“Yok yok gel otur. Bekleyelim haber verene kadar. Oğlumun karşısına göz yaşları içinden çıkmayayım bende kendime geleyim biraz. Hayatımda hiç bu kadar mutlu ve bu kadar göz yaşı içinde olmamıştım galiba!”
Sessizce oturdular bir süre, herkes kendi içinde yılların birikmişliği ile baş başa kalmıştı. Merve’nin içinde ise başardığı şeyin hazzı yükseliyordu giderek, başardığı değil de başarılmasına dahil olduğu bir şeyin. Yeniden doğmak gibi olmalıydı sahiden Suat’ın yaşadığı şimdi. Ferhunde hanımın insan aynı çocuğun iki defa annesi olabiliyormuş demesini anlayabiliyordu bu yüzden. İki annesi olmuştu oysa onun birini hiç tanımamış, ikincisini tanıdığı için çok şanslı olduğunu hissetmiş ama erken kaybetmişti. Keşke Suat’a yaptığı gibi annesi, babası ve dedesini de geri getirebilme şansı olsaydı diye düşündü. Çok yalnız hissetmişti kendini Kamil ile evliliğin içinde, çok değersiz, çok güvensiz. Aslında yuvadan bir aileye verilmiş olmanın yaratacağı duyguyu o aile ile değil, evliliği ile yaşamıştı. Ait olmadığı bir hayatın içine dahil olmuş, kıpırdayacak, kaçacak güçte olamamıştı. Geçmişti neyse ki tüm bunlar, artık başarmıştı kendi evine, kendi işine, kendi hayatına sahip olabilmiş, bunu yaparken ona dokunan ele o da dokunabilmişti işte.
Kendini ve bir başkasını yeniden ayağa kaldıracak güce sahip hissediyordu artık kendini ve bu gerçekten yaşasın bir durumdu. Yüzüne yayılan o kocaman gülümsemeyi fark etmiyordu bunları düşünürken.
Ferhunde hanım ise ona verilen bu ikinci şans için dualar ediyordu içinden, şükürler ediyordu. Merve’nin varlığına, o varlığa ulaşma şansına sahip oluşuna ve onun bu sürece dahil olmayı kabul edişine ve bu vesile oluşların yolunu açan her şeye şükrediyordu. Tek istediği oğlunun gözlerinin içine yeniden bakabilmek, onun sesini duyabilmekti şimdi.
Necmi bey ise, hiç beklemediği kadar duygusallaşmış, pozisyonu ve karakteri itibariyle bu duygusallaşmayı saklama ihtiyacı hissettiğinden kıpırdanıp duruyordu oturduğu yerde. Aslında duygusal olarak olayın tam içinde olup, rol olarak dışında kalmasının bilinciyle mücadele ediyordu. Ne yapsındı göz yaşları içinde Ferhunde hanıma veya Merve’ye sarılıp, “Şükürler olsun bu anı gördüğümüze” diyerek onları etrafında mı çevirsindi. Çeviresi vardı da haddini aşardı, “Sen nelere kadirsin” diyordu içinden o da sürekli, “Sen nelere kadirsin yüce Rabbim!”
Suat’ın özel odaya alındığı haberi yaklaşık bir saat sonra geldi, hemen toparlanıp onun yanına çıktılar. Hemşire odasının kapısındaydı geldiklerinde, “Girebilirsiniz oğlunuzun kontrolleri yapıldı, her şey yolunda! Tekrar gözünüz aydın” diyerek gülümsedi ve çekildi kapının önünden.
“Suat?” diyerek heyecanla girdi Ferhunde hanım içeri, Merve ve Necmi bey anne oğul bu anın mahremiyetini yaşasınlar diye kapının dışında kaldılar.
Elleri titreyerek ve gözleri dolu dolu oturdu oğlunun yanına, kırılacakmış gibi dokunmaya çekindi ilk anda.
“Anne!” dedi Suat mutlulukla, “Üç aydır uyuyormuşum öyle mi?”
“Öyle!” dedi Ferhunde hanım sesi titreyerek, “Çok şükür uyandın!”
“Sana yaşattıklarım için gerçekten üzgünüm” dedi Suat, “Tek hatırladığım bir aracın üzerime doğru geldiği ve bu sanki az önce olmuş gibi”
“Hiç olmamış olduğunu düşünelim, boş ver! Çok şükür uyandın ya!” dedi Ferhunde hanım tekrar, “Seni yeniden görmek o kadar güzel ki canım oğlum, çok dua ettim bu anı yaşamak için. Çok şükür kabul oldu.”
“İyiyim merak etme, biraz bitkin hissediyorum ama iyiyim.”
“Çok şükür!” diyerek Merve’ye yaptığı gibi uzanıp elini sıktı oğlunun Ferhunde hanım.
“Gözlerimi açtığımda birini gördüm sanki” dedi Suat, “Yani ben bunun hayal mi gerçek mi olduğundan tam emin değilim. Bir rüyadan uyanmış gibiydim sanki. Tanıdığım biri çok eskilerden”
Gülümsedi Ferhunde hanım ama bozuntuya da vermedi, “Kimi gördün? Ben tanıyor muyum?”
“Yok muydu yanımda biri?” dedi Suat annesinin Merve’den hiç haberi olmadığını sanıyordu hâlâ.
“Ben yanında değildim ki oğlum uyandığında, belki biri gelmişti ziyaretine. Allah Allah kimdi acaba?” dedi gülümsemeye devam ederek, “Adını falan hatırlamıyor musun?”
