Zehirli yılan – Bölüm 7

Zehra, Armağan ve Melisa ile yola çıktığında biraz tedirginlik hissetmeye başlamıştı. Hiç tanımadığı bir adam ve kızıyla bilmediği bir şehire gidiyordu. O hatırlamasa da Armağan gördüğünde onu hatırlamıştı.

“Paraya ihtiyaç falan hikayeydi değil mi?” dedi dikiz aynasından kızıyla arkada oturan Zehra’ya bakarak. Yola erken çıktıkları için çocuk daha araba hareket eder etmez uyumuştu.

“Şey evet biraz uzaklaşmam gerekiyordu sadece.” dedi Zehra utanarak.

“Sorun değil ben de bazen uzaklaşmak istiyorum ama..” başıyla kızını işaret etti.

Melisa altı yaşında dünya güzeli bir çocuktu. Henüz çok fazla konuşacak fırsatları olmamıştı ama onu görür görmez kanı kaynamıştı Zehra’nın. Anlaşacaklarından hiç şüphesi yoktu.

“Daha önce çocuk baktın mı?” dedi Armağan yeniden söze girererek.

“Hayır ben hep yatılı okullarda büyüdüm. Yurtta yani.”

“Anlıyorum”

“Kızmadınız değil mi? Yani ben kızınıza iyi bakarım lütfen endişeniz olmanız. Para falan da istemem.”

Güldü Armağan.

Sessizce devam ettiler yola, arada bir Armağan’ın  dikiz aynasından bakan gözlerine denk geldi ama kızını kontrol ettiğini biliyordu.

Beş saatlik bir yolculuğun ardından nihayet Armağan’ın görev yapacağı yere geldiler. Onlar için ayarlanan ev, tek katlı müstakil bir evdi. Böyle bir şey beklemeyen Zehra çok memnun oldu evi görünce. Araba durur dumaz uyanan Melisa’da bahçeye koşturdu hemen.

“Siz bekleyin, ben anahtarı alıp geleyim” dedi Armağan.

Zaten mobilyalı olan geçici daireye yerleşmeleri çok sürmedi. Armağan’ın hemen göreve başlaması gerektiği için Zehra, minik Melisa ile yalnız kalmıştı ilk günden.

“Ne yapmak istersin?” diye sordu kahvaltılarını yaptıktan sonra.

“Bilmem” dedi çocuk.

“Bebeklerinle oyanayalım mı?”

“Hayır.”

“Sana kitap okuyayım mı?”

“Hayır ama çıkıp ‘Ne olmuş?’ oynayabiliriz.”

“O oyunu bildiğimi sanmıyorum.”

“Gel” diyerek kalktı çocuk heyecanla masadan ve bahçeye çıktı. Zehra ne yapacaklarını anlamadığı için takip etti onu. Melisa bahçe duvarının üzerine oturup, ona da yanına oturması için işaret etti.

Dikkatle yola ve  çevreye bakıyordu. Zehra’da ne yapacaklarını anlamadığı için sessizce bekliyordu yanında. Yaklaşık on dakika geçtiği halde oyun başlamadığından merak edip sordu ; “Neyi bekliyoruz?”

“Sabırlı olmalısın,” dedi çocuk büyük bir ciddiyetle, “yoldan biri geçsin diye bekliyoruz.”

“Neden peki?”

“Çünkü onun yüzüne, yürüyüşüne ya da elindeki bir şeye bakıp ‘Ne olmuş?’ diye düşüneceğiz. Biz babamla hep oynarız.”

“Hiç duymamıştım bu oyunu.”

“Biz uydurduk çünkü. Burası bizim evimiz kadar hareketli değil sanırım. En iyisi oturduğumuz duvarla oynayalım.”

“Nasıl yapacağız?”

“Bu duvarı kim yapmış, nasıl  bir hayatı varmış onu bulmaya çalışacağız?”

“Tamam. Sen başla o zaman.”

Melisa oturduğu yerden inip duvarı incelemeye başladı; “Bence bu duvarı yapan adamın gözleri iyi görmüyormuş.”

“Neden?” dedi Zehra gülerek.

“Çünkü taşların hepsini eğri dizmiş. Sıra sende ?”

Bu kez Zehra kalkıp inceledi taş duvarı.

“Bence bu duvarı yapıldığı sırada yan bahçede bir şeyler oluyormuş. Adam ona bakmaktan duvarı düzgün örememiş.”

Gülümsedi Melisa ; “O sırada yan bahçede bir adamla kadın kavga ediyormuş.”

“Adam eve içkili geldiği için kadın çok sinirliymiş.”

“Aslında adam kadına kızdığı için içiyormuş.”

Neredeyse iki saate yakın kahkalar atarak oynadılar oyunu. Söyleyecek bir şey  bulamayınca komik ve saçma şeyler söylemek zorunda kalıyorlardı. Zehra da en çok Melisa kadar eğlenmişti oynarken.

Akşam Melisa babasına Zehra ile “Nasıl olmuş” oynadıklarını anlattı. Armağan gülümsedi ikisine birden, “Umarım eğlenmişsindir Melisa başladı mı saatlerce bırakmaz.” dedi Zehra’ya bakıp.

“Harika vakit geçirdim. Öğrendiğim en yaratıcı oyun.”

“Babam bir sanatçı çünkü” dedi Melisa gurur duyduğunu belli ederek.

“Öyle mi ne yapıyor?”

