Yürek yemini – Bölüm 4

Aradan bir kaç ay geçtikten sonra Kenan, buradaki işinden ayrılıp kendi şirketini kurmak istediğini söyleyince çok şaşırdı Gaye. Bu hiç beklediği bir şey değildi.

“Aslında burada başlamamın sebebi sadece kendi yolumda ilerlerken biraz tecrübe edinmekti” diye açıkladı Kenan, “Şimdi hazır olduğuma inanıyorum. Bunun için gerekli donanım, çevre hepsine sahibim. Şirketi açtıktan bir süre sonra seni de orada görmek istediğimi biliyorsun değil mi? Yani başlangıçta seni riske atmayı asla istemem. Önce işleri oturturum sonra sen  gelirsin ne dersin?”

Kenan’ın sahip olduğu bir şirkette çalışma fikri hoşuna gitmişti Gaye’nin. Aslında ikisinin şimdilik farklı yerlerde çalışacak olmaları hareketlerini de rahatlatcaktı. Bu bir kaç ayda dostlukları çok ilerlemişti ama çıktıklarında şirketten birilerine yakalanacakları korkusu hâlâ geriyordu Gaye’yi.

“Tamam” dedi sevinçle, “Umarım her şey dilediğin gibi ilerler. Peki bana ne iş vereceksin şirketinde?”

“Yönetim kurulu başkan yardımcısı”

“Nasıl yani, benim tecrübem için sence de biraz fazla değil mi bu görev? Batmak mı istiyorsun” diye bir kahkaha attı Gaye.

“Eşim olarak olman gereken yer orası, sevgili karımı daha aşağı bir görevde çalıştıracak değilim herhalde”

Gaye susup kaldı birden. Duyduklarını doğru anladığından emin olmak istiyordu.

“Ne oldu istemiyor musun yoksa?” dedi şaşkınlıkla Kenan.”

“Çok şaşırdım sadece”

“Şaşıracak bir şey yok ki, sensiz yaşayamıyor olduğumu sana  daha  nasıl gösterebilirim ki? Kabul ediyor musun?”

Hâlâ çok şaşkındı Gaye ama bir o kadar da mutluydu. Kalbi yerinden çıkacak gibi atmaya başlamıştı.

“Ediyorum” dedi gülümseyerek.

Kenan hemen planlarını anlatmaya başladı ona sarılarak. Önce şirketi kuracaktı o zamana kadar Gaye burada çalışacaktı. İşleri oturttuktan sonra nikahlarını yapacaklar sonra birlikte çalışmaya başlayacaklardı. Yani Gaye buradan evlilik izni diye ayrılacak ve sonra kocası ile birlikte kendi işinin patronu olacaktı. Öyle heyecanlanmışlardı ki detaylarıyla daha pek çok şeyi konuştular o akşam.

“Yalnız bir şartım var” dedi Kenan.

“Neymiş?”

“Evlenmemiz için daha bir yıl kadar beklememiz gerekiyor biliyorsun, belki biraz daha geçebilir şimdiden öngöremiyorum elbette. Bu sürede büyük annemin bana öğrettiği bir yemini yapacağız  seninle birlikte.”

“Ne yemini?”

“Yürek”

“Yürek yemini mi hiç duymadım böyle bir şey. Nasıl yapılıyor?”

Elini cebine atıp, on tane pirinç çıkardı Kenan. Beş tanesini ayırıp Gaye’nin önüne bıraktı, kalan beş taneyi de kendi önüne.

Gaye ne olduğunu anlamadan izliyordu onu.

“Bu pirinçler özel, bana büyük annem tarafından verildiler ve yıllardır bu anı bekliyorlar.”

“Snava girerken okunmuş pirinç yuttururdu arkadaşımın annesi öyle bir şey mi?”

“Bu çok daha özel bir şey.”

“Nasıl yani?”

“Şimdi biz bu pirinçleri yutacağız ve bu yüreklerimizin yerini değiştirecek. Yani benim yüreğim sana emanet olacak, senin ki de bana. Birimizden birimiz sözümüzden dönecek olursak, yüreklerimiz bizi uyaracak böylece. Sevgimiz bizi koruyacak.”

“Anlamadım gerçekten” dedi Gaye merakla.

“Şöyle bu pirinçleri yuttuktan sonra kalplerimiz birbirine ihanet edemez. Bu bir yemin.”

“Ederse ne olur?”

“Kalplerimiz zarar görür”

“Kırılma anlamında mı?”

“Hayır fiziksel olarak.”

“Bu biraz ürkütücü değil mi?”

“Hayır neden olsun? Bu sadece birbirimize verdiğimiz bir yemin düşünsene çok güzel değil mi? Ömrümüzce birbirimizden başkasını sevmeyeceğimize söz vereceğiz. Ben verebilirim. Peki ya sen?”

“Ben de verebilirim elbette.”

“İstersek bu yemini edip, sonra hemen unutabiliriz ama yemin işlemeye devam eder.”

