Sınırsız

İçinde bir şehir dolusu insan vardı onun. Bir ülke, bir dünya belki de. Hepsine de benziyordu üstelik. Tüm insanlara benziyordu. Hatta bazen kedilere, köpeklere, kuşlara, ağaçlara, bulutlara bile benziyordu. Toprağa da benziyordu, güneşe de.. Bu evrendeki her şeye benziyordu. Bazen o kadar çok ortak yön buluyordu ki, her şeyle arasında, kendisini kaybediyordu. Hem herşeyle bütün,… Read More Sınırsız

Yıldızlar

Elini gökyüzüne kaldırıp; “Görüyor musun?” dedi dedem. “Bütün yıldızlar ve gezegenler kendilerini gizleme gereği duymadan, öylece duruyorlar gökyüzünde. Biz onların gündüz gidip, gece  geri geldiklerini sanıyoruz.  Oysa hep oradalar.” Gözlerimi gökyüzünden ayıramadan sordum; “Nasıl yani?” “Güneş bizim yarım küremize geldiğinde,  onun ışığını bastıracak kadar parlayamıyorlar. Aydınlığın efendisi gelince onların ışıkları sönükleşiyor.  Güneş dünyanın diğer yanını… Read More Yıldızlar