Motel Portakal Çiçeği – Bölüm 5

Mutfakta annesinin olduğunu sanıyordu ama birden Sinan’i görünce şaşırıp kaldı.

“Şükran hanım çocukların yanında” dedi Sinan. “Ben Selim beye onların sevdiği çorbayı tarif ediyordum. Akşam bari çorba içsinler diye.”

“Tamam, pardon!” dedi İnci.

Tam arkasını dönüp çıkacaktı ki, Sinan yetişti ona.

“Kim bu Nusret merak ettim. Geldiğimiz gün de beni o sanmıştın?” dedi.

Çocukların aralarında kurdukları bağ, garip bir şekilde Sinan’ya yakınlık ve güven duymasına neden olmuştu. Bunu kendine de henüz açıklayabilmiş değildi. Bir fırsat bulsa kızarla bu konuyu konuşup onların düşüncelerini duymak istiyordu. Her şey o kadar ani ve hızlı gelişiyordu ki buna fırsat bulmak zordu şimdilik.

Durup annesinin yaptıklarını anlatıverdi ayak üzeri Sinan’a. Sinan elinde olmadan gülmeye başladı.

“Şu kendini beğenmiş esmer mi Nusret?” dedi hemen

“Ay evet o! Boğacağım bir kaşık suda, eğri ağızlıyı!”

Sonra birden durup ciddileşti.

“Çocukları buraya neden getirdin?”

Sinan’da ciddileşti bu sefer.

“Bilmiyorum. Seni tanımaları gerektiğini düşündüm. Tabi senin de onları”

İnci bakmaya devam etti onun yüzüne, “Sana bırakmaya geldim” demesini bekledi ama Sinan başka bir şey söylemeden yürüdü. Çocuklar Şükran hanımla sohbet ediyorlardı masada.

Şükran hanımın yüz ifadesi ağlamakla gülmek arasında tuhaf bir hâl almıştı. Çocuklara öyle sevgiyle bakıyordu ki içi ezildi İnci’nin.

“Tıpkı bana baktığı gibi bakıyor!” dedi farkında olmadan yüksek sesle.

Gülümsedi Sinan.

“Onlar senin bir parçan ve benim de tabi!” diyerek yürüdü masaya.

“İkimizin bir parçası” diye tekrarladı İnci kendini biraz tuhaf hissederek. Sonra Nusret’in oraya doğru geldiğini görünce hızla dönüp kayboldu odaların arasında.

Sinan kaç gün kalacağını söylememişti. O gece yemekten sonra ortalarda gözükmedi. İnci onunla yeniden konuşmak isteyeceğini düşünmüştü. Bir yandan Nusret’ten kaçmaya çalışıyor, bir yandan Sinan’a bakınıyordu.

Şükran hanım olan biteni hemen kocasına ve oğluna anlatmıştı. Erkan İnci’yi evlat edindikten dört yıl sonra doğmuştu.  İnci’nin hayatlarına şans getirdiğine inanmıştı karı koca.

Şimdi de onun öz yeğenleri olan bu küçük meleklerin öyle olacağına inanıyorlardı.

Erkan’da çok seviyordu ablasını, “Bu durumda bende bu canavarların dayıları oluyorum öyle değil mi?” dedi gülerek.

Şükran hanım sevgiyle okşadı oğlunun saçlarını, “Allah bana birbirinden muhteşem iki evlat verdi çok şükür” dedi yüksek sesle.

“Torunlarını da verdi gözün aydın” dedi Kenan bey gülerek.

“Verdi vallahi, evladı da torunu da hep süprizlerle verdi gerçekten.”

“Şükran hanım sizinle bir şey  konuşabilir miyim?” diyen Nusret’in sesine döndüler hepsi.

Oğlan ailenin erkeklerinin de orada olduğuna aldırmadan arsız arsız girdi konuya,

“Geldiğimden beri kızınızla konuşmaya çalışıyorum. Sırf onun için onca kilometre yol geldim. Ne yazık ki kendisi yüzüme bile bakmıyor. Nuran teyzenin hatırını kıramadığım için geldim ben buraya. Böyle kaba davranılmayı hakettiğimi sanmıyorum. Ya kızınızla konuşursunuz benimle ilgilenmeye başlar acilen ya da ben çeker giderim.”

