Meyvesiz ağaç – Bölüm 3

Adviye’nin tam olarak neyi kasttiğinden emin olamayan Mesude hanım “Bir yer açmışsınız hayırlı olsun, biz gelemiyoruz kusura bakmayın işte ahretliğim geldi bahsetmiştir Safiye. Aman neyse canım siz gelin bi yol hele, yukarıda konuşurız etraflıca. Safiye kızıma iyi olur bir hava alır gelir sonra.”

“Öyle değil Mesude hanım, biz Safiye’yi temelli alıyoruz yanımıza!”

Sessizce yanlarında duran Ali girdi bu defa söze, “Anlamadım nereye gidecek Safiye?”

“Bundan sonra ablamlar ile yaşayacağım Ali!” dedi Safiye. Çok özgüvenli çıkmıştı sesi. Adviye ile epeyce konuşmuşlardı.

“Senin çocuğun olmuyor olması bir eksiklik değil, Allah’ın takdiri böylemiş. Böyle suçlu gibi davranıp, yaşamaya daha ne kadar dayanacaksın!” demişti Adviye. Eniştesi de onaylamıştı bu sözleri.

“Çocuğun olmuyor diye sana kimse böyle muamele edemez, aile olmak böyle bir şey değil kızım! Biz her zaman senin yanındayız!”

Ali’ye bir evlat veremediği için sürekli kendini suçlayan Safiye epetyce düşünmüştü bu sözlerin üzerine. Öyle ya madem Ali’de istemiyordu artık onu. Annesinin temizlikçisi gibi bu evde yaşayıp duracak değildi. O Emel ile aradığı mutluluğu bulsun, o ablası ile gidecekti buralardan.

“Safiye bak sen burada oturacaksın yine, niye benimle konuşmadın bu konuyu?” dedi Ali üzgün bir sesle, “Annem ne yapacak sensiz?”

Safiye biliyordu Ali annesini ona bırakıp yeni karısıyla uzak bir evde oturacaktı. Güya Safiye kötü hissetmesin diye yapacaktı üstelik bunu. Arada bir gelecekti yine Safiye’ye de. Hiç  bir şeyini eksik etmeycekti. Öyle de iyi bir adamdı.

“Anneni yanınıza alırsınız artık ya da bu evde siz oturursunuz uzağa gitmenize gerek kalmaz!” dedi Safiye. Adliyeye gitmeden zaten çantasını hazırlamıştı. Adviye ve kocası aşağıda beklediler. O hızlıca gidip aldı çantayı, alyansı bıraktı komodinin üzerine. Eniştesinin arabasına bindi ve bu kez Ali ve annesini bırakıp ardında hayatının yeni bir yoluna girdi ablası ve eniştesi ile.

Eniştesinin yeni açtığı yer gerçekten çok şirin bir yer olmuştu, yeni evleri de tıpkı eskisi gibi iki katlıydı. Üst kattaki odalardan biri çoktan Safiye için hazırlanmıştı. Ablasının kızı merve çok sevinmişti teyzesinin onlarla yaşayacağına. İkisinin odaları yan yanaydı.

Safiye dükkanda eniştesine yardım edecekti. Adviye’de ediyordu ama her zaman hem Merve hem ev hem dükkan yetişilmiyordu. Zaten elemana ihtiyaçları vardı. Ayrıca Safiye’nin de eli lezzetliydi. Bu yüzden Safiye’nin düzenli gitmesine, Adviye’nin de fırsat buldukça gelmesine karar vermişlerdi.

Ali bir kaç kez üst  üste arayıp, Safiye’yi ikna etmeyi deneyince, telefonunu da değiştirivermişti Safiye.

“Meyvesiz ağaç kökünü topladı gitti!” diyordu kendi kendine. O zamanlar çok farketmemişti ama en çok bu söz ağırına gitmiş olmalıydı ki sürekli aklına geliyordu.

“Ağacın gölgesi yeter!” demişti eniştesi, “Meyvesi şart değil! Anlayacak o ahmak eski kocan ama geç olacak!”

“Boş ver enişte, bak şimdi kayınvalidemin evini temilziyordum şimdi seninle çalışıyorum. Helali hoş olsun bir şey demiyorum yaptıklarıma ama keşke dediğin gibi kıymeti bilinseydi bu kadar üzülmezdim belki.”

