Kör Kurşun – Bölüm 30

Bir ay sonra artık Aydın’ın şirketle bir bağı kalmamış, otelde aşkının yanında çalışmaya başlamıştı. O gelince, Semiha da biraz rahatladı. İlk defa yaptığı böyle bir işte, Aydın’a gerçekten ihtiyacı vardı. İki sevgili büyük bir azim ve heyecanla iki ay boyunca otelin işlerini ayağa kaldırmayı başardılar. Mustafa hala dükkanı devredemediği için gelememişti ama akşamları hoşlandığı kızı, evine bırakmaya başlamıştı. Hatta kızla aralarında bir şeyler başlayınca, Nurgül’ü beklemeden sınava da girmeye karar vermişti. İki yıllık bir turrizm yazacaktı, fazlasına gerek yoktu.

“Tabi evlilik falan olursa diye uzatmak istemiyorsun değil mi?” diye dalga geçiyordu Semiha.

“Sen kendine bak, biz sizden önce evleniriz böyle giderse!” diyordu Mustafa’da.

Aslında Aydın ile hiç evlilik konuşmamışlardı ama konuşmalarına da gerek yok gibi davranıyorlardı. Şimdi işler yoğun olduğundan bunu yapacak halleri de kalmıyordu aslında. Aydın’ın annesi telefonda sıkıştırıyordu oğlunu sürekli “Anne tamam ama işimizi oturtalım önce!” diyordu Aydın sürekli.

Sonunda bir akşam yorgun argın, eve dönerlerken, “Sezon finalini düğünümüzle mi yapsak!” deyiverdi Aydın.

“Balayını da otelde yaparız!” diyerek güldü Semiha.

“Yok, balayı için başka planlarım var!”

“Önce evlenme mi teklif etsen acaba?”

“Ettim ya demin?”

“Ben niye duymadım o zaman!”

Aydın hemen diz çöktü Semiha’nın önünde, yanında bir yüzük olmadığı için arandı bir süre ne kullansam diye, sonunda bir karahindiba kopardı kaldırımların arasından çıkmış, büküp yüzük yaptı çiçeğini de öne getirip, uzattı Semiha’ya.

“Buzlar kraliçesi, majesteleri, sevgili ortağım benimle evlenir misin?”

Semiha sevgiyle yerleştirdi parmağına yüzüğü, “Düşünmem lazım!” dedi elindeki çiçekli yüzüğü seyrederek.

“Neyi düşüneceksin?” dedi Aydın, “Sana gerçek bir yüzük alacağım!”

Gülümsedi Semiha onun şaşkınlığına, “Tamam, tamam kabul ediyorum, haydi kalk!”

Sonra el ele tutuşup yürümeye devam ettiler.

İki buçuk ay sonra, otel bir aylık tatile gireceği zaman yapıldı düğünleri kendi otellerinde. Bu defa ne silahlar vardı, ne de silah sıkanlar. Aydın’ın babasının verdiği paranın bir kısmını düğün masraflarına ayırmışlar, kalanını da otele sermaye olarak eklemişlerdi. Mustafa çoktan söz yüzüğü takmıştı sevdiği kıza, onlar düğün için biraz daha bekleyeceklerdi, kızın ailesi başka şehirde olduğundan, kız isteme henüz yapılmamış, yüzükler kendi aralarında takılmıştı. Emine hanım hepsi birbirine karışsın istemediği için önceliği Semiha’ya vermişlerdi. Aydın otelin başında kalacak, onlar ailecek kız istemeye gideceklerdi.

Semiha, Aydın’ın kirada oturduğu evde oturmak istemediği için başka bir ev tutmuşlardı. İleride paraları çoğalınca bir ev satın alacaklardı. Mustafa da evlenince o evde oturmak istemediği için ev yeniden kiraya verildi. Bakkalın devrinden gelen para ile de Mustafa’ya ev hazırlanacak diye karar verildi.

Emine hanım ve Nurgül o kadar mutluydular ki sürekli ağlıyorlardı.

Mustafa’nın kız istemesi üç ay sonra yapıldı. Düğün yaz sonuna bırakılacaktı. Bakkalın devri evin hazırlanması derken, zaten zamana ihtiyaçları da olacaktı. Nasılsa her gün beraber olduklarından, ikisi için de sorun yoktu. Mustafa bambaşka bir insana dönüşmüştü, artık aile içinde olan neşesi ve samimiyeti, dışarıdan da görülebiliyordu. Nişanlısı Zeynep, kendisi gibi çok iyi niyetli bir kızdı.

Mustafa’nın düğünü yapılırken otel, artık kâr ediyordu, Semiha iki aylık hamileydi. Nurgül liseyi bitirmeye hazırlanıyor, üniversiteyi kazanabilmek için dikişi bile boş vermiş sürekli ders çalışıyordu. Artık dışarıdan okuması gerekmediği için Semiha ablasının okuduğu üniversiteyi yazacak, nihayet gerçek bir öğrenci olacaktı. Annesinin öldüğünün haberini ona hiç söylemedi Emine hanım. Zaten kızcağız umudu kesmişti ama yine de annesinin öldüğünü duysun istememişti.

Nurgül yıllar sonra okuldan tanıştığı bir gençle evlenirken, Aydın ve Semiha’nın iki, Mustafa’nın ise bir çocuğu olmuştu. Emine hanım bütün vaktini torunlarla geçiriyor, mutluluktan havalara uçuyordu.

Lokman, Semiha’dan sonra bir daha evlenmedi. Turizm işine de girmeyip, ağabeyi ile birlikte babasının işlerini üstlendi. Ahmet ağa kızını kaybettikten sonra artık işlerle de ilgilenmek istememişti. Karısı ile birlikte yeni konağı da bırakıp, yayla evine geçtiler.

Yıllar önce Semiha’nın düğününde Gülistan ve bebeğinin canını olan o kör kurşun herkesin hayatını bambaşka bir evreye taşımıştı. Ahmet ağa ve ailesi unutamayacakları acılarıyla ayakta kalmaya çalışırken, Semiha ve ailesi nihayet tüm hayallerine kavuşmuşlardı.

SON


Gülseren Kılınç ile arkası yarın hikayeleri sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın