Bir Kahvelik Okumalar

Yarışma başladı

Kalkalı bir saat olmuş olmasına rağmen, uyku bir türlü ayrılmak istemiyordu bedeninden ve gözlerinden. Şimdi yeniden yatsa, anında derin bir uykuya dalacağından emindi. Oysa dışarıdaki işleri yüzünden erken çıkması gerekiyordu evden. Saate bakıp, biraz vakti olduğunu anlayınca, ayılmak için bir kahve içmeye karar verdi. Uyandığından beri içip durduğu bir kaç bardak çay ayılmasına yetmemişti. Bu gün erken çıkacağını bile bile oyalanıp geç yatmıştı akşam. Yaptığı sadece örgü örmekti ama, bir sıra daha, bir sıra daha öreyim derken gece yarısını bulmuştu. Bu tür şeyler yapmayı oldu olası çok severdi ama, çekirdek çitlemek gibi eline aldı mı bırakmak bilmiyordu. 

Garip bir mutluluk veriyordu ona, ellerinin makina gibi işleyip bir şeyler ortaya çıkarması. Çocukluğundan beri hep yaratıcı işlerden hoşlanmıştı zaten. Bir şeyi yapmaya karar verdiğinde, onu yapacak bin bir çeşit yol ve varılacak farklı sonuçlar bulurdu. Bazen bir şeyi yapmaya karar verip, bambaşka bir şeyle bitirdiği bile olurdu. Doğaçlama üretmek hoşuna gidiyordu. Sonucu kendi bile bilmediği sürpriz şeyler üretiyordu böylece. 

Pek çok şeye yeteneği vardı ama, ortaya somut ve işe yarar şeyler çıkarmak, hele ki insanların vazgeçtikleri şeyleri yenileyerek kullanıma uygun hale getirmek en sevdiği şeylerden biriydi. Evin bir odası hayal gücüne göre bir araya gelip yenilenecek malzemelerle doluydu. Eski eşyalar, şişeler, kumaşlar, giyilmeyen giysiler, boyalar, fırçalar ve şişler. 

Yaptığı şeyi doğaçlama yaptığı için, hiç bir ürettiğinden bir tane daha olmuyordu. Çünkü kafasının içinde yapmayı planladığı o kadar çok şey vardı ki, herhangi birinden bir tane daha yapayım dese, sıradaki heyecanlı süreci ertelemiş olacaktı. Her iş bir maceraydı ona göre bu yüzden. Sürekli birini bitirip, diğerine geçmek istiyordu. Bu yüzden de bu sabah olduğu gibi uykusuz kaldığı için ayılmakta zorluk çekiyordu. 

Aslında böyle zamanlarda eğer evden çıkmayacaksa bir iki saat kestirip kendine gelirdi. Gerçi o zamanda yapılacak onca şey varken zaman boşa gidiyor, gün hemen tükenmiş gibi geliyordu ama, uykusunu tam alamayınca halsiz ve gergin oluyordu bir süre sonra. O ayakta olsa bile yaratıcılığı derin bir uykuya dalıyordu. 

Kendisi için özel hazırladığı köşesine geçip kahvesini keyifle yudumladı. Kahveyi fincana boşalttıktan sonra, mutfaktaki çiçekleri sulamaya giriştiği için biraz soğumuştu. Her işi böyle yapardı, aslında bir çok işi bir arada yapardı daha çok. Onu yaparken, ona geçer, onu yaparken ona geçer, ama hiç birini yarım bırakmadan tamamlardı. Bir iş yapılacak vakitten biraz fazla bir zamanda, birden çok iş yaptığı içinde daha çabuk yorulurdu tabi ama, bir çok işi halledip kafasından atmış olmaktanda mutluluk duyardı. 

Şu düşündüklerini birini duysa çok hızlu ve çalışkan olduğunu düşünebilirdi belki ama bazen de bütün gün uyuyabilir ya da hiç bir şey yapmadan akşama kadar oturabilirdi. Onca koşturmalı günden sonra bedeni ve zihni iflas ettiği için oluyordu belki de bu döngüler. Güne dengeli yaymayı başarsa belki her şey daha kolay olacaktı ama yapısı öyle değildi. 

Yemek yapacağı zaman da dolaptan yapacağı çeşit yemek için tüm malzemeyi çıkarır, önce tüm sebzeleri yıkar. Önüne çeşit sayısı kadar tencere alır, hepsinin tuzunu yağını ekler, önce tüm soğanları, biber ve domatesleri doğrayıp tencerelere bölüştürür, onları ocağın üzerine koyup, çeşidine göre diğer sebzeleri doğramaya geçerdi. Tabi o dolaptan çıkanları yıkarken, buzluktan çıkan kıyma veya kuşbaşı etleri de çözdürmeyi atlamazdı. Böylece çok tencere yemeği aynı anda ocağın üzerine koyar, onlar pişerken başka işlere girişirdi. Düzenli bir yıkama, doğrama, pişirme aşaması geçirdiği için, tencereler ocağa yerleştiğinde tezgahın üzerinde ne kirli br şey, ne de ıslaklık kalırdı. Bir mutfak robotu gibi her defasında aynı şeyi yapar, bir yemeğin hazırlanacağından biraz fazla bir sürede bir çok yemek yapardı. Hatta çoğu zaman doğrama aşamasında bir sonraki pişirme sürecinin buzluğa atılır malzemelerinide doğrar, poşetlere yerleştirip hazır ederdi. Garantici bir tarafı da her zaman vardı, zaman az olduğu zamanlarda risk almayı sevmezdi.

Tüm bunları düşününce, kendisini sessiz film dönemlerinde çekilen, hızlandırılmış karakterlere benzetti. Aslında tüm bu koşuşturma ya da acele vakti olmadığından değildi, yapısı öyleydi sadece. 

Saat dokuza geliyordu, tüm evi toplamış, kahvesini de içmişti, saat onda evden çıkmayı planladığı için, hazırlanmaya dokuzda başlamaya karar vermişti. Nasılsa hazırlanırken de bir çekmece düzeltecek, gözüne takılan bir iki şeyi de halkedeceği için ancak zaman yeterdi. Örneğin çamaşır makinası çalıştırılacaktı ki geldiğinde onları hemen assın, yarına kurusunlar. Nasılsa hazırlanırken banyoya uğrayacak, o sırada da makineyi kuruverecekti. Evin içinde bir odadan diğerine geçerken bile, bir şeyler yapıyor ve planlıyor olmasına güldü kendi kendine. Neden bir kaç gün iflas edecek kadar çok yorulduğunu anlıyordu şimdi ama, o böyle yaşamayı seviyordu. Her şeyi yaparak, plansız ama düzenli yaşıyordu. 

Hayatı boyu bir işi bitirip öbürüne geçtiği olmamıştı, mutlaka bir işin içine otuz iş sokup onları da hallederdi. Hallederdi çünkü hiç bir işi yarım bırakmayı sevmezdi. Sevmezdi çünkü yarım bıraktığı zaman, kafasını yastığa koyduğunda o yarım işler için bin bir yöntem geliştirmeye devam ederdi beyni ve uykusu kaçardı. 

Saat nihayet dokuz olmuştu, tüm bunları yapmaktan değil de, düşünmekten daha çok yorulduğunu hissetti. Düşünüp durmaktansa, yapmak daha kolaydı. 

Fincanını mutfağa bırakıp, banyoya geçti, çamaşırlar makineye girmek için sabırsızlanmış olmalıydılar. Gözüne ilişip, her aklına geleni yaparak hazırlanmak için tam bir saati vardı. 

Yarışma başlamıştı. 

Kategoriler:Bir Kahvelik Okumalar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s