Yazılarım

Mutlu düşler ve gülüşler..

Hayal kurmanın tek riski, kırıklarının yüreğinize batacak olmasıdır.

Hayal kurmak, çoğu zaman bir şeylerin olmasını dilemektir aslında. Pek çoğumuz, çocukluğumuzdan uzaklaştığımızda, hayal kurmayı da bırakırız. Sanırız ki, hayal kurmak, gerçek olmayan bir dünyada yaşamak gibidir ve aslında bu kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.

Oysa başta Einstein olmak üzere, pek çok bilim insanı, doğu veya batı felsefeleri, inanç sistemleri, bazı kişisel gelişim akımları ve yeni dünya fiziği kuantum, hayal kurmanın gücünü bize çeşitli şekillerde ifade etmeye çalışırlar.

Hayal kurmak imgelemenin başlangıcıdır. Güzel bir şeylerin olmasını hayal etmek, o güzel şey üzerinde düşünerek, bir enerji yaratmaktır. Hayal kurmak, iyi bir şeyler olmasını istemek, mutlu olmayı düşlemek ve bu mutluluğun koşullarını hayalin içinde oluşturarak, aslında henüz gerçekleşmemiş bir senaryoyu yazmaktır. Tıpkı bir yazarın yaptığı gibi ama, kendi hayat kurgumuz üzerine geliştirilmiş, yeni bir veya birden çok sahnedir ve mutluluk verir.

Güçlü bir imgeleme ile hayatımıza istediklerimizi çekebileceğimizi söyleyen pek çok öğreti vardır. Herhangi bir şeyi imgelemek için önce onu düşünmek, hayal etmek ve gözümüzde canlandırmak gerekir. Hayal gücünü yok sayan insanlar, imgeleme aşamasına geçemeyeceklerinden, bunun da bir safsata olduğuna inanırlar. Oysa günümüz ve geleceğin fiziği bize bunun mümkün olduğunu ispatlama uğraşındadır.

Bir adrese varmak istediğinizde, eğer adresin yer aldığı muhiti biliyorsanız, oraya varmak için önce nerede olduğunu hayal edersiniz, gideceğiz yeri gözünüzde canlandırırsınız, ardından oraya ulaşmak için kullanacağınız yol ve yöntemleri hayal edersiniz. Aslında bunu yüksek bir farkındalıkla yapıyor olmasanız bile, yola çıkmadan önce zihninizde gerçekleşen bunlardır. Ya da birisi size bilmediğiniz bir adres tarif ettiğinde, söylenenleri gözünüzde canlandırmaya gayret ederseniz. Örneğin  “Yokuşun sonundaki yeşil binadan sola döneceksin” denildiğinde bunu oraya vardığımızda hatırlayabilmek için yaptığımız, bir yokuşta yer alan yeşil bir binayı hayal etmektir.

Ya da birisi size hiç gitmediğiniz ama anlatımını çok beğendiğiniz bir yerden bahsettiğinde, orayı gözünüzde canlandırmaya çalışırsınız.

Aslında günlük hayatımızın içinde ve yine günlük hayatımızı devam ettirebilmek için, defalarca yaptığımız bu küçük alıştırmalar, hayal ve imgeleme gücümüzün sayesinde olur.

Hepimizin doğuştan sahip olduğu bu özelliği geliştirmek, hayatımızın içinde daha verimli kullanmak ve hatta olmasını istediklerimizi kendimize çağırmak bizim elimizdedir. O zaman öncelikle hayal gücünün işe yaramaz bir şey olduğunu aklımızdan silmekle başlayabiliriz.

İnsanoğlu, hayal gücü olmasaydı, sanayi, teknolojik ve sanatsal gelişimini asla bu günkü seviyeye taşıyamazdı.

Örneğin bundan otuz yıl önce hiç  birimiz yeni iletişim şeklimizin internet ve sosyal medya olacağını hayal edemezdik, hatta cep telefonlarının varlığını bile hayal edemezdik. Bu cümlelerde yer alan “hayal edemezdik” ifadesi, bunların hepsinin birilerinin hayal güçleri sayesinde ortaya çıktığını söylemiyor mu size? O halde hayal gücü aynı zamanda edindiğimiz bilgi, tecrübe ve  benzeri her  tür doneyi bir araya getirip, daha önce var olmayan ya da yaşanmamış bir şeyi ortaya çıkarmak için ilk adım olabilir.

