Nefesim ol! – Bölüm 21

“Bence doğru olanı yapmışsın, Harun acı çekiyor olabilir ama o da zamanla bunun doğru olduğunu anlayacak. Şimdi onun teklifini kabul etsen, yani sırf o istiyor diye. Hayatı boyu bir gün sevsen bile onu şüphe duyacak. O istediği için olduğunu söyleyip duracak kendine. Sevgi sunulunca güzeldir çünkü, alınınca değil. Alınan verilen bir şey değildir, sunulan bir şeydir.”

“Annem benim için çok fedakarlık yaptı”

“Anneler ve evlatlar için asla geçerli değil bu söylediklerim. Her ilişkinin alma verme dengesi farklıdır. Onların arasında bile denge fazla bozulursa aynı iki karşı cinsin arasında yaşanılan durumlar ortaya çıkabilir. “

“Ona gideceğimi söyledim o yüzden belki de başka bir yerde muayenehane açmalıyım diye düşündüm”

“Anlıyorum, bu senin kararın elbette. Önce kendinle barışmalısın ama bence, kendini suçlamaktan vazgeçmelisin. Başka yere de gitsen bu suçluluk seninle gelecek, ondan kaçamazsın ancak yenebilirsin.”

“Peki ya başkasını seversem ileride”

“Sevebilirsin, normal olanı da bu değil mi? Harun’un teklifini kabul etmedin diye bir başkasını sevip kendini mi cezalandıracaksın sonra. Bak biz hatalar, yanlış anlamalar yüzünden neleri kaçırdık annenle. Koca bir ömrü, bir evladı birlikte büyütmenin keyfini. Bir aile olmayı kaçırdık. Harun’da başkasını sevebilir, sevecektir. Elbette bir hüzün daima kalır ama herkes ilk aşkı ile evlenmiyor öyle değil mi?”

“Bilmiyorum ki ilk aşkım olmadı henüz!”

Mehmet beyin gözleri buğulandı “Bu akşam bu konuyu benimle paylaşmandan çok mutlu oldum.”

“Ben de öyle!” dedi Nefes. Babasının onayını almak onu daha güçlü hissettirmişti ki o sırada telefonu çaldı. Arayan Harun’du. Düşünmeden açtı telefonu.

“Nefes çok özür dilerim bu gün seninle olamadım ama çok şey oldu. Annem biraz rahatsızlandığı için hastaneye geldik.”

“Ne? Hangi hastane?” dedi Nefes heyecanla, “Tamam birazdan oradayız!” diyerek kapattı telefonu ve babasına baktı.

“Gidelim.” dedi Mehmet bey daha ne olduğunu anlamadan, “Kimdi?”

“Harun”

On dakika sonra Harun’un yanında hastanedeydiler. Nefes Mehmet beyi “Babam” diye tanıştırdı Harun’a. Mehmet bey neredeyse ağlayıverecekti oracıkta.

“Ne oldu?” dedi sonra.

“Annem dün benimle konuşmak istedi.” dedi Harun, “Ben günlerdir pek iyi durumda değildim yani biliyorsun, toparlanmaya çalışıyorum. Annem neyim olduğunu sorduğunda senin teklifimi kabul etmediğini söyledim. Umurunda olacağını pek sanmıyordum ama çok üzüldü. Baştan bir şey demedi ama işte dün konuşmak istedi benimle. Seninle konuştuğunu söyledi. Sema’yı, Yusuf’u her şeyi anlattı. Yıllardır ne kadar yanıldığımı söyledi bana. Hiç kızgın olmadığını. Beni korumak istediğini. Çok ağladı. Beni de ağlattı. Sonra gece yarısına doğru fenalaştı birden. Babam şehir dışındaydı bu sabah benim törenim için gelecekti. Hemen ambulansı aradım ve buraya geldik. Bir kalp krizi geçirdiğini söylediler ve hemen müdahale etmeleri gerektiğini söyleyip onu içeri aldılar.”

“Ah zavallı Harun neden aramadın?” dedi Nefes üzüntüyle.

“Hayatımda hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim biliyor musun. Yani onların beni sevmeyip, istemediğini sanıp yalnız hissettiğimi sanırdım ama öyle değilmiş. Asıl yalnızlığı dün hissettim. Saatler geçmek bilmedi. Annemi, seni nasıl yanlış anladığımı, nasıl kendi kafamın içinde kurduğum dünyanın pencerelerinden bakıp herkesi değerlendirdiğimi anladım.”

“Lütfen kendini suçlama!”

