Görürsün sen! – Bölüm 6

“Arıkan! Nasıl böyle bir şey yaparsın!” diye kükredi Rıfat bey torunu odaya girer girmez. Sesi bütün yönetim kurulu katında yankılanmıştı.

Ne olduğunu anlayamayan Arıkan, bir hafta önce aldığı pahalı saatin faturası yüzünden kızdığını sandı dedesinin.

“Dede çok kızdıysan götürüp geri veririm. Sen alabilirsin demiştin bir ay önce sormuştum hatırlarsan.”

“Neden bahsediyorsun sen?”

“Saatten dede!”

“Ne saati ha? Ne saati? O kızla derhal evleneceksin!”

“Hangi kızla?”

“Neşe ile!”

“Ne? Yok artık dede! O kadar özür diledim. Burada işe aldık. Ne bitmez özürmüş bu artık hayatta evlenenmem ben o kızla ya!”

“Sus! Hiç utanmadın mı oğlum, onca şeyden sonra bir de kıza, tövbe estağfurlah!”

“Ne yapmışım ben dede ya gene? Ne diyorsun anlamıyorum ki?”

“Sus bilirsin sen ne yaptığını! O kızla evleneceksin o kadar! Babanları arayacağım ben bu gün!” diyerek odanın kapısını vurup çıktı Rıfat bey. Sinirden tansiyonu fırladığı için bir an önce eve  gidip dinlenmek istiyordu.

Arıkan şoka girmiş vaziyette arkasından bakakaldı dedesinin. Odadan çıkarken sekretere dönüp sordu “Nesi var dedemin Meltem?”

“Sizden önce Neşe hanım ile görüştü sonra delirdi resmen” dedi Meltem hanım fısıldayarak.

“Ne söyledi dedeme peki?”

“Bilmiyorum ama randevu alıp girdi yanına özel konuştular”

Ertesi sabah erkenden yine şirkete gelmişti Rıfat bey ihale sonlandığı halde. Hem Arıkan’ı hem Neşe’yi odasına çağırında muhasebe müdürü telaş etmişti son süreçte bir hata yapıldığını düşünmüştü ister istemez. Biri patronun torunu biri acemi kız bütün birimin başını yakmazlardı inşallah!

Arıkan sabah yine geç kaldığı için Neşe’den sonra çıkmıştı dedesinin odasına. Odaya girdiğinde Neşe ile dedesi hiç bir şey olmamış gibi kahve içiyorlardı.

Rıfat bey Arıkan’ı görür görmez, “Biz de şimdi Neşe kızımla sizin nikah işinizi konuşuyorduk” dedi dişlerinin arasından.

“Dede nikah filan olmayacak ben bu kızla evlenmem!” dedi Arıkan sert sert. Artık hakikaten çok olmaya başlamıştı her şey.

“Onu bu kızın namusuna göz dikmeden düşünecektin!” dedi Rıfat bey en sert sesiyle sonra Neşe’ye bakıp gülümsemeye çalıştı kusura bakma der gibi. Neşe hemen mahcup bir şekilde eğdi önüne başını.

“Ne namusu dede ya ben bu kıza selam bile vermedim şirkette kaç aydır”

“Sus terbiyesizlik etme! Evleneceksiniz artık birbirinize saygınız olsun” dedi Rıfat bey ve ikisine de fırsat vermeden Neşe’nin diploma töreninden sonra  nikah yapabileceklerini söyledi ikisine de, Arıkan’ın evi şimdi yaşamaları için gayet uygundu.

Odadan çıkıp asansöre yöneldikleri anda Arıkan tuttu Neşe’nin kolundan “Sen ne yapmaya çalışıyorsun?” dedi o ateş saçan gözlere bakarak.

“Senin yaptığını!” diyerek kolunu kurtardı Neşe ondan ve asansörü beklemeden merdivenlere yöneldi hızla. Arıkan’da koşarak gitti peşinden ve yakaladı onu yeniden. Bu sırada odasından çıkan Rıfat bey Arıkan’ın kızı hızla kolundan yakaladığını görünce, “Arıkan!” diye gürledi yeniden.

Arıkan dedesine de ters ters bakıp koşarak indi merdivenlerden.

“Gel kızım sen yukarı, merak etme sakinleşecektir. Kötü biri değildir benim torunum” dedi merdivenlerde titreyen Neşe’ye bakıp.

Bu arada bir süredir Neşe ile vakit geçirip ondan iyice hoşlanmaya başlayan Tarık Arıkan’ın onunla nişanlanacağını duyunca öfkelenip kardeşine küsünce, Arıkan iyice ne yapacağını şaşırdı.

Rıfat beyin zoruyla parmaklarına birer söz yüzüğü takan Neşe ve Arıkan eskiden olduğu gibi birbirleri ile hiç konuşmadan çalışmaya devam ettiler şirkette bir süre daha. Neşe’nin kardeşi ile evleneceğini duyan Tarık’ta muhasebe birimine uğramaz oldu o günden sonra.

Hatice hanım ve Fatih bey olanlaradan habersiz, memleketten dönüp, eşya işini tamamen çözdükten sonra yeniden memlekete dönmüşlerdi. Kızlarının diploma töreni için geri gelecekler sonra  sonra yeniden memleketteki hayatlarına devam edeceklerdi. Hatice hanım, kızının şirketteki işinden memnun olup olmadığından emin olmamamıştı. Bu nedenle mezuniyetin ardından onlarla gelebileceğine dair bir umudu vardı içinde.

Neşe Arıkan’a ders vermek için girdiği bu oyunun yeterince büyüdüğüne kanaat getirince daha fazla uzamaması için Rıfat beyle konuşup özür dilemeyi düşünüyordu diploma töreninden önce. Böylece ailesi gelmeden bu konuyu kapatmış olacak, diplomasını alınca da buradaki tecrübesi ile başka şirketlerde iş aramaya başlayacaktı. Aslında niyeti aileden intikam almakken Rıfat beyin ona yaptığı iyilikler giderek kendisini mahcup hissetmesine neden olmaya başlamıştı. Bu yüzden torunu hakkında kötü şeyler düşünmeye devam etmemesi için Arıkan hakkındaki gerçekleri ve ona bunu neden yaptığını anlatacaktı Rıfat beye ve çok özür dileyecekti onu sinirlendirdiği için. Aslında o adamcağız böyle bir şeyi gerçekten hakketmiyordu çünkü.

Ayrıca Tarık’da gerçekten iyi bir insandı. Gerçi Arıkan olayından sonra anlamıştı Neşe onun kendisinden hoşlandığını. Çünkü o zamana kadar iyi anlaştıklarını ve çok iyi dost olabileceklerini düşünmüştü hep. Arıkan ile yüzük olayından sonra Tarık ikisine de küsünce kendini daha da kötü hissetmişti kız. Aslında planladığı bütün aileyi üzmekti elbette annesine iftira attıkkarı için ama onları tanıdıkça düşündüğü gibi olmadığını anlamıştı. Aslında Arıkan’ın da sadece dedesini korumaya çalışan, heyecanlı ve pimpirikli bir insan olduğunu çözmüş hatta neredeyse ona bu yüzden sempati bile duymaya başlamıştı ama olayları getirdiği noktadan sonra artık onunla arkadaş olamazlardı.

Diploma törenine bir ay kala ailesi gelmeden önce yeniden Rıfat beyden randevu istedi Neşe. Adamcağız bu defa eve gelmesini istedi kızdan, ne de olsa artık müstakbel gelinleri olarak aileden biriydi ve eve gelmesinde hiç bir sakınca yoktu.

Neşe mahcup bir şekilde annesinden olanları dinledikten sonra düşündüğü, yaptığı her şeyi bir bir anlattı Rıfat beye. Rıfat bey kızı hem şaşırarak, hem eğlenerek dinledi. Yıllardır kimsenin söz geçiremediği ve kendisinin de adam edemediği torununa böylesine etkili bir ders veren bu gencecik kıza hayran olmuştu. Onun gibi cesur, tuttuğunu koparan insanlara her zaman itiyaçları vardı şirkette. Sonuçta olanların bir oyun olduğunu itiraf ederek dürüstlükte yapmıştı aslında. Doğru kararı verebilme yeteneği de vardı gençliğin hatalarına rağmen.

“Anneni bir kez daha takdir ettim” dedi hiç gülmeden Neşe’ye

Neşe bu sözle ne demek istenildiğini anlayamadığı için bir cevap veremedi.

“Torunumun senin gibi bir kız ile evlenmesini istedim ama görüyorum ki sen ikisi ile de sadece planladığın oyun için tanışıklık kurmuşsun. Oysa ben Tarık’ın da, Arıkan’ın da sana karşı besledikleri duygularda samimi olduklarına inanıyorum.”

“İnanın ben de böyle bir ailenin içine düşeceğimi hiç tahmin etmemiştim efendim. Hepinizi ayrı ayrı üzdüğüm için inanın çok pişmanım. Dediğim gibi anneme yapılan haksızlığa karşı bir ders verme cürretinde bulundum ailenize. Umarım beni affedebilirsiniz.”

(devam edecek)

Reklamlar

Görürsün sen! – Bölüm 6’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s