Elbette amacımız icatlar yapmak değil çoğumuzun, ama icat sadece toplumsal fayda amacıyla yapılmaz, bazen  de kendimiz için yapılır diye düşünüyorum ki, bizi mutlu edecek anlar icad etmek için de yine hayal gücümüze ihtiyacımız var.

Okumayı çok sevdiğimiz, romanlar, izlemeyi çok sevdiğimiz diziler, filmler, bize farklı duygular hissettiren şarkılar, resimler ve şiirler birer hayal gücü ürünüdür.

Hayatımızın bu kadar içinde olan bir gücü kendimizden uzaklaştırmak veya faydasız görmek size hala anlamlı geliyor mu?

Hayal kurmak imgelemenin başlangıcıdır, güçlü bir imgeleme bulunduğumuz alanda, zamanda var olmayan bir şeyi, bulunduğumuz alanda ve zamandaymış gibi hayal edebilme gücüdür. Bu öyle bir güçtür ki, bulunduğumuz zaman ve alandan çıkarak, hayal ettiğimiz zaman ve alana bir yolculuk yapabiliriz. Karşımızda gerçekte var olmayan bir hayali, gözlerimizi kapatıp, tüm duyularımızla hissedeceğimiz şekilde var ederek hayal etmek imgelemektir.

Pek çok öğreti bu şekilde yapılabilen imgelemenin sonuçlarının etkili olduğunu dile getirir. Sadece elimizi şakağımıza koyup, düşüncelere ve hayallere dalmak imgelemek değildir, imgelemek için gerekli başlangıçtır sadece. Düşüncelerimiz birer enerjidir ve her enerji benzer enerjilerle buluşmak için yolculuk yapar. Bu düşünceyi imgeleme ile güçlendirmek, imgelediğimiz şeyin çevremizdeki benzer enerjilerle bir araya gelmesini sağlayarak aslında onu bize çağırır. Bu anlattıklarımın elbette bilimsel açıklamaları olsa da, ne yazık ki ben size bunları detayları ile anlatabilecek bir bilim insanı değilim.

Hayal kurmak bir niyettir, bu niyeti diğer her şeyden ne kadar arındırıp, güçlendirebilirseniz o zaman niyetiniz mutlaka karşılık bulacaktır. Bir niyetle başlayıp, gerekiyorsa o niyete varmak için yapılması gerekenleri de tamamladığınızda, zaten evren sizi eli boş çevirmeyecektir.

Niyetin içinde ne kadar çok farklı şey eklerseniz, niyetinizin gücü o kadar azalır. gerçekleşmesini istediğiniz niyetlerniz için yalın ve net bir imgeleme gerekir. Örneğin bir ev, bir araba, bir eş, bir çocuk istiyorum diyerek hepsini aynı anda imgelemeye çalışmak zordur ve dikkatiniz dağılır. Sonuçlarını tam hesaplayamadığınız bir gelecek istemenize neden olabilir. Oysa “İçinde ailem ile birlikte mutlu ve huzurla yaşayacağım evimin bahçesinde, her hafta sonu arabamı yıkayacağım” için niyet etmek zaten saydıklarımızın bir kaçını içinde barındırdığından imgelemesi ve dilemesi daha kolay bir niyettir. Tek başına bir ev, bir eş, bir araba,bir çocuk istediğinizde tüm bunlarla “mutlu ve huzurlu” yaşayacağınızı bilebilir misiniz? Oysa bunları  istemekteki amacınız, onlara sahip olduğunuzda zaten mutlu ve huzurlu olacağınızı düşünmenizdir.

O halde niyetlerinizi, hayallerinizi ve isteklerinizi oluştururke, egonuza, arzularınıza ve heveslerinize yenilerek değil, düşünerek kurgu yapmanız gerekir.

Bununla ilgili eskilerin alttığı bir hikaye vardır.

Yaşı oldukça ilerlemiş kör bir adam, fakirlik içinde bir tanecik oğlu ile yaşamaktaymış. Günlerden bir gün bu adamın yüzüne şans gülmüş ve yaptığı iyilikler karşılığında sadece tek bir dilek hakkı olduğu söylenmiş.

Adam dileğini dilemeden önce uzun uzun düşünmüş, hem görmeyen gözlerinin açılmasını, hem fakirliğin sona ermesini, hem de biricik oğlunun mutlu bir yuva kurmasını istiyormuş. Ama tek bir dilek hakkı ile bunlardan hangisine öncelik vereceğini bilemiyormuş.

