Görürsün sen ! – Bölüm 7

“Yolun açık olsun kızım, ben dilediğin durumda şirkette de devam etmeni isterim. Birim amirlerin senden çok memnundular. Arıkan bu olanların ardından nasıl bir tepki verecek şimdilik bende bilemiyorum elbette ama ben en az Tarık kadar senden etkilendiğine  eminim torunumun.”

“Ben sanırım bir süre annemlerin yanına gideceğim, belki orada bir iş bakarım. Benim için yaptığınız her şey için size minnettarım. Ne olur beni affedin” diyerek ayrıldı Neşe Rıfat beyin yanından.

Bu son konuşmayı yaparken gerçek bir pişmanlık duymuştu içinde, en azından Rıfat bey gibi iyi bir adamın güvenini bu şekilde kaybetmek istemezdi.

Rıfat bey ile konuştuktan sonra birimine inip istifasını verdi ve arakdaşları ile vedalaşıp şirketten ayrıldı. O sırada dışarıda bir toplantıda olan Arıkan döndüğünde Neşe’nin istifa edip gittiğini duyunca sevinse mi üzülse mi bilemedi. Rıfat bey akşam her  iki torununu da eve çağırıp olan biteni ikisine de anlattı.

“Ben zaten onun bir şeytan olduğunu anlamıştım!” dedi Tarık arkasına yaslanıp, bir özgüvenle.

“Ben kızın peşinden ayrılmıyormuşsun diye duydum oysa!” dedi Rıfat bey gülerek.

“Hayır dede, ben onun bir şeytan olduğunu anladığım için ne numaralar çeviriyor yakından takip etmek için öyle yapıyordum”

“Peki bana niye küstün o zaman yüzük haberini duyunca?” dedi Arıkan şaşkın şaşkın ağabeyine bakarak.

“Bana haber bile vermediğin için elbette!”

Tarık’ın böyle kendini sıyırıp üste çıkmasına garip bir şekilde sevinmişti Arıkan, demek ki gerçekten hoşlanmamıştı Neşe’den sadece ilgisini çektiği için dolanmıştı peşinde. Yoksa muhakak şimdi kendi içinde duyduğu bu sızıyı duyuyor olması gerekirdi. Aslında kendisi de çok şaşırmıştı ama dedesinin anlattıklarından sonra içine derin bir sızı yayılmıştı. Ne kadar istemediğini söyleyip, Neşe’den nefret dahi ettiğini anlatsa da, bir kaç kez kendini onunla gelecekte yapacaklarının hayalini kurarken yakalamıştı. Sonunda o da Rıfat bey gibi Neşe’nin kendisini çekip çevirecek bir kız olduğunun farkındaydı. Arıkan zor bir insandı, ona destek olacak güçlü bir kadına ihtiyacı vardı.

Tarık arkadaşlarıyla buluşacağını söyleyip erken ayrılınca, “Ne o sevineceğini sanıyordum ama sen dalıp dalıp gidiyorsun?” dedi Rıfat bey torununa.

“Yok dede ya şaşırdım herhalde biraz her şey çok ani oldu. Nişan, nişan atma! Kafam karıştı biraz.”

“İyi işte kurtuldun arkadaşlarınla falan işin yok mu senin git kutla bir yerlerde!”

“Yok dede ben eve gidip dinleneyim” diyerek kalktı Arıkan dalgın dalgın dedesinin evinden.

Rıfat bey gülümsedi torununun arkasından. Bu hikaye burada bitmeyecekti anlaşılan.

Hatice hanım ve Fatih bey kızlarının mezuniyet töreni için geri geldiklerinde şirketten ayrıldığını duyunca çok şaşırdılar. Neşe törenden sonra onlara sürpriz yapıp onlarla gelip bir süre kalacağını söyleyecekti. Orada iş bakacak bulursa buradaki evi kapatıp temelli onlara gitmeye karar vermişti. Bu yüzden geldikleri günden törenden sonra size bir sürprizim var deyip durdu.

Hatice hanım kızını çok sıkıştırsa da bir türlü ağzından laf alamadı. Karı koca kızlarının diploma alışını göz yaşları içinde izlediker. Tören sona erip herkes ailesinin yanına doğru yürümeye başlayınca, Neşe’de arkadaşlarından ayrılıp kalabalıkta Hatice hanım ve Fatih beye doğru yürümeye başladı.

O sırada birden birisi kolundan hızla çekip sarıldı ona ve kucağına alıp döndürmeye başladı. Bir yandan düşmesin diye kepini tutup bir yandan kime sarıldığını görmeye çalışınca şoka girdi Neşe. Arıkan onu kucaklamış ailesinin önünde “Tebrik ederim aşkım!” diye bağırarak döndürüyordu.

“İndir beni ne yapıyorsun!” dedi şaşkınlıkla.

Hatice hanım ve Fatih bey de şaşırmışlardı bu manzara karşısında. Hatice hanım daha önce eve gelip onu gerdanlığı çalmakla suçlayan oğlanı tanımıştı hemen. Fatih bey gerilmesin diye hemen kocasının kulağına eğilip, Neşe’nin çalıştığı şirketin sahibibin torunu olduğunu açıkladı ona ama elbette bu neden kızlarına sarılıp aşkım deyişini açıklamıyordu.

Arıkan Neşe’yi yere indirip sıkıca elinden tuttu ve çekiştirerek anne ve babasının yanına getirdi. İkisinin de şaşkın bakışlarına aldırmadan ellerini öptü ve “Allah’ın emri peygamberin kavliyle kızınızı istiyorum” dedi Fatih beye.

Fatih bey, “Oğlum bu işler böyle yapılmaz!” dedi şaşkın bir öfkeyle.

“Ben çok aşığım kusura bakmayın, Neşe’nin size açıklamasını bekleyemedim biz zaten söz taktık kendi aramızda” diyerek parmağındaki yüzüğü gösterdi ikisine.

Anne ve babası Neşe’nin yüzüne baktılar hemen.

“Size bir sürprizim var demiştim ya!” dedi Neşe dişlerinin arasından.

“Neyse bunu konuşuruz” dedi Fatih bey şimdi tören alanında konuşulacak bir konu değildi gerçekten.

“Biz bir yemek planlamıştık evladım, sen de gel o zaman” dedi Hatice hanım gülümsemeye çalışarak

“Ben de size onun diyecektim, Dedem bir kutlama yemeği hazırlattı evde sizi almaya geldim” dedi heyecanla.

Neşe artık ne diyeceğini iyice şaşırmıştı.

“Ben Neşe’yi alıp, önden gideyim, sizde arabayla beni takip edin” diyerek Neşe’nin tuttuğu elinden çekiştirerek arabaya doğru yürüdü. Fatih bey ve eşi de peşinden yürüdüler.

Arabada ikisi yanlız kaldıklarında, “Dedenden özür dilemiştim, bu ne şimdi intikam mı alıyorsunuz benden!” dedi Neşe gözleri dolarak. Gerçekten çok canı yanmıştı böyle bir oyundan. Zaten yeterince üzgündü kendi yaptıkalrından ve Rıfat bey de ona bir ders vermek isteyerek anne ve babasına anlatacaktı herhalde şimdi olanları.

Arıkan gülümseyerek baktı Neşe’ye ve arabayı çalıştırdı. Eve kadar hiç konuşmadan geldiler.

Rıfat bey gerçekten harika bir masa hazırlatmıştı Tarık dedesi ile birlikte evde onları bekliyordu. Diğer bir sürpriz ise Arıkan’ın anne ve babası da gelmişlerdi. Rıfat bey onları aramış gelinleri ve dünürleri ile tanışma yemeği için gelmelerini istemişti.

Neşe yemek boyunca gerginlikten hiç bir şey yiyemedi. Arıkan da onun elini masada hiç bırakmadı. Her şey o kadar güzel ve keyifli gidiyordu ki, Neşe ailenin darbeyi ne zaman indireceğini gerginlik içinde beklemekten yorulmuştu. Anne ve babasını böyle bir duruma düşürdüğü için iyice üzgündü şimdi ve onların birazdan yaşayacakları şoku nasıl engelleyeceğini bilmiyordu.

Ancak yemek boyunca Neşe’nin beklediği hiç bir şey olmadı. Herhalde yemekten sonra söyleyecekler diye düşündü Neşe bu sefer. Hazırladıkları oyunun sonuna kadar tadını çıkarmak istiyorlardı belli ki.

Büyükler kaynaşıp sohbet ederlerken Arıkan onu elinden çekiştirip bahçeye çıkardı.

Herhalde zaman gelmişti, Arıkan bahçede onunla alay ederken, ailesine içeride her şeyi anlatacaklardı. Bu anın bir an önce sona ermesini diledi. Artık stresten eli ayağı titremeye başlamıştı.

“Yoksa üşündün mü?” dedi Arıkan ona bakıp. Aslında ne düşündüğünü adı gibi billiyordu ve yine de ona bu yemeğin ve duygularının gerçek olduğunu o ana kadar söylememişti.

“Ne zaman bitecek?” dedi Neşe gergin bir şekilde.

“Hiç bir zaman” dedi Arıkan

“Nasıl hiç bir zaman?”

“Sonsuza kadar sürecek sana olan aşkım” dedi ve onu kendine doğru çekip dudaklarıyla buluştu.

Neşe o zaman anladı bunun bir oyun olmadığını, gözlerinden yaşlar süzülerek bıraktı kendini Arıkan’ın kollarına.

SON

 

Görürsün sen ! – Bölüm 7’ için 2 yanıt

  1. Ben gençken Barbara cartlland romanlarını okurdum zevkle.şimdi bu zevki 66 yaşımda sizin hikayelerinizden alıyorum. Çok güzel. Tebrikler👏👏💞

    Beğen

Leyla Ercan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s