“Diğer taraftan” diye araya girdi Enes, bu sadece içeride bir karmaşa yaratmayacak, aynı zamanda da oluşan karmaşa ve çipsiz insanlar dışarıdan gelecek tehlikeler içinde risk oluşturacak. Çiplerden kurtulalım derken sahip olduğumuz şeyleri de kaybetmeyi göze alamayız”
“Ne yapacağız peki?”
“Artık sistemlere girebiliyoruz” dedi Alper, “Bir şekilde ya babalarımızla şehrin korunmasına devam etmek ama insanları özgür bırakmak için pazarlık edeceğiz ya da kendimi müdahale edeceğiz ama buna da babalarımız izin vermeyecek ve bizi kontrol altına almak isteyecekler.”
“Özetle anladığımız” diye sözü devraldı Berkay, “Aslında bir sistem var ve yıllardır işliyor ama bizim sahip olduğumuz sistemde dışarıya bağımlı bir sistem ve dünyada uygulanıyor. Yani burada olanlar dışarıdan fark edildiğinde başımıza ne geleceğini ön göremeyiz. Babalarımızın hesap verdiği bağlı olduğu daha üst sistemler var. İnsanlar çiplerinden kurtulurken bu bilgi dışarıya sızar ya da babalarımız bunu belli ederse buraya müdahale etmek isteyebilirler. O yüzden pazarlık yapmak zorundayız, zaten bu göze alabilecekleri bir risk olmasa gerek çünkü başarısız olmuş olacaklar o zaman. Ya da…” diyerek sustu.
“Ya da ne?” dedi Lale.
“Ya da biz bütün kontrolü ele alacağız ve babalarımızı etkisiz hale getirmenin bir yolunu bulacağız”
“Ne yapacağız?” dedi Gülşen “Onlar bizim babamız”
“Fiziksel zarar vermekten bahsetmiyorum onları kilit altına alabiliriz en azından konuşup bir orta yol bulana kadar”
“Nasıl, nerede?”
“Toplandıkları ofiste tabi başka yer yok”
“İyi de her şey orada değil mi zaten yani tüm sistemin kontrolü olan bir yere onları nasıl hapsedeceğiz?”
“Bu iyi bir soru” dedi Alper, “Ona henüz karar vermedik, belki Gülşen bize bir süre etkisiz kalmaları için bir karışım hazırlar bu sayede onları kilit altına almamız gerekmez. Yani bilemiyorum bağlayacağız belki de. Bu kadar büyük bir operasyona bir haftada hazırlanmış olmamızı beklemiyorsunuz herhalde. Bazı şeyleri de gidişata göre buradan yöneteceğiz karar alacağız.”
“İyi de bu söylediklerin için çok az kişiyiz”
“Doğru bu yüzden sayımızı artırmak için çipsiz kalanlar içinden seçimler yapıp aramıza dahil etmemiz gerekebilir. Doğrudan olmasa da bağlantı kurarak bir şekilde yapmak zorunda kalacağız sanırım”
“Hiç bir şeyin garantisi yok” dedi Alper, “Bir yandan burada olanlara müdahale ederken bir yandan herkesi dışarıdan gelecek müdahelere karşı korumak zorundayız”
“Ben size bir şey diyeyim mi?” dedi Güneş, “Bence bize en çok yardımı annelerimiz yapacaktır! Lale’nin annesi ve benim annem bence zaten çipin onlar üzerindeki etkisi ile bilinçsizce mücadele ediyorlar. İkimizin yaşadıklarından da bu anlaşılıyor. Ayrıca hepsi donanımlı yetişmiş kadınlar.”
“Benim annemi dahil etmeyelim” dedi Enes hemen yüzünü buruşturarak, “Burada huzurlu olmak istiyorum müsaadenizle!”
“Benim annem ve babamdan ümitliyim” dedi Engin, “Onları ben ikna edebilirim, babamın yetkileri de var, bize inanırsa arkamızda duracaktır kimseye belli etmeden”
Lale az kalsın “Önce sana bir güvenelim” diyecekti ama vazgeçti gerginliğini kontrol etmesi gerekiyordu. Alper, Berkay ve Enes ona güvenip buraya kadar getirdiklerine göre bir bildikleri vardı herhalde. Yine de onunda burada olmasının hoşuna gittiğini biliyordu tabi ama şimdi güvenlik her şeyden önemliydi.
“Dış sistemle bağlantı veya koşullar hakkında ne biliyorsunuz” dedi Güneş
“Berkay bilgileri kayıt altına aldı, onları incelemen için sana vereceğiz. Biz tünellerde yazılımı çalıştırırken, yani erkekleri kastediyorum. Siz kızlara burada çok iş düşecek, Gülşen karışımları halledecek ama siz üçünüz yani Zuhal de dahil bize strateji geliştireceksiniz ve nereye nasıl müdahale edebileceğimizi konuşacaksınız. Akşamları da hep birlikte oturup gözden geçireceğiz.” diye yanıtladı Alper.
“Bence yazılım kısmında ben görev alayım, strateji kısmında sen ol. Buraya kadar yaptıklarınıza bakılırsa bizden daha iyisiniz”
“Bence de” diye Güneş’e katıldı Lale, “Ben de Güneş’e yardım ederim. Enes, Güneş, ben” dedikten sonra dönüp Engin’e baktı “.. ve Engin çipleri serbest bırakmak için çalışalım. Siz de Berkay ile burada kalıp stratejileri tartışın. Dediğin gibi de akşamları konuşalım”
“Tamam nasıl isterseniz” dedi Alper, Berkay’da başıyla onayladı.
“Sistemi siz gördünüz, çözdünüz, nerede ne var bizden iyi biliyorsunuz” diye ekledi Güneş.
