
Günümüzün teknolojilerinin bundan on yıl sonrasında hayatlarımızı nereye taşıyacağını kestirmek zor. Her şeyin hızla ilerlediği, henüz birine alışırken, diğerine şaşırdığımız pek çok gelişme oluyor. Çoğundan haberimiz bile olmayan teknolojiler birden bire hayatımıza dahil edilirken, elimizden kaçıp gidenlerin ne kadarını fark edebildiğimiz tartışılır. Elbette teknoloji ve ilerleme olmalı, hayatı kolaylaştırmalı ama ya bu ilerleme bizi geriletiyorsa, ya bu ilerlemenin sarhoşluğu içinde yolumuzun nerelere çıkacağını kestiremiyorsak.
2035 yılının sonbaharında başlayan hikayemizin kahramanlarına konuk olacağız ve o yıllar geldiğinde nasıl hayatlar yaşanabileceğine şahitlik edeceğiz. Aileler, dostluklar, şehir yaşamları ve teknolojinin toplumların yaşamını neden ve nasıl değiştirmiş olabileceğine kurgusal bir bakış açısı ile yaklaşacağız. Yedi genç insanın mezun olduktan sonra, babalarının yaratmış olduğu korunaklı bir alanda devam eden yaşamlarını, bu yaşam alanının sınırlarının onlara dar gelişini izleyeceğiz. İnsanın her dönemde yine insan olduğunu, ne geçmişte, ne günümüzde, ne de gelecekte elindeki kaynakları tüketirken yarınlar yokmuşçasına hoyrat davrandığını göreceğiz. Bir gün çıkıp birileri, bir şeyleri değiştirmek isterse ne olur tahmin etmeye çalışacağız.
Hikayemizin ana kahramanı Güneş ve arkadaşlarının macerasına hazırsanız, hikayemiz yarın başlıyor.
Keyifli okumalar dileriz.
Gülseren Kılınç ile arkası yarın hikayeleri sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.