Yok Oluşun Eşiğinde – Bölüm 5

Lale babasının bilgisayarı başında plan peşindeyken babası Dicle’yi aramış, ondan yanında durmak yerine odasında vakit geçirdiğini öğrenmiş, bunun üzerine sekreterini arayıp önce fırça çekmiş, arkasından da Lale’yi arayıp, projesinin başında, Dicle’nin yanında durması gerektiğini söylemişti kızgın bir sesle. Sekreter odaya girer girmez aceleyle dosyaları kapatıp, mecburen Dicle’nin yanına dönmüştü Lale’de olmayan ödevini tamamlamak için. Şirketten dönerken elinde hiç bir işine yaramayacak bir maket ve tünel planlarına ulaşamamış olmanın hayal kırıklığı kalmıştı. Tekrar nasıl oraya dönebileceği üzerine plan kurarken de bir kaç ay sonra Alper’in annesinin intihar olayı patlak vermiş o da yaşam alanının dışına kaçma planını unutup gitmişti.

Eve döner dönmez ekranda tam olarak neler gördüğünü hatırlamaya çalıştı bu yüzden. Açık bırakıp, boş boş baktığı o dosyalarda bu gün Enes’in gösterdiği bu projenin bir bağlantısı olduğundan emindi. Eğer bir kaç şey hatırlarsa, projenin belki de sadece kağıt üzerinde kalmayıp, hayata en azından başlangıçta geçmiş olabileceğine dair bir ip ucu yakalayabilirdi. Aslında dosyaların aklında kalmasına neden olan şey, mimar olan babasının bir çip projesi ile ne işi olabileceğini düşünmüş olmasıydı o kısacık anlarda. Tabi hedefi başka bir şey olduğu için üzerinde durmamıştı o zaman bu düşüncenin. Alper’lerin evi ile ilgili bir çizim görmüş olsa kesin hatırlardı ama gördükleri bir mimari proje değildi, çip prototipi üzerine bir rapordu, bunu hatırladığından emindi.

Telefonda arkadaşları ile bu tür konuları konuşmamaya özen gösterdikleri için aklına gelen kadarını, ertesi gün atölyeye dönünce anlatmaya karar verdi. Tabi bir sonuca ulaşmayan kaçış planından bahsetmesine gerek yoktu.

Ertesi gün erkenden atölyeye gitti. O geldiğinde henüz kimse yoktu. Enes projenin planını masanın üzerinde bırakmıştı. Yine orada kalmış olabilir mi diye etrafı kontrol ettikten sonra, oturup proje planını yeniden okudu.

Evet ekranda gördüğü analizin bu projeye ait olduğundan emindi. Kodları tam aklında tutamamış olsa bile şimdi bu kağıda yazılmış harf ve sayılar ona fazlasıyla tanıdık geliyordu. O projeyi incelerken Alper geldi.

“Günaydın” diyerek doğrudan yanına oturdu ve o da kendi evlerinin çizimini incelemeye başladı.

“Anlaşılan senin de kafana takılmış dün akşam” dedi Lale.

“Babamın çalışma odasına girdim dün.” dedi Alper ama bu ekin yapıldığına dair bir iz bulamadım.

“Belki de girişi oradan değildir” diye yanıtladı Lale öylesine söylemişti.

Alper için pek öylesine söylenmiş bir söz gibi olmamıştı yüz ifadesine göre. Lale omuz silki, “Belki diyorum, belki de hiç yapılmadı bile!”

“Sen niye geldin erkenden?” diyerek konuyu değiştirdi Alper.

“Eve giderken aklıma gelen bir şey yüzünden, herkes gelince anlatırım”

Sonra yine konuşmadan eğilip, ikisi de kağıdı incelemeye başladılar.

Enes ve Berkay aynı anda girdiler içeri, yolda karşılaşıp beraber gelmişlerdi. İkisini projenin başında dikkatle incelerken bulunca hemen yanlarına oturdular.

“Yeni bir şeyler mi gördünüz?” dedi Enes merakla.

“Pek sayılmaz” dedi Alper, “Bizim evde biraz araştırma yapayım dedim sadece o yüzden daha dikkatli inceliyorum. Bir kaç fotoğraf çektim.”

“Ben de düşündüm dün akşam” diye yanıtladı Enes, “Sonuçta bunlar farklı sektörlerde olmalarına rağmen sık sık bir araya geliyorlar hepimiz biliyoruz değil mi?”

Herkes başını salladı.

“Yani bu olmasa bile birlikte ürettikleri bir projeye de şahit olmadık bu şehir hariç”

“Ne söylemeye çalışıyorsun?” dedi Berkay.

“Bence” dedi Enes düşünceli bir sesle, “Bilmediğimiz bir şeyler var”

O sırada içeri giren Güneş “Birileri gizem mi yaratıyor yoksa bensiz!” dedi neşeyle.

“Gizem yaratmak değil de, bir gizem var mı diye sorgulamak” diyelim, “Hoş geldin” dedi Enes.

Gizem daha çok Alper’i merak ettiği için onun yanındaki sandalyeye oturdu hemen.

“Sabahın bu saatinde bunun başında olduğunuza göre bir şeyler kaçırdığım kesin” diye gülerek devam etti Güneş.

“Ben bir şeyler hatırladım” dedi Lale ve babasının bilgisayarında gördüklerinden bahsetti kısaca.