“Boş ver kızım bak ablan ne kadar mutlu sen geldin diye. Anneniz öldüğünden beri ilk kez yüzü güldü karımın, benim evim senin evin, kal gönlünce işte. Geçmiş ardında kalsın.”

Böylece aradan dört yıl geçip gidiverdi. Safiye’nin de desteği ile Adviye ve kocasının işi ayakta kalıp, hızla gelişti. Merve halası sayesinde derslerine dört elle sarıldı. Çünkü annesini dinlemediği her yerde Safiye girdi devreye. Kendisi okumadığı için ne kadar pişman olduğunu anlattı Merve’ye.

Dört yılın sonunda eniştesinin verdiği maaşla epeyce para biriktiren Safiye bir göz ev tuttu sonunda kendine.

“İşte şimdi kendi ayaklarımın üzerinde durduğumu hissettim. Hepsi sizin sayenizde!” diyerek göz yaşları içinde sarıldı ablası ve eniştesine.

Bu arada dükkanın hemen yanındaki boş dükkan tutuldu ve eniştesi askerlik arkadaşı Mustafa’yı görünce neredeyse hayretten küçük dilini yutacaktı. Kader yıllar sonra iki askerlik arkadaşını komşu esnaf yapmıştı bu şehirde.

Yan yana dükkanlarda çalışmanın ve eniştesinin de teşvikleriyle zaman içinde Mustafa ve Safiye’nin arkdaşlıkları da ilerledi.

“Enişten çok iyi çocuktur Mustafa, Safiye’yi gözüm kapalı emanet ederim diyor” dedi Adviye bir gün.

Safiye’nin de kanı kaynamıştı Mustafa’ya ama bir kez ağzı yanmıştı onun. Meyvesiz bir ağaçtı o ve kimsenin soyunu kurutmaya hakkı yoktu.

“Biliyor Mustafa!” dedi Adviye sert sert.

“Nereden biliyor?” dedi Safiye yarı öfke yarı utançla.

“Canım sormuş eniştene o da anlatıvermiş olanları. Ne var ayıp mı yani?”

Safiye’nin canı sıkılmıştı Mustafa’nın meyvesiz ağaç olduğunu bilmesine. Muhtemelen o da Ali gibi yavaş yavaş uzaklaşacaktı ondan şimdi.

“Ne zamandır biliyor?”

“Geldiğinden beri!”

“Ne bir yıldır mı biliyor yani?”

“Evet bir yıldır billiyor ve bir yere gittiği yok gördüğün gibi. Eniştene çıtlatmış biraz, bacanak olsak falan demiş.”

“Yok canım?”

“Kız vallahi sormuş, bu yaştan sonra yalan mı söyleyeceğim?”

“Eniştem ne demiş?”

“Adviye bir konuşsun demiş?”

“O ne demiş?”

“Olur demiş”

“Sonra?”

“E işte konuşuyoru ya bende seninle! Delirtme beni, zaten bir lokmacık aklım var!”

“Ne diyeceğim ben şimdi?”

“Merve kızım ne desin teyzen sen söyle, onun aklı yetmiyor bu yaşında!”

“Kabul et teyze ne diyeceksin?” dedi Merve kıkrıdayarak. “Mustafa abi çok iyi bir adam”.

“Siz ailece eni konu konuşmuş karar vermişsiniz sanırım?” dedi Safiye şaşkınlıkla Adviye’ye bakarak.

“Ayol adamın gözlerine ben bakıyorum sanki baygın baygın, sesinn rengi değişiyor be konuşurken!”

“Adviye abla çocuğun önünde!”

“Ayol o senden benden çok biliyor, çocuğu  mu kaldı on dokuz yaşında Merve!”

Adviye ağırlığını koydu ve Safiye’ye söz hakkı verse yıllarca düşünüp duracağını bildiği için Mustafa’ya evet demiş gibi haberi yolladı kocasıyla. Safiye daha ne olduğunu anlamadan yemeğe çıktılar Mustafa ile iki ay sonra da yıldırım nikahı ile evlendiler.

“Senin varlığın benim hayatımın en güzel meyvesi” dedi Mustafa bir ömür Safiye’ye.

Onlar erdiler muratlarına, biz çıkalım kerevetine.

Mutlu baharla herkese ❤

SON

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s