Sessiz Çığlık – Bölüm 33

Cezaevinin soğuk koridorlarında Erkut’u gördüklerinde, Erkut ilk anda anlamsız bir sevinçle karşıladı onları; gözleri, dış dünyaya açılmış bir pencere gibi parladı. “Gelmeyeceksiniz sandım,” dedi heyecanla. Hüsna fısıltıyla Melike’ye eğildi, eliyle ağzını kapatıp konuştu: “Sana güveniyorum. Bir iki şey söyle, video çekelim, çocuğa izlettirelim. O sakinleşir.” “Merhaba aşkım!” dedi Melike yüzünde en sevecen haliyle, “Aklımız hep… Read More Sessiz Çığlık – Bölüm 33

Sessiz Çığlık – Bölüm 32

Ertesi sabah, Safiye Nilüfer’i okula bırakıp dönünce kapıda iki komşu belirdi. “Duyduk,” dediler, “çocuğa sahip çıkmışlar. Neler olmuş öyle, Erkut gibi bir çocuk adam öldürsün? Allah Allah?” dudaklarında ince bir merhamet çizgisi. “Kızıyorduk bunlara ama gene iyi insanlarmış. Hiç değilse çocuğa sahip çıkmışlar” Safiye, lafın bıçağını yutmuş gibi yaptı; “Eren yerini severse düzen olur,” dedi… Read More Sessiz Çığlık – Bölüm 32

Sessiz Çığlık – Bölüm 31

Yan evde kalma fikri Melike’nin gözleri parlattı; düşünmeye başladı. Aslında hiç de fena fikir değildi. Her akşam Hasan yüzünden salonda keyif bile yapamıyor, onun öküzlüklerini annesinin sahteliğini seyretmekten içi daralıyordu. Sürekli kendini dışarı atmasının nedenlerinden biri de bu evin içinde yaşanan saçma sapan hallerdi. Erkut’ların evi artık nasıla boştu. Dışarı çıkıp duracağına arkadaşlarını da oraya… Read More Sessiz Çığlık – Bölüm 31

Sessiz Çığlık – Bölüm 30

Hasan işe gitmek için hazırlanırken hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu; geceyi salonlarındaki sedirde geçiren çocuğa bakmamış, adını bile anmamıştı. Hüsna da yüzünde uykusuzluktan gerilmiş bir maske, kahvaltı sofrasını sessizce topluyordu.Melike annesinin ihtarlarından daralamış tekrar odasına çıkmış, yarı baygın bir hâlde yatıyordu. Evde, sadece çatal bıçak sesleri vardı her biri bir tedirginliğin yankısı gibiydi. Hasan, kapıya… Read More Sessiz Çığlık – Bölüm 30

Sessiz Çığlık – Bölüm 29

Hasan’ın yüzü önce kızardı, sonra kül rengi oldu. “Niye bana söylemediniz böyle bir şeyi?” diye kükredi. “Bu adamı, geçmişi niye gizlediniz? Ne halt karıştırdınız burada?” Hüsna yüzünü bir anne edasıyla çevirdi; sesi yumuşaktı ama içinde hesap vardı. “Haklısın kocacığım. Bu geçmişten kalma bir şey. Seni bu belaya bulaştırmak istemedik. İki yıl önceydi, unutturduk sanıyorduk. Gelip… Read More Sessiz Çığlık – Bölüm 29

Sessiz Çığlık – Bölüm 28

Hüsna, Melike’nin ağırlığıyla Erkut’un gömleğine bulaşmış o kanı gördü, yüzünde bir saniyelik donukluk geçti, sonra alnındaki teri silermiş gibi davranarak hızla hareket etti. Melike’yi çocuğun kollarından çekti, Erkut’un gömleğinin yakasına yapıştı ve düğmeleri zorlayarak gücüyle kopardı. Gömleğin düğmeleri bir anda açığa etrafa saçıldı; kanlı gömlek, Melike’nin elindeki kırmızı lekeler Erkut’un bedenine bulaşmıştı. Erkut’un şaşkın bakışlarına… Read More Sessiz Çığlık – Bölüm 28

Sessiz Çığlık – Bölüm 27

Melike’nin titreyen elleri hâlâ taşı kavrıyordu. Taşın kenarında kan birikmişti. Ercan’ın başı yana düşmüştü, gözleri yeniden açılmıştı ama bakmıyordu. Korkuyla taşı bir kez daha indirdi kafasına.  Ercan’dan hiç ses bile çıkmıyordu. Melike eğildi üzerine doğru, “Kalk… ne olur kalk…” diye fısıldadı, “Açıklayacağım her şeyi!” Ama adam kımıldamadı. Kan, toprağın üzerinde genişleyen bir göl oluşturuyordu. O… Read More Sessiz Çığlık – Bölüm 27

Sessiz Çığlık – Bölüm 26

Ev sessizdi o sabah. Rüzgâr perdeleri hafifçe dalgalatıyor, mutfaktan ince bir çay buharı kokusu geliyordu. Baharın yumuşak ışığı pencerenin kenarına düşmüş, duvarlarda o tatlı sarı gölgeleri bırakmıştı. Hüsna hâlâ uykudaydı; yüzü yastığa gömülü, sabahı sevmeyen bir kadının tembelliğiyle dönüp durmuştu. Safiye kulübedeydi; gözlüğünü nereye koyduğunu bulamadığı için dikişleri bulanık görüyor, ipliği iğneye geçirmeye çalışıyordu. Küçücük… Read More Sessiz Çığlık – Bölüm 26

Sessiz Çığlık – Bölüm 25

Bahar bu sefer beklediklerinden çabuk geldi. Hava, sanki kışı unutturmak istercesine ılımış; rüzgâr bile tatlı esmeye başlamıştı. Nilüfer artık üçüncü sınıfa geçmişti, saçlarını kendisi örüyor, boyu da neredeyse annesinin omzuna geliyordu. Safiye, her sabah kızını okula bırakmadan önce balkona çıkıp gökyüzüne bakıyor, “Artık vakti geldi,” diyordu içinden. O sabah, eline Nilüfer’in çantasını verdi, kendi mantosunun… Read More Sessiz Çığlık – Bölüm 25

Sessiz Çığlık – Bölüm 24

Komşular Safiye’ye uğrayıp siparişlerini artık bahçedeki kulübeye getirip götürmeye başlayınca içindeki Hüsna’nın zehir iyice çoğaldı. Safiye, kapının önüne çıkardığı iki eski sandalyeyi yıkayıp kurulamış, üstüne örtü sermişti. Misafirleri o sandalyelere oturtur, çayını demleyip küçük tabaklarda ikramlar ederdi. O anlarda kulübenin önünde evin içindeki sahte kahkahalar gibi olmasa da huzurlu bir sohbet olurdu. Hüsna ise pencereden… Read More Sessiz Çığlık – Bölüm 24