“Zaten ortak işleri olmasa bile hepsi bunun arkasına imza atmışlar, yani ortada görünmeyen ama bunların kendi aralarında çalıştıkları bir şeyler olduğu bence kesin” dedi Enes hemen düşüncesini doğrulamak için

“İyi de niye? Niye gizli? Yani bunlar para peşinde adamlar hepimiz biliyoruz. Para kazandıkları bir işi de gizleyemezler herhalde. Bir şey üretiyorlarsa veya ürettilerse bunun bir karşılığı olması gerekir, satılması, pazarlanması ne bileyim yani ortalıkta olması gereken bir sonucu” diye sordu Güneş, Enes’in sözlerine cevap olarak.

“Bence” dedi Lale, “Bu işi yapmış olabilirler”

“Bence de” dedi Alper.

Enes’te aynı fikirdeydi. O anda içeri giren Gülşen’e kısaca anlattılar olanları. O da erken gelmiş ama bahçedeki otlarına bakıp öyle içeri girdiği için konuşulanları kaçırmıştı.

“Hatırlıyor musunuz?” dedi dinleyince, o dönemde Elon Musk mı neydi adamın adı, onun böyle garip projeleri vardı sanki ya da Bill Gates’ti belki tam hatırlayamadım şimdi.”

“Evet ama o dönemde ülkenin elinde bunları hayata geçirecek teknoloji zaten yoktu ki, bizimkiler böyle bir işe kalkışmış olsa bile, bunu kendi başlarına yapmaları mümkün değil. Bu tür çipler sadece belirli ülkelerde üretiliyor, diğerlerinin üretmemesi için de engeller konuluyordu”

“Belki de o yüzden bir iz yok” dedi Enes yine, “Belki de bunu burası için üretmediler, dışarıdan destek aldılar ve bazı gizli projelere ortaklık ettiler. Hatırlasana” dedi sonra Güneş’e dönüp, “Senin baban o dönemde Amerikalıları ağırlıyordu sürekli.”

“Evet” dedi Güneş, “Ağırlıyordu ama biz hiç ilgilenmiyorduk ki neyle ilgili olduğuna onlarla görüşüp duruyordu sadece”

“İyi ya belki de konu buydu o zaman. Belki de senin baban görüşüyordu ama bizimler de işin içindeydi ya da senin baban görüştü sonra bizimkilerle paylaştı hepsi işin içine girdi.”

“Nereye varacağız sizce bunları konuşup” dedi Gülşen merakla, “Yani diyelim bunlar hayata geçti bir şeyler yapıldı gizli saklı. Bunu mu ortaya çıkarmak istiyoruz. Amacımız ne tam olarak?”

Hepsi birden susup ona baktılar. Aslında hiç biri için bu sorunun kesin bir cevabı yoktu ama nedense hepsini bir şekilde huzursuz etmişti bu proje.

“Konuşuyoruz öyle işte, daha iyi bir konun var mı?” dedi Enes gülerek

“Hayır yok da! Yani ben de merak ettim. Bir yerlere mi varacağız onu sorayım dedim”

“Ya varırsak?” dedi Alper, sesi beklediğinden ciddi çıkmıştı.

“Aklında bir şey mi var?” diye sordu Güneş.

“Şimdilik hayır ama nedense içimden bir ses bu proje karşımıza boşu boşuna çıkmadı diyor”

Yine bir sessizlik oldu, hepsi gözünü masadaki projeye dikmişti.

“Tamam mı, devam mı?” dedi Enes bu kez.

“Bizim işlere biraz ara verip, kafa dağıtmak için bence biraz daha sorgulayabiliriz” dedi Berkay.

“Bu işi yaptıklarına dair veya yaptılarsa nerede kullanıldığına ya da kullanılıp, kullanılmadığına dair bir iz yok elimizde” diye araya girdi Güneş, “Ama yine de ben de peşine düşmek istiyorum nedense”

“Babamın çalışma odasını kurcaladım dün akşam” dedi Alper, “Yani kütüphanenin olduğu duvarı yokladım biraz. Belki açılır falan diye ne bileyim aklıma başka bir şey gelmedi.”

“Sonuç?” dedi Gülşen merakını yenemeyip.

“Sonuç yok, kıpırdayan bir şey bulamadım”

“Bir kaç kitap oynatsaydın filmlerdeki gibi”

“Oynattım” diyerek güldü Alper, geldiğinden beri ilk kez gülmüştü yüzü aslında, “Biraz aptalca geldi ama evet denedim. Ancak Lale sabah başka bir şey söyledi. Yani eğer bu eki yapmışlarsa girişi bizim evin içinden olmayabilir. Bu daha mantıklı zaten. Ben de bizim evin içine babalarınızın doluşup da bir şeyler konuştuklarına hiç şahit olmadım açıkçası.”

“Tüneller!” dedi Lale heyecanla, “Şehrin altındaki tünellerden geçiş yapıyor olabilirler”

“Ne tüneli?” dediler hep bir ağızdan ve hepsi ona döndüler.

Lale az önce bahsetmediği, kaçıp dünyayı keşfetme planından ve babasının bilgisayarını bu yüzden karıştırdığından bahsetti bu kez.

“Bizden habersiz mi kaçacaktın?” dedi Güneş hemen.

“Ya neyse işte çocuktum. Konu bu değil, tüneller varsa ki var ben biliyorum planları bulamamış olsam da, bal gibi de Alper’lerin evindeki bu ek bölüme de girişi olabilir.”

“Tabi ek bir bölüm varsa” dedi Gülşen

(devam edecek)


Gülseren Kılınç ile arkası yarın hikayeleri sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın