Aşk sahibini bulur ! – Bölüm 3

Tüm zorluklara rağmen Büşra kızını okutmayı, işlerini yoluna koymayı başardı. Duru annesinin neler çektiğini ve ne kadar haklı olduğunu anladığında on altı yaşına gelmişti. Babasının gözünün karısı ve kardeşinden başkasını görmediğini, onların elindeki her imkanı alarak diğerlerine verdiğini çok geç farketmişti.

Babasının gitmesinde annesinin hiç suçu yoktu. Dedesi ve babası onun hayatını bu noktaya getirmişlerdi. Oysa mezun olduğunda bir işe girip çalışmaya başlasaydı tüm hayatı bambaşka ilerleyebilirdi belki.

“O zaman da sana sahip olamazdım güzel kızım!” demişti annesi göz yaşları içinde ondan özür dilediğinde.

Duru’nun üniversiteyi bitirmesine bir yıl kala Büşra’da annesi gibi kansere yakalandı. Ancak onun hastalığı annesinin ki gibi hızlı ilerleyen bir tür değildi ve çoğunlukla iyi bir tedavi ile iyileşilebiliyordu.

Duru annesinin tedavisi için devlet hastanelerinden fazlası gerektiğine inandığı için babasına gidip yardım istedi ancak umduğu desteği bulamadı. Zaten bu da onun Tamer bey ile son görüşmesi oldu. Babasını hayatından tamamen çıkarmaya karar vererek annesi için elinden geleni yapmaya çalıştı o günden sonra. Büşra’nın evlenmeden önce tanıştığı bir doktor arkadaşı vardı. Boşandıktan sonra onunla yeniden görüşmeye başlamışlardı. Alanı bu olmasa da özel bir hastanede görev yapıyordu. Hastane bu tür hastaları başarı ile tedavi eden bir merkezdi.

Duru annesinden habersiz Gülsüm hanımı arayarak durumu  anlattı. Annesi asla özel bir hastanede tedavi görmek için paralarının yeterli olmadığını söylemezdi. Gülsüm hanım Duru’ya annesini arayıp konuşacağını söyledi. Öncelikle Büşra’nın hastalığının hangi aşamada olduğunun değerlendirilmesi gerekiyordu.

Bir gün sadece kahve içmeye  gelmiş gibi evlerine uğrayan Gülsüm hanım, Büşra’nın ağzından hastalığını duyunca onu kendi çalıştığı bir hastanede tanıdığı bir doktora göstermek istediğini söyledi. Hastanede tanıdıkları hastalara bakma kontenjanları vardı, bunun için ücret alınmıyordu. Duru’nun da ısrarıyla bir kaç gün sonra o hastaneye gittiler. Tüm tetkikler yenilendi ancak tehiste tedavi de doğruydu. Sadece daha üst bir tedaviye geçilmesi gerekiyordu. Bu da devlet hastanelerinde sağlanamıyordu ne yazık ki. Bu nedenle Büşra’nın tedavisine Gülsüm hanımın görev yaptığı hastanede devam edilmesine karar verildi.

Duru bir yandan derslerini sıkı tutup bir an önce diplomasını almak için çok sıkı çalışıyor, bir yandan giderek takati azalan annesine destek olmaya çalışıyordu. Onu hastanede hiç  yalnız bırakmıyor. Tahlil almak ve benzeri onun gitmesi gerekmeyen tüm işleri hallediyordu.

Büşra’nın doktoru Tarık bey alanında çok iyi bilinen bir doktordu. Daha önce pek çok hastayı tedavi etmişti. Büşra’nın bu hastalığı tamamen atlatabilmesi için uygulanan kürlelerin yanısı sıra bir ameliyat geçirmesi gerekiyordu ancak ameliyat ücretsiz değildi. Kürler sadece bir süre hastalığın ilerlemesini kontrol ediyorlardı. Tam iyileşme için ameliyat şarttı.

Duru bu ameliyat ve ücretten annesine bahsedilmesini istememişti. Kürler ile bir iki yıl idare edebiliyorlardı. O zamana kadar o mezun olup bir işe nasılsa girerdi. Ameliyat için alacağı maaş yetmese bile en azından kredi çekebileceği için annesini ameliyat ettirebilirdi.

Gülsüm hanım ve Tarık bey Duru’ya annesine ameliyattan şimdilik bahsetmeyeceklerine söz verdiler.

Bir gün Büşra ve Duru Tarık beye kontrol için uğrayıp çıktıktan sonra, Tarık beyin odasına çok eski bir arkadaşı girdi.

Selamlaşma ve sarılmanın ardından, “Tarık, az önce çıkanlar senin hastan mıydı?” diye sordu adam.

“Evet kadıncağızın hastalığını kontrol altında tutmaya çalışıyoruz.”