“Sema’yı aradım sonra, hemen geldi. Nasıl oldu bilmiyorum, ona her şeyi anlatıverdim bir anda.”

Gülümsedi Nefes.

“Seni de anlattım. Annemin seninle konuştuklarını da. Çok şaşırdı. Çok üzüldü. Asla benim hayatıma engel olmak istemediğini söyledi. Annemden böyle bir şey yapmasını asla istememişti. Benim psikoloğum olmak istemiyordu. Yusuf ile oynadığımız zamanlar çocuk olduğumuzu söyledi. Yusuf’un öldüğü zaman bile çocuktuk. Beni sarıp, sarmalamak, benimle bir hayatı yaşamak istiyordu. Hep öyle istemişti. Bunun psikolog olup onu tedavi etmek istemesi ile ilgisi yoktu. Beni bir hasta olarak görmüyordu. Uzun uzun bunları anlatmak zorunda kaldı. Annem içeriden çıkana kadar konuştuk. Bütün yalnızlık hissim ve korkularım yok oldu o gelince.”

“Çok sevindim”

“Seni annemin yerine koyduğumu fark ettim Nefes.” dedi sonra birden bire.

Mehmet bey elini kızının omuzuna koymuş, biraz önce hikayesini dinlediği delikanlıyı dinliyordu hayretle.

“Annemde göremediğimi sandığım yakınlığı ve güveni sende bulduğumu, kendiminkini saramıyorken seninkini sarmaya çalışarak kendimi iyi hissetmeye çalıştığımı fark ettim. Bunları bana Sema söylemedi. Ben sadece onu dinlerken bunları fark ettim.”

“Yani ona şans verdiğinde sana iyi geldi öyle değil mi?”

“Evet öyle oldu”

Yine gülümsedi Nefes, rahatlamıştı, Harun’un sözlerini duyunca.

“Babam ve Sema annemin yanındalar şimdi. Haydi gelin sizi de götüreyim”

“Emin misin, kalabalık yapmayalım” dedi Mehmet bey.

“Elbette annem Nefes’i görünce çok sevinecek, o benim annemle aramdaki duvarları yıktı. Kendine gelip bizi Sema ile yan yana görünce bakışlarındaki mutluluğu gördüm.”

“Ah Harun seni öyle seviyorum ki!” diye onun boynuna sarıldı Nefes.

“Ben de seni seviyorum ama sandığım gibi sevmediğimi fark ettiğime sevindim. Biliyor musun bunca yıl sonra dün gece Sema’nın gözlerinin yeşil olduğunu farkettim. Ağladığında zümrüt gibi parlıyor”

“Onunla tanışmak için sabırsızlanıyoruz!” dedi Nefes, babasının omuzundaki elinin üzerine elini koyarak.

Altı ay sonra Harun ve Sema’nın nişan törenine katıldılar hep birlikte. Selim’in yeni kız arkadaşı da onlarla birlikteydi bu sefer. Seher hanım da oğlunun yanında nihayet birini gördüğü için çok mutluydu. Çok seviyordu müstakbel gelinini. Mehmet bey Harun sayesinde kızını yeniden kazanmış, Hürmüz hanım da Nefes sayesinde oğlunu kazanmış ve istediği geline sahip olmuştu. Nişan töreninin ardından Nefes ve Harun Mehmet beyin onlar için satın aldığı muayenehanelerinin dekorasyonu ve malzeme alım işiyle uğraşacaklardı. İkisi ortaktılar. Muayenehanenin açılışından sonra ise Harun ile Sema’nın nikahları kıyılacaktı. Balayından sonra Harun’u yoğun bir iş temposu bekliyordu. Tüm bunların ardından ise Seher hanım oğlunun hayırlı işleri için koşturmak istiyordu artık. Selim tam bir şey söylemese de annesinin çoktan her şeye karar verdiği açıktı.

Mehmet bey kızının evlendiğini görmek için daha dört yıl bekleyecekti ama torunlarını sevme şansına sahip olacaktı ömrü dolmadan. Seher hanımla ikisi bir yıl arayla veda edeceklerdi hayata. Seher hanım da oğlunun evlendiğini görüp ilk çocuklarını sevmeye yetişmiş olacaktı. Harun ilk kızlarının adını Nefes koydu, Sema’nın onayı ile. Nefes ise ilk çocuğunun adı Gül koydu annesinin anısını yaşatmak için.

Onlar erdiler muratlarına biz çıkalım kerevetine

SON

Nefesim ol! – Bölüm 21’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s