Yok yere – Bölüm 31

Gönül hayatlarından çıktıktan sonra geride kalanların hayatları da pek umdukları gibi iyi ilerlememişti. Yusuf’un ölümünde kıllarını bile kıpırdatmayan Ayşe Naz annesi ile hiç anlaşamıyordu. Ayşe Naz çok hırslı bir kızdı. Yusuf öldükten sonra çıkarı olmadığı için Zeliha ile de bağlarını koparan kız annesinden intikam almak için aslında hiç umurunda olmayan öz babasına gidip, eğer ona gizliden harçlık vermezse karısına her şeyi açıklamakla tehdit etmeye başlamıştı. Emin Ayşe Naz ile böyle yüzleşip, kızın ondan haraç isteyeceğini hiç düşünmediğinden doğruca Meliha’yı arayıp tehditler savurdu. Meliha’nın kızın babasının Emin olduğunu hiç söylememesi gerekiyordu ona göre ama onu hamile bırakıp ortada bıraktığı için Meliha’nın da Emin’e başından beri kini vardı. Rahmetli annesi o zamanlar sessiz kalmasını sağlamasa çoktan Emin’in dünyasını başına yıkacaktı ama Safiye hanım o zamanla şirket ortaklığı bozulur, gelir kapıları kapanır diye kızını zavallı saf Yusuf ile evlendirmeye razı olmuştu. Şimdi artık Meliha’yı durduracak hiç bir kuvvet yoktu. Ağabeyi Mümtaz ile bağlarını keseli çok olmuştu. Mümtaz onun rahat hayatını hiç onaylamadığı için kız kardeşine hiç yüz vermiyordu. Meliha taşınıp gittikten sonra da onu ne arayıp, ne de sormuştu. Yasal payını ona teslim etmiş, şirketten payına düşenin de düzenli olarak hesabına yatmasını sağlamıştı.

Emin’in tehditlerinden zerre kadar etkilenmeyen Meliha’da aynı kızı gibi davranarak, kızın haklı olduğunu hatta ona da bunun için ödeme yapması gerektiğini savundu. Yoksa Ayşe Naz değil, o gidip Emin’in karısı ile konuşur, onu herkese rezil ederdi. Ayşe Naz’a DNA testi yaptırması kızın ondan olduğunu kolayca ispat ederdi.

Emin bunca yıl her şeyi idare ettikten sonra ikisi ile başa çıkamayacağını anlayıp evliliği tehlikeye girince, Mümtaz ile olan ortaklığı bozmanın yollarını aramaya başladı ve sonunda da bir bahane ile onu payının azına razına ederek ortaklıktan çıkardı. Mümtaz da annesi öldükten sonra o eski çalışkan ve işine bağlı adam olmaktan uzaklaşmıştı. İki serseri oğluna para yetiştiremiyor, paradan başka mutluluğu olmayan karısı ile de eskisi gibi anlaşamıyor ve metresi ile zaman geçiriyordu. Mümtaz’ın şirket ile bağı kesilince, o zamana kadar etliye sütlüye karışmayan Zeliha, beceriksiz kocasının aynı geliri bir daha elde edemeyeceğini bildiği için yıllardır gizlediği gerçek yüzünü ona da göstermeye başladı. İki oğlu da iyice serseri olduğundan zaten onlarla baş edemiyordu. Bir zamanlar sırf zengin bir hayat yaşamak için olduğundan başka biri gibi davranarak aileyi el üstünde tutan Zeliha gitmiş, kocasının aldığı paraya göz koyup kendi hayatını garanti altına almaya çalışan hırslı bir kadın gelmişti. Mümtaz karısının gerçek yüzünü bir süredir çözmüştü zaten ama iki çocuğunun annesi diye idare ediyordu. Zeliha’nın çingenelikleri su yüzüne çıkınca iyice evden uzaklaştı.

