Kuma – Bölüm 6

Doktor merakla dinledi anlatılanları, “Peki benden ne istiyorsun kısırlık tedavisi mi?”

“Yok doktor hanım. Kocamı ikna edip getirsem kısır olduğunu deyiversen kurtarırsın beni. Elini ayağını öpeyim. Yoksa öldürecekler bunlar beni, köyüme dönmeme de izin vermiyorlar.”

“Allah Allah” dedi doktor, “Olmuyorsa olmuyordur, koca şehir burası doktoru var hastanesi var neymiş bu böyle?”

“Sorma doktor hanım, ilk karısı da hamile kalamadı. Beni getirdiler. Bu adamın problemi var bence ama suçu kadınlarda buluyorlar. Sen buna kısır deyiversen o gariban da kurtulur dayaktan ben de”

“Kısır değilse adam?”

“Değilse de deyiver ki bizi kurtar, bak iki garibanız eline muhtaç. Ağzından bir laf çıkacak hepsi bu.”

“Sen kocanı getirebilecek misin buraya?”

“Getiririm, sen yeter ki he de doktor hanım?”

“Dur bakalım belki gerçekten kısırdır. Al gel kocanı”

“Arkadaşımla kocama bir şey demeyin ne olur? Bir duyulursa kesin öldürürler beni anasıyla beraber”

“Yok söylemem sen merak etme”

Planın birinci aşaması tamamlanmıştı. Sema memnun bir şekilde ayrıldı doktorun yanından hemen eve döndü Şehnaz hanım şüphelenmesin diye.

Hasan yine bir öğlen tatilinde geldiğinde kapıyı ağlayarak açtı ona da.

“Hayırdır” dedi Hasan hemen.

“Şehnaz anam bana gebelik testi yaptırıyor, olmadığını görünce de çok kızıyor. Bak Zarife’de gebe kalamadı. Bir doktor varmış öğrendim. Ona gitsek mi? Yoksa köyden bir kız daha getireceğim diyor Şehnaz anam”

“Yok artık bu annem de delirdi iyice!” dedi Hasan öfkeyle girdi içeri.

“Aman ne olur bir şey deme, yoksa beni mahveder”

“Yok demem.”

Hemen sarıldı boynuna kocasının “Doktora ne diyorsun peki?” dedi gözlerini süzerek.

Doktora gidip muayene olmayı gururuna yediremedi Hasan önce, itiraz etti. Zarife ile de çocukları olmuyordu üç yıldır ama hiç doktor akıllarına gelmemişti.

“Bakıverecek, varsa bir derdimiz çözecek işte daha ne istiyorsun. İkimize de bakacak hem bir sana değil ki?”

Kızın ısrarına, işvesine karşı koyamayan Hasan sonunda kabul etti doktora gitmeyi ama Şehnaz anne ya da Zarife’nin duymayacağına yemin ettirtti Sema’ya.

Bir  kaç gün sonra alışverişe diye çıkıp gittiler doktora. Şehnaz hanım oğlunun gelip karısını alışverişe çıkarmasından çok memnun olduğu için hiç itiraz etmedi. Demek ki karısını güzel görmek istiyordu.

Doktor sonuçların bir kaç güne çıkacağını söyledi onlara. Sema’nın anlattıklarından sonra Hasan’a çok kızgın olduğundan ters ters Hasan’a baktı sürekli. Sonra Sema’nın yalvaran bakışlarını görünce vazgeçti. Böyle kadını köle gibi kullanan adamlardan nefret etmişti ömrü boyu. Bir sürü kadın gelmişti buraya Sema gibi, çoğuna para almadan yardım etmişti. Bu adam birle yetinmemiş iki kadın almıştı üstelik. Normalde yüzüne tükürürdü ama şu kızcağızın hatırına sakin olmaya çalıştı.

Alınan test sonuçlarına göre Hasan kısır değildi ama Sema’ya söz verdiği için ikisine de Hasan’ın kısır olduğuna dair sonuçları kısa mesaj atarak bildirdi.

Hasan’ın başınan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Bu nasıl olabilirdi. Şimdiye kadar kendisinde bir problem olacağı aklına dahi gelmemişti. Hoş karısında bir problem olduğunu da düşünmemişti. Nasılsa olur diyordu hep kendi kendine. Şehnaz hanım ortalığı böyle karıştırmasaydı belki de hiç öğrenemeyeceklerdi bunu. Keşke de öğrenmeselerdi zaten.

Şimdi ne Zarife ne de Sema gebe kalamayacaklardı. O zaman Şehnaz hanım çare aramaya başlayacaktı yine. Üstelik Sema’yı boşu boşuna getirmişlerdi köyden.

“Ah salak kafam şu testi kızın koynuna girmeden yaptıraydım. O zaman köyüne de geri yollardık. ” dedi kendi kendine.

Bir yandan çocuğu olmayacağı fikri de sarsmıştı onu. Bir çeşit noksandı yani o şimdi. Uzun süre telefondaki mesaja baktı durdu kendi kendine.