Kenan beyin tepesi atıvermişti oğlanın sözlerinden. Şükran hanımda hayretle bakıyordu Nusret’in yüzüne

“Ablam bunu mu layık görmüş benim kızıma pes!” dedi yüksek sesle.

“Anlamadım?” dedi Nusret şımarık şımarık.

“Oğlum valizlerini topla, arkdaşlarını da al bas git ! Yoksa elimden bir kaza çıkacak!” dedi Kenan bey araya girip.

“Bu nasıl bir terbiyesizlik böyle, kızınızın kimden huy aldığı belli oldu!”

“Evet kızım aynı benzer, derhal motelimi terket, buraya da uğrama kaldığın da bizden sadaka olsun, yol parana say!” diye bağırdı Kenan bey yine.

Babasının yükselen sesine Sinan ve arkada oyalanan İnci koşup geldiler. Nusret tam döndüğü sırada Sinan ile burun buruna geldi.

“Zor bulur o aşifte benim gibisini” dedi Nusret tükür gibi Sinan’ın yanından geçerken.

Sinan onu kolundan tutup çevirdi kendine.

“Özür dile çabuk aileden!” dedi sert sert.

“Sen de kim oluyorsun be!” dedi Nusret tavrını sürdürerek.

“Yüz bulamadığın kızın nişanlısı!” dedi Sinan, “Çabuk özür dile ailemden!”

Nusret bu defa “Dilemiyorum al da başına çal o kızı!” der demez yumruğu yedi yüzünün ortasına ve yere yuvarlandı. Bağrışmaya gelen Nusret’in arkadaşları kolundan tutup kaldırdılar delikanlıyı.

“Alın götürün bu pisliği buradan, bir daha da motelimize uğramayın!” dedi Kenan bey Sinan’ın yanına gelip. Genç adamın tavrından hoşlanmıştı

Arkadaşları Nusret’i çeke çeke odaya götürdüler.

“Oğlum bıktık senin bu şımarıklığından ya!” dedi birisi, “Her gittiğimiz yerde olay çıkarıyorsun!”

“Aferin delikanlı seni daha çok sevdim şimdi !” dedi Kenan bey Sinan’ın elini sıkarak, “Haydi gel seninle bir tavla atalım. Şükran bakar çocuklara”

“Bakarım bakarım” dedi Şükran hanım Sinan’a hayranlıkla bakıyordu.

“Oğlum Sinan sen evli miydin?” dedi onlar kocasıyla tavla pullarını dizmeye başlarken.

“Hayır efendim değilim!” dedi Sinan gülümseyerek.

“Anne!” dedi deminden beri sessizce olanları izleyen İnci. Sinan’ın davranışından o da çok hoşlanmıştı.

İnci ve Sinan çocuklarla beraber konuştular. İki çocuk İnci’nin annelerinin kardeşi olduğunu duyunca koşup sımsıkı sarıldılar boynuna. Uzun süre sarılıp ağlaştılar. Sinan gözleri dolarak izledi onları sessizce.

“O zaman! dedi Doğu burnunu çekerek “Siz amcamız ve teyzemiz olarak evlenirseniz, anne ve babamızın yarısına sahip tam bir aile olacağız yine!”

“Doğu?” dedi Sinan şaşkın şaşkın çocuğa bakıp.

“Evet amca İnci ablayla evlenirseniz hep beraber yaşayabiliriz. Biz bir aile değil miyiz?” dedi başını İnci’nin göğsünden kaldırıp.

İnci sessiz kaldı ama  sarıldı çocukların ikisine de yeniden.

“Sanırım Şükran anneannenizden bile huy almışsınız siz!” dedi gülerek.

Sezon sona erdiğinde Sinan ve İnci’nin düğünleri motelde yapıldı. Artık kızlar grubunun tek bekarı Süreyya’ydı. O da erkek arkadaşından çoktan ayrılmıştı.

İnci çiçeğini ona doğru fırlattı.

İnci, Sinan, Doğu, Suna, Şükran hanım, Kenan bey ve Erkan kocaman harika bir aile oldular motelde. Sinan Kenan beyin yerine resepsiyona geçti. Kenan bey “Ben artık emekli oluyorum torunlarıma bakacağım” demişti.

Onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine.

Umuyorum sizin de bu hikayenin sonu gibi mutlu bir bayram tatiliniz olmuştur.

Sevgilerimle

Gülseren Kılınç

SON

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s