“Resim, heykel, müzik, hikaye aklına ne gelirse.”

“Abartıyor” dedi adam yemeğini yemeğe devam etti.

Bir haftanın sonunda Melisa ve Zehra birlikte harika vakit geçirmeye başlamış çok iyi arkadaş olmuşlardı. Zehra çocuğun değil de, çocuk onun bakıcısı gibi her gün bir yenilikle çıkıyordu karşısına. Babası ile geçen tüm vakitleri boyunca bir sürü oyun uydurmuşlardı beraber. Bu da Melisa’nın hayal gücünü inanılmaz derece geliştirmişti. Altı yaşında bir kız için seçtiği sözcükler, algısı, ifadeleri hepsi gerçekten inanılmazdı. Annesi olmayan  bir çocuğu böyle yetiştirebilmek gerçekten olağan üstü gözükmüştü Zehra’ya. Kendi annesinin ona büyürken söylediklerini düşündü ister istemez. O daima insanlardan kendini koruması ve hayatını garantiye alacak her adımı mantığı ile atması için yetiştirilmişti.

Müzik, resim, sanat ya da hayal gücünü tetikleyecek herhangi bir eğitim almamış. Böyle keyifli oyunlara hiç dahil olmamıştı. Ata binmiş, tenis oynamış daima öğretmenler gözetiminde eğlenmişti.

Bir haftadır Melisa ile yaşadıkları inanılmaz gelmişti ona. Sanki altı yaşında bir kız çocuğu olup yeniden büyüyecek gibi hissediyordu. Bu  defa hayatı keşfeden ve ondan zevk almayı bilen bir çocuk olarak.

Nefise her gün arıyordu Zehra’yı. Melisa ile yaptıklarını öğrenince çok mutlu oluyordu. Zehra Melisa ile vakit geçirdikçe, Nefise’nin de nasıl böyle olabildiğini anlamaya başlamıştı.

“Bunun büyük bir aile olmakla  ilgisi yok.” demişti Nefise, “Hayata nasıl baktığınla ve  nelere değer verdiğinle ilgisi var. ”

Haftasonu Armağan çalışmadığı için etrafı keşfetmek için dolaşmışlardı beraber. Baba kızın ilişkisini izlerken iyice hayran  olmuştu onlara Zehra. Onlar baba kız değil, iki küçük çocuk oluyorlardı beraber. Pazar günü gittikleri piknikte sopalardan harika oyuncaklar yapmıştı babası Melisa’ya. Gerçekten yetenekli bir adamdı. Zehra’nın yapılanları hayranlıkla izleyişini görünce ona da yapmıştı bir tane.

“Bütün bunları nasıl yapabiliyorsun?” dedi Zehra, Melisa oyuncakları ile oynarken.

“Nasıl yani?” dedi Armağan gülerek.

“Yani Melisa o kadar mutlu bir çocuk  ki, kendi yaşantımın ne kadar boş olduğunu anlıyorum ona bakınca. Demek istediğim sen tek başına?” durdu sonra, “İleri gitmiyorum değil mi?” dedi endişeyle.

“Hayır gitmiyorsun.” dedi Armağan. Gerçekten çok az konuşuyordu aslında. Konuşmaktan çok yaşıyordu daha da doğrusu. Her şeyden uzaklaşmak için çok doğru bir adreste olduğunu düşündü o gün uyumadan önce.

Bir kaç hafta sonra o ciddi, duyguları yokmuş gibi yaşayan Zehra’nın  içinden, heyecanlı, mutlu bir çocuk çıkmıştı yeniden. Bütün gün Melisa ile harika vakit geçiriyorlar. Akşam olunca üçü birlikte sohbet edip, hayaller kurup, oyunlar uyduruyorlardı.

Armağan Zehra’daki değişimi mutlulukla izliyordu. Nefise onun mesafeli ama iyi bir insan olduğunu söylediğinde Melisa’ya uygun olup olmadığını düşünmüştü biraz.

“Zaten üç dört ay geçireceksiniz.” demişti Nefise onun sesindeki endişeyi hissedince.

Zehra çok güzel bir kızdı gerçekten ama içindeki çocuk çıkmaya başladıkça içinin daha da güzel olduğunu keşfediyordu Armağan. Aslında öyle saftı ki, hayatı boyu bir fanusun içinde yaşamışta, her şeyi yeni keşfediyor gibiydi Melisa ile birlikte.

Resim yapmaya yeteneği olduğunu keşfetmişlerdi beraber. Bir akşam hepsi ellerine kağıt kalem alıp seçtikleri bir konuda kim daha detaylı şeyler çizebilecek diye bir oyun başlatmışlardı. Melisa onun çizdiklerini çok beğenmişti.

“Gerçekten iyi çiziyorsun” diyerek desteklemişti Armağan’da. Ertesi akşam ona bir tuval ve boya seti getirmişti işten dönerken. Fırçayı önce kendi alıp, nasıl kullanacağını göstermişti ona.

“Ne çizeceğim peki?”

“Onu yüreğin söylecek.” demişti gülümseyerek ve gidip yatmıştı.

Tanıdığı kimseye benzemiyordu Armağan. İnsanın kendini, içindekileri bulmasına yardım eden bir sihirbaz gibiydi. Onunla yıllardır kendini hiç tanımadığını keşfediyordu Zehra. İçinde olan  bitenden hiç haberi olmamıştı.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s