Emin Meliha ve Ayşe Naz’a bir kaç ay ödeme yaptıktan sonra Meliha’yı da kızını da öldürtmekle tehdit edince ikisi de geri çekilmek zorunda kaldılar. Mümtaz’ın ortaklıktan çıkarılması ile onlar da parasız kalmışlardı ama anne kız zaten rahat durmadıkları için kendilerine zengin yol arkadaşları edinerek durumu idare ettiler.

Karısındaki inanılmaz değişimle baş edemeyen Mümtaz da Zeliha’dan boşanınca, artık eski güzelliği de kalmayan Zeliha oğlanlar büyüdüğü için nafaka da talep edemedi. Mümtaz daha boşanmalarının üzerinden bir yıl geçmeden de başka bir kadınla evlenince iyice umudunu kaybetti. Bir süre altınlarını satarak idare ettikten sonra oğullarından da yüz bulamayınca mecburen eski işi olan manikürcülüğe geri dönmek zorunda kaldı. Artık ona hizmet edip, para taşıyacak kardeşi de olmadığından hayatının geri kalanında sefil bir hayat yaşadı.

Gönül İzmir’de hayatına dahil olan herkesle kocaman bir aile kurduğu için çok mutluydu. Nikahtan bir yıl sonra Yeşim hanıma ilk kez anne diyebildi. İlk kez anne dediğinde kendisi de üç aylık hamileydi. Utku bey karısının kızından daha fazla ayrı kalmaması için İzmir’den bir ev almış, kendisi de işleri bırakamadığı için gidip gelmeye başlamıştı. Torunları doğunca işleri kardeşlerine devredip, temelli olarak karısının yanına geldi ve torun bakmaya başladılar. Çok istemelerine rağmen büyütemedikleri ve doğmadan kaybettikleri kızları yerine Gönül’ün kızı Buse’yi büyütüyorlardı. Yeşim hanımın sağlığı büyük oranda düzelmişse de yorulmasın diye Utku bey eve bir de yardımcı tutmuştu. Ertuğrul ve Gönül iş çıkışı gidip çocuklarını alıyorlar, yemelerini de orada yiyerek evlerine dönüyorlardı. Hep birlikte olabilmek için Yeşim hanım haftada bir kaç gün dünürlerini de davet ediyordu.

Dramlarla dolu hayatların içinde başlayan Gönül’ün hayatı, hakkettiği ve kaçırdığı tüm mutluluk ve güzelliklerle güzel İzmir’de devam etti ve bir daha mümkün olduğunca geçmişi hiç anmadı. Bu arada Doruk beyi de aileden saydıkları için onunla bağlarını da hiç bir zaman koparmadılar.

Böylece bir hikayemiz daha mutlu sona ermiş oldu değerli hikaye severler. Yeni yıla çok az bir zaman kala her birimiz için güzel dileklerimizi şimdiden sıralamaya başlayalım ve 2024 senesinde mutlu sonla biten hikayelerimize devam ederken, her birimizin ağız tadıyla, sevdiklerimizle güzelliklerle yaşamamızı dileyelim.

Yarın bizi 2024’e taşıyacak olan yeni yeni hikayemizde buluşmak üzere, 21 Aralık kış ekinoksundan hepinize sevgilerle…

SON

Yok yere – Bölüm 31’ için 3 yanıt

  1. Gülseren Hanım,uzun süredir hikayelerinizi takip ediyorum. Arkası yarın heyecanları hayatıma farklı bir tat katıyor. Kaleminize sağlık. Teşekkür ederim.

    Liked by 1 kişi

  2. Çok güzel bir hikayeyi bir günde merak ve heyecanla okudum. Rahatsızlığım nedeniyle, vaktimin çoğunu dinlenerek geçirdiğim bu günlerde daha çok hikayenizi okuyacağımdan eminim. Sizi bu hikayeleriniz için yürekten kutluyor, kaleminizin daim olmasını diliyorum.
    Yüreğinize sağlık.🌷🌷🌷

    Liked by 1 kişi

Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et