“Evet şimdilik bu kadar isterseniz bu gün dinlenin, yarın yukarıda neler olacağını bilmiyoruz. Muhtemelen mağarada acil toplantı yapacaklar. Çiplerimizin aktif olmasından önce hepimizin birden kaybolduğunu görünce sistemi çözdüğümüzü veya toplantıdan haberimiz olduğunu anlayacaklar”
“Peki ya önlem olarak sistemin güvenliğini falan değiştirirlerse” dedi Gülşen
“Değiştiremezler çünkü sistem ana sisteme bağlı çalışıyor ve burayı kontrol eden kısmına müdahale edecek bilgileri olmadığı açık. Yazışmaların bir kısmına baktık. Bir müdahale gerektiğinde, sistemin merkezinden talep ediyorlar”
“Aslında kontrol edemedikleri dışarıdan getirdikleri bir sistem kullanıyorlar yani” dedi Güneş iç çekerek, “Ve yine de başarılı oluyorlar. İnanamıyorum”
“Kimse farkına varmadıktan sonra başarısız olmaları için bir neden yok ki” diye yanıtladı Alper.
“Biz mi daha zavallıyız onlar mı bilemedim” diye pufladı Lale’de.
“Aslında bakarsan” dedi Berkay, “Bu ülkedeki tüm benzer şehir alanları aciz durumdayız. Sistemin dışarıya karşı kendini koruyacak yeterli önlemleri yok çünkü zaten kaynağı dışarıda. Bu yüzden bizden de koruyamıyorlar şimdilik, koruyabilmek için sisteme müdahale edilebildiğini onlara bildirmeleri gerek. Bu da onları başarısız gösterip, tüm kontrolleri elinden alabileceği için göze alamazlar”
“Ya arkadaş ne kuzu kuzu yaşamışız yıllarca!” dedi Enes dizine vurarak, “İnsanın inanası gelmiyor”
“Dışarıdaki insanlar ne olacak?” dedi Güneş, “Onlarla ilgili bir planınız var mı? İşçiler, diğerleri”
“Şimdilik o kısmı karıştıramayız, baş edemeyiz” diye yanıtladı Alper, “Burada başarabilirsek o sonraki aşama.”
“Yani özetle” diye yine lafı toparlamak için araya girdi Berkay, “Bu sistemi çipli hallerimizle zaten bize teslim edeceklerdi. Biz de şimdi çipsiz halimizle sistemi teslim almak yerine ele geçirip, kendi düzenimizi kuracağız önce. Burada yaşanacak karmaşayı da kontrol etmemiz gerekecek, kimsenin çipi olmadığı için kimin ne yapacağını bilmiyoruz. Ne yaşadıklarını fark ettiklerinde nasıl tepkiler üreteceklerini bilmiyoruz”
“Uykudan uyanmış gibi olacaklar” dedi Güneş.
“Kadınlar, yani annelerimiz bence babalarımızı asla affetmeyecek”
“Onların bu sistemi bilerek mi, bilmeyerek mi kabul ettiğini ya da dahil olduğunu bilmiyoruz. Belki de onları da Engin’i kandırdıkları gibi kandırdılar”
“Doğru olabilir, yine de ben annemin bize arka çıkacağına eminim. Donanımı da bizim için çok faydalı olacaktır” dedi Güneş
“Belki annelerden güvendiklerimize durumu erken açıklayıp, onlardan yukarıyı organize ve idare etmelerini isteyebiliriz. Kadınlar sürekli sosyal merkezdeler belli saatlerde, yani annelerimiz çipsizleşenlere veya güvendiklerine yavaş yavaş durumu anlatabilirler ya da bize kimlerin yardım edeceğini seçebilirler. Yukarıda da gözlerimiz olmak zorunda ve hiç birimiz bunu yapamayız”
“Doğru” diye araya girdi Engin, “Ben nasıl ikna olduysam onlardan da olanlar olacaktır. Kadınlar birbirlerini bizim onları tanıdığımızdan daha iyi tanıyorlar”
“Burada ne yiyip ne içeceğiz biz?” dedi Gülşen “Konudan bağımsız ama merak ettim”
“Şimdilik biraz dondurulmuş gıda stokladık, mikrodalgamız var, elektriği Alperlerin evinden kullanıyor olacağız” diyerek yukarıyı işaret etti, “Arada bir de yukarı çıkıp görünmeden bir şeyler aşıracağız tabi mecburen”
“Banyo, tuvalet ihtiyacımız ne olacak?” dedi Lale etrafına bakarak. Galerinin içinde bu amaçla kullanılabilecek bir yer görünmüyordu.
“Tuvalet için şimdilik bir çözüm bulduk ama banyoyu çözemedik” dedi Enes, “Tünellerin girişinde bir geçici tuvaletimiz var.”
“Hadi ama kızlar!” dedi Engin, “Bu kadar kısa zamanda her şeyi yapmak mümkün değil, bir süre su ısıtıp idare edeceğiz mecburen, burada herkes fazlasıyla zeki ve becerikli eminim zamanla daha yaşanır bir alan olacaktır”
“Peki ne kadar süre kalacağız burada? Kaçmamız gerekirse ne olacak?” dedi Güneş bu defa
“Bunu maalesef gidişat gösterecek” dedi Alper, “Göze aldığımız şeylerin farkında olduğunuzu düşünüyorum hepimizin. Aksi durumda yarından sonra hepimiz kölelere dönüşecektik.”
Hepsi başlarını salladılar.
“Tamamdır, ne olacaksa hazırız” dedi Gülşen heyecanla,
(devam edecek)
Gülseren Kılınç ile arkası yarın hikayeleri sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.