Bir süre sonra öyle bir dilek dilemiş ki, hepsi birden gerçekleşmiş. O vakitlerde zengin ailelerin çocukları evlenmeden  önce süslenmiş, gösterişli bir atın üzerinde gezdirilirlermiş nikahtan önce, bunu hatırlayan adam dileğini şöyle dilemiş;

“Ben biricik oğlumun at üzerinde evlendiğini görmek  istiyorum.”

Bu dileğin içindeki diğer üç dileği görebilmeniz için sanırım bir açıklama yapmaya gerek kalmadı.

Yine eskiler der ki “Bazen hızır kapısı açık olur, ve ağzından çıkan pat diye gerçekleşir.” Bu hem düşünerek konuşmak, hem de eski insanların niyetlerin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak için söylenmiş bir sözdür.

Söylediklerine dikkat et; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerine dikkat et; duygularına dönüşür. Duygularına dikkat et; davranışlarına dönüşür. Davranışlarına dikkat et; alışkanlıklarına dönüşür. Alışkanlıklarına dikkat et; değerlerine dönüşür. Değerlerine dikkat et; karakterine dönüşür. Karakterine dikkat et; kaderine dönüşür

Mahatma Gandhi

Mahatma Gandhi’nin bu sözü de işin bir başka boyutunu hatırlatır bize, dikkat ederseniz burada bahsedilen bellirli bir amaç için hayal kurmak, imgelemek ya da niyet etmek değildir.

Burada bahsedilen hayatın her anında yaptığımız düşünce eyleminin sonuçlarıdır. Yani evren, bizim bir şeylere niyet ettiğimizde kulağını dört açıp bizi dinleyen, diğer zamanalarda ise bizi düşüncelerimizle başbaşa bırakan bir sistem değildir. Evren niyetlerinizdeki, önceliği, iyiliği veya kötülüğü ayırdetmez. Düşündüğünüz her şeyi bir niyet olarak algılar.

İyi düşün,

İyi olsun.

Budha

Çoğu zaman hep korktuğumuzun başımıza gelmesinden şikayet ettiğimiz durumlarda, belki de ilk hatırlamamız gereken budur. Bir şeyin olmasından korkarak yaşadığımızda, bu bir niyete dönüşür ve evren onu çağırdığımızı düşünerek getirip önümüze serer, böylelikle “aklınıza gelen her an, başınıza gelebilir.”

Hayal gücü ile başlayıp konuyu buralara kadar getirdik, devam edersek, karma veya benzeri noktalara da ulaşabiliriz. Bahsedilen konularla ilgili, semavi dinlerde, felsefi öğretilerde, kişisel gelişim konularında ve kuantum fiziği ile ilgili makalelerde dilediğiniz kadar bilgiye erişebilirsiniz. Sizin için hangisi daha inandırıcı ise onu araştırıp, detaylarını öğrenebilirsiniz.

17/İSRÂ-11: İnsan iyiliğin gelmesine dua ettiği gibi, kötülüğün gelmesine de dua eder. Esasen insanoğlu acelecidir.

Kur’an

Söylemek istediğim, sadece anlık düşüncelerinizle birlikte bu kadar güce sahipken, o düşünceleri hayal gücünüzle birleştirdiğinizde neler olabileceğinin farkında olmalısınız.

Hayal gücü bilgiden önemlidir.

Albert Einstein

O halde hayal kurarken ve düşüncelerimizin ve niyetlerimizin farkında olmalıyız hepimiz. Hayal kurmanın gücünü sorgulamadan, çocukluğumuzdaki gibi, kapılarımızı ona açmalıyız, herkes için güzel bir dünya düşleyerek, düşünerek, imgeleyerek, anlık düşünce ve davranışlarımızı bu yönde geliştirerek belki bir gün cennetimizi yaratabiliriz.

Ne demişler;

“Ağzını her zaman hayıra aç!”

Mutlu düşler, ve gülüşler hepinize..

Kategoriler:Yazılarım

2 replies »

  1. Mükemmel bir anlatımınız var. Emeğinize sağlık. Eşimle hep bir hayal kurarız ve o hayalin peşinden koşmaya çalışırız. Yazınızın Kuran’da geçen 17/İSRÂ-11 suresinin geçtiği paragrafı okuyordum ki, eşimde başka bir yerden bana isra suresinin 13 ayetini okudu. bu güzel tevafuk ile selamlıyoruz sizi. İki gezgin aşığın da dediği gibi, Gezini gezin, dönün.

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s