşayacak yeni bir yer bulun. Hiç birinizi burada görmek istemiyorum!” diyerek dönüp çıktı mutfaktan.

Şule odadan Murat’ın söylediklerini duyunca hemen fırlayıp çıktı arkasından ama yetişemedi Murat arabasına binip gitmişti hemen. Parmakları titreyerek telefonu çevirdi.

“Söyle canım karım” dedi Murat’ın sevgi dolu sesi.

“Sen ne yaptın az önce öyle mutfakta?”

“Hiç, seni huzursuz edenleri şutladım aşkım.”

“O şutladım dediğinin insanlardan biri senin annen Murat!”

“Benim annem yok Şule!”

“Beğensende beğenmesen de var!”

“Seninle bu konuda kavga etmek istemiyorum!”

“Ama ben istiyorum!”

“Çok bile kaldılar benim evimde onlar!”

“Annen giderse bende giderim!”

“Saçmalıyorsun!”

“Görürsün!” diyerek kapattı Murat’ın yüzüne telefonu Şule ve hemen mutfağa gitti. Şükran hamım masada oturmuş ağlıyordu ve Gülhan hanım ile Senem onu teselli etmeye çalışıyorlardı. Murat’ın sözleri üzerine muhasebeci sinirlenmiş kalkıp gitmişti masadan. Kızı da onun peşinden gitmişti.

Az sonra ikisi birden kapıda göründüler yeniden. Ellerinde küçük iki çanta vardı.

“Biz gidiyoruz Şükran! Yıllardır senin o akıl hastası oğluna dayandım. Eğer bizimle olmak istiyorsan ablamın yanında olacağız.” diyerek diklenen muhasebeci ve arkasından kızı çıkıp gittiler evden.

“Anne bak gittiler kurtuldun onlardan” dedi Senem seinçle, “Hemen boşanma davası da açarız!”

“Kızım sorun onlar değil ki, ağabeyin beni istemiyor bu evde.”

“Onu hallederiz ya! Sen bu adamdan boşanır mısın bana onu söyle!”

“Boşanmaz olur muyum kızım, yıllardır kan kusturuyor bana öküz!”

Şule de heyecanlanmıştı muhsebeciden kurtulma fikrini duyunca.

“Şimdi beni dinleyin” diyerek hızlıca planını anlattı onlara. Murat ve annesinin arasını düzeltmek için bir planı vardı.

“Kızım sen evliliğini riske atma benim için yalvarırım” dedi Şükran hanım gözlerinden yaşlar akarak, “Benim oğlum çok inatçıdır. Yuvan yıkılır”

“Olmaz, bu işi halledeceğiz hep beraber Şükran anne!”

Hemen annesi ve babasını aradı sonra, bir süre Murat’ın annesi ile onların eski evine geçeceklerini, Murat ararsa artık ona dönmeyeceğini söylemelerini istedi onlardan. Kızlarının tuhaf hallerine alışık olan ailesi bir şey demedi nedenini dinleyince.

Şule bir kaç parça eşya aldı çantasına, Şükran hanımı da alıp çıktılar evden. Ankara otobüsüne bindiler beraber.

Makbule hanım Urladaki ev küöük olunca bütün eşyaları götürmemişti oraya. Arada gelir kalırız Ankara’da diye bir şeyler bırakmıştı burada da.

Murat akşam eve geldiğinde ki sessizlikten annesi ve muhasebecisinin gittiğini düşünüp rahatladı. Demek sabahki konuşma işe yaramıştı. Şimdi gidip karısı ile arasını düzeltebilirdi. Odaya girdiğinde gardırobun kapakları açık ve Şule’nin olmadığını görünce, Senem’in odasına gitti hemen.

“Şule nerede?”

“Annemle gitti” dedi Senem yüzü asıl bir şekilde.

Murat hemen aradı Şule’yi.

Henüz yolda olan Şule açtı telefonu, “Biz annenle Ankara’ya gidiyoruz bundan sonra ikimiz orada yaşayacağız sen de evinde mutlu mutlu otur” deyip kapattı telefonu.

Kavganın kalanı yol boyu mesajla devam etti.

Şule onun hâlâ inat ettiğini anlayınca, “Bir gün beni de kovardın belki evinden, anneni bile kovduğuna göre!” dedi ve bir daha cevap yazmadı Murat’a. Murt sabaha kadar öfkeden bir sürü mesaj attı peş peşe.

Hem yol yorgunluğu hem sabaha kadar süren mesaj trafiği yüzünden uykusuz kalan Şule, nihayet sabaha karşı daldığı derin uykudan uyanıp gözlerini açtığında hava çoktan kararmıştı. başının altındaki sıcaklığın ne olduğunu anlaması için bir kaç saniye geçmesi gerekti. Hemen doğrulup telefonun ışığı ile yatağın içine baktı.

“Murat?” ded şaşkınlıkla.

“Efendim aşkım?” dedi Murat.

“Sen nasıl?” derken telefonun saatine ilişti gözü. Gecenin o on biri olmuştu. Neredeyse on dört saat uyumuştu demek.

“Annen?” dedi sonra yeniden şaşkınlıkla.

“Annem uyuyor”

Her zamanki gibi “Benim annem yok” demeyişi şaşırttı Şule’yi. Rüya mı görüyorum acaba diyerek yeniden dokundu Murat’a.

“Annemle konuştuk, tamam sorun kalmadı” dedi Murat gülümseyerek.

“Ne yani bunun için benim saatlerce uyumam mı gerekiyordu?” dedi Şule iyice şaşırarak.

“Hazır uyanmışken ilişkimizi bir adım daha  ileriye götürmeyi mi denesek aşkım artık. Aylardır sarılıp uyuyoruz sadece” dedi Murat onun kulağına fısıldayarak.

Şule hâlâ inanamıyordu Murat’ın annesiyle barıştığına. Demek peşlerinden buraya kadar gelmişti hemen. Ondan vazgeçemediği için annesini affetmişti. Onu Burcu olduğu için gerçekten Şule olduğu için seviyordu yani.

Kocasının yanına doğru sokuldu yeniden. Uzanıp telefonu bıraktı komodinin üzerine.

“Bence de” dedi fısıldayarak

SON

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s