Sema doktorun sözünü tuttuğuna çok sevinmişti. Planın ikinci aşaması da böylece tamamlanmış olacaktı.

İkisi de Zarife’nin o gün yaptığı gebelik testinden pozitif sonuç aldığını ve aynı saatlerde sevinçten havalara uçtuğunu bilmiyorlardı elbette. O kadar heyecanlanmıştı ki, telefona sarılıp hemen kocasına haber vermek istemişti. Sonra akşam gelince söyleyip yüzündeki sevinci görmek istediğine karar verdi. Akşama bir şey kalmamıştı şurada. Aylardır bu anı bekliyordu bir kaç saat daha bekleyebilirdi.

Hasan bir yandan kısır olmayı gururuna yediremezken, öte yandan Şehnaz hanıma bunu duyurmadan çocuk olmamasını nasıl idare edeceklerini düşünüyordu. Eninde sonunda açıklaması gerekecekti. Sıkıntıdan duramadı iş yerinde, bir saat erken çıkıp yürüyüş yaptı biraz. Neyin daha önemli olduğuna karar veremiyordu şimdi. Kafası iyice karışmıştı. Belki bir doktora daha gidilebilirdi. Bu  doktor yanılmış olamaz mıydı yani? Yanılmadıysa neden çocuğu olmuyordu o zaman? Sema’ya söylese miydi bu sonucu ona bile karar veremiyordu  ama kız doktordan öğrenebilirdi bal gibi. Mesajın ona da gitmiş olacağı nedense hiç aklına gelmiyordu.

Bundan Zarife’ye bahsetmesi iyi olurdu aslında çünkü kızcağız gebe kalamadığı için kahroluyordu. O sır da saklardı. Sema’ya pek güveni yoktu ama ona sonuna kadar güvenirdi. Ah nereden koynuna girmişti şu kızın. Sema ile ikisi çocukları olmasa da yaşayıp giderlerdi. Zaten öyle yapıyorlardı. Şehnaz hanım köyden kuma getirmeseydi her şey olduğu gibi devam edecekti ne güzel. Önce kendini sakinleştirip, kabul etmesi gerekiyordu. Ondan sonra Zarife’ye söyleyecekti. Söyleyecekti ama bu işin içinde Sema’nın olduğunu söylemeyecekti elbette. Yoksa kızın koynuna girdiğini hemen anlardı Zarife aptal değildi. Ona kıza elini sürmeyeceğine söz vermişti.

Akıl danışacağı biri de yoktu çevresinde. Zaten kime gidip ben kısırım diyebilecekti. Yürüyüp durdu ama aklına bir çözüm gelmedi. Sonunda otobüse binip eve dönmeye karar verdi. Bir kaç gün daha düşünecekti kimseyle konuşmadan.

Zarife’nin gözü testi yaptığından beri saatteydi. Hasan’ın en sevdiği yemekleri hazırladı hemen. Sonunda gebe kalmıştı işte. Hasan deli olacaktı bu haberi duyunca. Şehnaz hanım şok olacaktı esas. Böylece kumaya da gerek kalmıyordu. Sema zaten mutsuzdu. Bu haberi duyunca köyüne dönmek isteyeceğinden hiç şüphesi yoktu Zarife’nin. Dönmese bile kocası onu boşayabilirdi. Nasılsa elini sürmemişti ki kıza. Şehnaz hanım kendine can yoldaşı arıyorsa kızla istediği gibi yaşamaya devam edebilirdi. Artık Zarife’lik bir durum kalmamıştı.

Bu arada Sema planın üçüncü aşamasına geçmişti çoktan. Şehnaz hanım eve geldiğinde göz yaşlarına boğuldu yeniden. Bu işte giderek daha iyi oluyordu.

“Kızım ne oldu neyin var?” dedi Şehnaz hanım merakla.

“Sorma anacığım, sorma!”

“Neyi sormayayım kızım ağlıyorsun işte.”

“Sorma çünkü söyleyemem Hasan’a söz verdim”

Hasan’ın adı geçince iyice meraklanmıştı Şehnaz hanım.

“Kız ne oldu söylesene oğluma bir şey mi oldu yoksa?”

“Yok anacım bir şey olmadı”

“Hasta mı o zaman ne?”

“Söyleyemem söz verdim.”

“Alırım şimdi seni ayağımın altına söyle delirtme beni” diye kükredi sonunda Şehnaz hanım.

“Hasan kısırmış Şehnaz ana”

“Sus hadsiz ne biliyorsun sen?”

“Doktora gitmiş.”

“Tövbe tövbe” diyerek koltuğa çöktü Şehnaz hanım.

“Ne doktoruna gitmiş, ne kısırı? Olmaz öyle şey”

Sema hemen cebinden telefonu çıkarıp gösterdi kadına. Şehnaz hanım elleri titreyerek buldu sehpadan gözlüğünü yerleştirdi gözüne ve okudu mesajı.

“Git su getir!” dedi sonra koltuğa yığılıp.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s