“Kanser mi?” dedi adam endişeyle.

“Evet. Yanındaki de kızı. Bizim işimiz ne yazık ki böyle hikayeler” dedi Tarık bey içini çekerek.

Bunun üzerine Mete bey ona kendi hikayesini anlattı. Yıllar önce o kadına nasıl aşık olduğunu ve bir mesaj ile tüm aşklarının sona erdiğini. Şimdi onun hasta olmasına gerçekten çok üzülmüştü.

“Keşke onun için yapabileceğim bir şey olsa!” dedi sözünü tamamlarken.

Tarık bey arkadaşının anlattıklarına o kadar şaşırmıştı ki, onu hüzün ve  merakla dinledikten sonra, “Bak dostum aslına yapabileceğin bir şey var ama kabul ederler mi bilmiyorum. İstersen önce kızı ile konuş Büşra hanımın” dedi ve ona ameliyattan bahsetti.

Mete bey bunca yıl boyunca hiç evlenmemişti.  O gün Büşra’yı yeniden hastenede görünce çok heyecanlanmış ancak yanındaki genç kızın kim olduğunu bilmediği için çekinip konuşamamıştı. Arkadaşı Tarık’tan öğrendikleri ise onu çok üzmüştü. Neyse ki Büşra’nın şimdilik ölümcül bir durumu yoktu.

Tarık beyin aracılığı ile onun odasında Duru ile bir araya geldiler. Bu buluşmadan Büşra hanıma bahsedilmemişti.

Duru karşısındaki adamın hikayesini duyunca Tarık beyden daha da çok şaşırdı. Annesi ona dedesi ve babası ile ilgili olanları ve evliliklerini anlatırken ondan hiç bahsetmemişti.

Duru’da ona annesinin neden öyle bir mesajla bitirmek zorunda kaldığını ve babası ile yaşadıklarını anlattı. Annesini hâlâ seven ve bu kadar düşünen bir adamla tanışmış olmak onu da çok duygulandırmıştı.

“Ben eğer izin verirseniz onun ameliyat masrafını karşılamak istiyorum” dedi Mete Duru’ya çekinerek, “Anneniz benim için hâlâ çok değerli!”

Duru bu adamdan hem çok etkilenmiş hem de bu teklif karşısında ne söyleyeceğini bilemiyordu. Annesinin iyileşmesi için beklemelerine gerek kalmayacaktı. Ayrıca bir bankaya borçlancağına ona da borçlanabilirdi. Sonra taksit taksit öderdi maaşı bağlanınca.

“Tamam!” dedi sevinçle, “Bunu anneme nasıl söyleyeceğimizi bilmiyorum ama!”

“Senin için sorun olmaz ise ben söylemek isterim” dedi Mete bey.

“Hayır olmaz” dedi Duru’da ona bakarak. Bu adamın annesine hâlâ aşık olduğunu gözlerinden okuyabiliyordu.

Böylece annesi ve Mete bey için bir çay bahçesinde buluşma ayarladı. Büşra hanım Mete beyi görünce o kadar şaşırdı ki donup kaldı olduğu yerde önce ve sonra ellerini yüzüne kapatıp ağlamaya başladı. Duru’dan utanmış, yıllardır kalbinde taşındığı adamı yeniden görünce heyecandan öleceğini sanmıştı. Onu sakinleştirdikten sonra rahatça konuşabilmeleri için Duru onları yanlız bıraktı.

Bir ay sonra Büşra hanım ameliyatı olmuş ve  hastalık vücudundan tamamen kazınmıştı. Mete bey bir an olsun ne Duru’nun ne onun yanından ayrılmamıştı. Duru onunda annesi gibi kile meraklı olduğunu öğrenince daha çok sevmişti bu iyiliksever adamı.

Büşra hanımın hastaneden çıkmasının ardından Mete bey Duru’dan annesine evlenme teklif etmek için izin istedi.

Annesinden önce Duru bağırdı “Eveet! Eveeeet!”

Kaybedilen mutlu aile tablosu Mete beyin hayatlarına girişi ile yeniden tamamlandı böylece.

SON

 

Aşk sahibini bulur ! – Bölüm 3’ için 2 yanıt

  1. Değerli gülseren hanımefendi ;eserlerinizi büyük bir beğeni ve heyacanla okuyorum..yaklaşık iki aydır benimde bir sayfam olan wordpres e giriş yapamıyordum.Bütün uğraşmalarıma rağman her nedense bu gece nasıl olduysa giriş yapabildim tlfonuma kot gelmiyordu.. fakat diğer yerlerde yazılarınızı grupta okuyabiliyordum..Sevgiler yolluyorum ..kalemine kuvvet.. başarılar diliyorum..

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s