“Neden unutmak isteyelim  ki? Aksine hatırlamamız gerekmiyor mu?”

“Yüreklerimiz hatırlayacak biz değil. Hazır mısın ?”

“Hazırım”

İkisi birden kendi önlerinde duran pirinç tanelerini alıp yuttular suyla birlikte.

“Peki şimdi ne olacak?” dedi Gaye kendi bardağını masaya bırakırken.

“Biraz saçların dökülebilir, sonra tırnak uçlarında da morarma olacak.”

“Ne? Nasıl yani?”

“Şaka  yapıyorum. Hiç bir şey olmayacak hepsi bu. Biz seninle yürek yemini ettik az önce ömür boyu birbirimizin kalacağımıza dair.”

O gününa ardından Kenan kendi şirketini kurmak için ön hazırlıklara başladı. Her şeyin hazır olduğuna inandığı zamanda şirketteki görevinden istifa etti. Patronlar Kenan’ın istifası ve ardından kendi şirketini kurmasından pek hoşlanmamışlardı aslında. Kenan iyi bir elemandı birincisi, ikincisi şimdi onların rakibi durumuna geçmişti.

Kenan şirketi ayakta tutup, ilerletebilmek için iki yıla yakın ciddi bir mücadele verdi. Gaye işten çıkınca onun yanına gidiyor ve işleri halletmesine yardımcı olmaya çalışıyordu. Her şey yolunda gidiyordu, biraz umduklarından uzun sürmüştü ama yolundaydı. Kısa bir süre sonra evlenmeleri için  bir engel kalmayacaktı. Önlerinde büyük bir ihale ve güçlü rakipleri vardı. Bu son virajdı. Bu ihaleyi alırlarsa her şey hayal ettikleri  gibi gidecekti. Alamazlarsa çabalarının büyük kısmı boşa gidecek ve yeniden başlangıca yakın bir noktaya döneceklerdi.

“Lütfen dua et” diyordu Kenan sürekli Gaye’ye. Olurda bu işi alamazsak şirket kapatmak zorunda kalabilirim., “Sana bir söz verdim ve onun tutacağım, sadece yönetim kurulu başkan yardımcısı olmak için biraz bekleyeceksin belki. Olur değil mi?”

“Elbette olur seni Yönetim Kurulu başkanıyken tanımadım ben unuttun mu? İkimizde çalışırız merak etme.”

Bütün bu zaman içerisinde Nedim’in Gaye’ye olan ilgisi de giderek artmıştı. Kenan ayrıldıktan sonra ona birlikte olduklarını söylemişti ama oğlan sanki hiç duymamış gibi etrafında dolanmaya devam ediyordu. Hâlâ Sibel hanımın emrinde ve aynı pozisyonda çalışmaya devam ettiğinden sabrediyordu Gaye. Nasılsa Kenan ile kendi işlerini yapacaklardı eninde sonunda. Bu  arada Nedim geçtiği birimde yönetici olmuştu çoktan.

Bir akşam mesainin bimesine yakın odasına çağırdı Sibel hanım onu.

“Otur bakalım Gayeciğim seninle konuşmak istediğim şeyler var” dedi büyük bir ciddiyetle.

Gaye sessizce oturdu gösterilen yere. İki yıl içerisinde sessizliği ile ilgili değişen bir şey olmamıştı.

“Kenan ile nasıl gidiyor?” diye sordu Sibel hanım kaşlarını kaldırarak. Elbette onunla Kenan hakkında bir şey konuşmamıştı ama Nedim’in annesine söylemiş olduğu tahmin edilemez bir şey değildi.

“İyi teşekkür ederim” dedi nazikçe

“Coşkunoğlu ihalesine hazırlandığını duydum”

“Kenan’ın işleri hakkında çok bilgim yok”

Güldü Sibel hanım.

“Ben çok uzun zamandır bu sektördeyim Gaye. Bu deneyim bana aynı zamanda güçlü bir çevre de kazandırdı. Coşkunoğlu ailesi ile de tahmininden fazla bir yakınlığım var”.

Gaye sözün nereye gittiğini anlayamamıştı.

“Onlara telefon açıp, Kenan’ın bize kazık atarak işten ayrıldığını söylersem. O ihaleyi asla alamaz”

“Anlamadım bunu neden yapacaksınız ki? Bizim şirketimiz o ihaleye girmiyor bile!” dedi Gaye şaşkınlıkla.

“Bunun şirketle bir ilgisi yok Gaye’ciğim. Tamamen özel bir mesele.”

Gaye iyice şaşırmıştı. Kenan, Sibel hanımın ona bu kadar kin tutmasına neden olacak ne yapmış olabilirdi ki?

“Nasıl özel bir mesele açabilir misiniz biraz anlayamadım?”

“Kenan’ı severim iyi çocuktur, onun başarılı olması beni de sevindirir çünkü şirketimizde yetişmiş bir genç.”

“O zaman sorun ne?”

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s