“Bana öyle geldi herhalde, zaten gelmesi mümkün biri değildi” dedi Suat, “Sen nasılsın? Kim bilir neler yaşadın ben bu haldeyken?” diyerek konuyu değiştirdi.
“Ben bir ömürde öğrenemediğim şeyleri öğrendim” dedi Ferhunde hanım.
“Nasıl yani?”
“Ah anlatması uzun hikaye şimdi seni yormayalım. Bunların hepsini konuşuruz sen ayağa kalktığında.”
“Üç aydır uyuyan biri için fazla yorgunum aslında evet!” dedi Suat’ta gülerek, uyandığından Merve’yi gördüğünü sanmıştı demek sadece. Uyuduğunu bilmediği o dönemde bile sanki onunla vakit geçirdiğini de sanmıştı. Sanki her gün onu ziyarete gelmiş, elini tutmuştu Merve, sanki onu geri çağırmıştı ama kendi zihninin uyanmak için ona kurduğu bir oyundu demek bunlar. Yine de uyandığına çok mutlu olmuştu. Üç aydır uyuduğuna ise inanamıyordu ve bu üç ay içinde annesinin yaşadıkları için gerçekten çok üzgündü.
“Doktor bir kaç gün seni göz altında tutmak istediklerini söyledi. Ben evini temizlettim zaten ara ara, her şey bıraktığın gibi seni bekliyor.”
“Fiziksel olarak bir hasarım da yokmuş, en çok buna sevindim”
“Aman aman çok şükür, sağ salim buradasın, insan hayatında üç ayın hiç önemi yok.”
“Benim için aslında geçmeyen o üç ay senin için çok zor olduğunu yüzünden görebiliyorum, saklamaya çalışma!” dedi Suat, “Ama bak buradayım” diyerek kollarını açtı ve Ferhunde hanım o ana kadar tuttuklarını oğluna sımsıkı sarılarak bıraktı gözlerinden yeniden.
“Annen de değişti artık benim canım oğlum, annen artık hayatta neyin daha iyi olduğunu öğrendi ve çok güzel bir insanlar tanıştım bu süreçte.”
“Sahi mi? Burada hastanede mi?” dedi Suat.
“Hayır, burada tanışmadım. Kapının dışında bekliyor Necmi beyin yanında.”
Birbirlerinden ayrılırlarken, baktı Suat annesinin yüzüne merakla “Kim? Ben tanıyor muyum?”
“Tanıdığını sanmıyorum ama tanımak istediğini biliyorum”
“Allah Allah?” dedi Suat şüpheyle, annesi o daha gözünü açar açmaz hayatına birini dahil etmeyi planlamamıştı herhalde. Neden aklına ilk böyle bir şey geldiğinden de emin değildi aslında.
“Necmi bey de görsün seni, beni hiç yalnız bırakmadı sağ olsun. Sonra misafirimizi de alalım içeri konuşun biraz”
“Tamam” dedi Suat gözü kapıya takılarak. Ferhunde hanım yavaşça kalktı yatağın yanından, Merve’yi görme anının oğlunu çok heyecanlandırıp, bir zarar verip vermeyeceğinden endişe etmişti bir anda aslında. Necmi beyi içeri sokup, gidip doktora danışacaktı hemen.
Kapı aralanınca, Suat aralıktan kim olduğunu görmeye çalıştı ama kimse yoktu. Ferhunde hanım kapıyı kapattıktan iki dakika sonra Necmi bey girdi içeri.
“Necmi ağabey!” dedi Suat sevinçle.
“Hoş geldin evlat, gözümüz yollarda kaldı” dedi yaklaşıp. Ferhunde hanım iki dakika içinde ona Merve’den bahsetmemesini tembihlemişti dışarıda. Önce doktora soracaktı.
“Tabi elbette” demişti Merve’de, Necmi bey içeri girince Ferhunde hanım koşar adım doktoru bulmaya gitti. “Sen yanından ayrılma” demişti Necmi beye girerken.
Necmi bey sandalyeyi çekip oturdu, Suat’ın yanına.
“Çok şükür” dedi yeniden, “Kaza baya fena olmuş, Allah seni bize bağışladı.”
“Bana doğru gelen arabadan başka bir şey hatırlamıyorum ağabey. Sonrası karanlık. Eve dönüyordum sadece”
“Biliyorum, kaza raporlarını okuduk. Şimdi buradasın ya boş ver, geçmişte kaldı, hatırlamaman daha iyi aslında. Arabanı yaptırdık, yeniden kullanmak istersen. Annen yenisini alsın diyor aslında ama ben buna senin karar vermeni önerdiğim için sakladı, yoksa hemen satıp kurtulacaktı”
“Arabaya bile kızmıştır o eminim. Daha bindirmez beni ona”
Güldü Necmi bey, “Gerçekten zor günler geçirdi annen ama senden umudunu hiç kaybetmedi”
“Çok değiştiğini söyleyip durdu demin. Zavallı kadıncağıza yaşattıklarıma bak!”
“Hiç öyle düşünme, bu üç ay hepiniz için en hayırlısı olarak sonuçlandı bak. Sen toparlanınca her şeyi konuşursunuz.”
“Annemi hiç bırakmamışsın ağabey Allah senden razı olsun”
“Olur mu evlat, sen, annen benim ailem gibisiniz. Rahmetli deden de çok iyi insandı. Ben hayatımı sizin yanınızda geçirdim. Sağ salim gözünü açtığına ne kadar sevindiğimi anlatamam. Evdekilere de söyledim hemen. Onlar da çok sevindi, geçmiş olsun dileklerini ilettiler.”
“Allah razı olsun”
(devam edecek)
Gülseren Kılınç ile arkası yarın hikayeleri sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.