Yeniden – Bölüm 6

İçeri girdiklerinde Hakan’ın olacaklara dair beklentisi kadının gözlerini döndürerek Aslı ile konuşuyormuş gibi yapıp onlara bir şey söylemesiydi. Ancak kadın hiç beklemediği çok tuhaf bir şey söylemişti ve Hakan şimdi bu süreci nasıl  yönetebileceğini çözememişti.

“Nasıl yani Aslı ölmemiş!” dedi Mustafa şaşkınlıkla Hakan’ın yüzüne bakarak. Tolgay’ı eve bıraktıktan sonra.

“Ne bileyim oğlum, kadının söylediklerini söyledim işte sana!”

“Bir daha söyle ya! Ben anlamadım galiba!”

“Aslı’nın tam olarak öldüğü saatte bu civarda ölen kadınları araştırın dedi. Onun ruhu o kadınlardan birinin içine girmiş.”

“Yani Aslı’nın ruhu başka bir ölü bedene mi girmiş o nasıl bir şey ya?”

“Ne bileyim oğlum söylediği bu işte. Tolgay Aslı’nın ölmediğine iyice inandı şimdi. Asıl sorun bunu nasıl çözeceğiz?” dedi hakan çaresizlikle.

“Bu kadına gitmenin iyi bir fikir olmadığını biliyordum” dedi Mustafa dizlerine vurarak.

Mustafa ve Hakan gittikten sonra Tolgay hemen civardaki hastaneleri aramaya başlamıştı. Aslı ile aynı gün ve saatte ölen tüm kadınların listesini toplamak istiyordu. Nedereden başlayacağını bilemediği için aklına hastaneler geldi. Sonraki üç ay boyunca Tolgay’ın tek uğraşı Aslı’yı bulmak için ölen kadınların listesini ele geçirme çabasıyla geçti. Hatta ona yardım etmesi için parayla bir dedektif tuttu. Adam önce duyduklarını anlamasa da basit bir iş olduğunu düşünüp kabul etti. Tek yapacağı bu şehir ve yakın şehirlerde 6 Mayıs günü Aslı ile aynı saatte ölen kadınların listesini çıkarmaktı. Birinin peşinde sokaklarda dolaşıp, gizlice resimler çekmekten daha kolay bir işti bu.

Ne yazık ki sandığı kadar kolay olmamıştı süreç. Aslı ile aynı gün ve aynı saatte ölenlerin hepsi garip bir şekilde erkekti.  Tolgay bir türlü bunun doğru olduğuna ikna olmadığı için Aslı’nın ölüm raporları dahil her şey yeniden incelendi. Hatta belki de araştırma alanını genişletmek gerekiyordu. Belki de kadın burada yaşıyor ama başka şehirde ölmüştü. Örneğin o gün bir  seyahate çıkıp yolda bir trafik kazası geçirmiş olabilirdi. En iyisi o gün ve o saatte ölen bütün kadınların listesini ele geçirmekti.

Aradan yedi ay geçmişti ama Tolgay hâlâ vazgeçmemişti. Dedektif artık vazgeçmelerini söylese de adamı zorlamaya devam ediyordu. Bu arada gruba geri dönmüş, gitarını yeniden eline almıştı.

“En azından aramıza döndü medyumun bize faydası bu oldu” dedi Hakan Mustafa’ya.

“Evet umduğumdan daha iyi netice verdi aslında. Umarım Aslı ile aynı tarih ve saatte ölen kimse çıkmaz ve bu konuda burada kapanır”

“Umarım” dedi Hakan içtenlikle. Çünkü artık o da Tolgay’ın durması gerektiğini düşünüyordu ama Tolgay asla vazgeçmiyordu.

Böylece bir altı ay daha geçti. Tolgay artık çok daha iyiydi. Gruptakilerin tedirginliklerini hissedince konu ile ilgili gelişmeleri kimseye anlatmamaya başlamıştı. Onlarda konunun kapandığını sanmışlardı böylece. Tolgay atlatmıştı ve herşey eskisi gibiydi. Korktukları gibi olmamıştı. Dedektifte vazgeçmişti aslında ama Tolgay’a araştırmaya devam ettiğini söyleyip sadece parasını alıyordu. Başka yapacak bir şey yoktu adam takıntı yapmıştı nasılsa.

Tolgay’ın tüm bu yaşadıkları aslında 5 Mayıs günü hastaneye yattığında bir şekilde anne ve babasına da yansımıştı. Aslı Tolgay’ın durumunun iyi olmadığını düşündüğü için onları aramış. Kim olduğunu ve yaşadıklarını anlatmış ve hastaneye gelmelerini istemişti. Tolgay’ın anne ve babasının gelmelerinin iyi olacağını düşünüyordu.

Cavit bey ve Semiha hanım önce oğullarının evlendiğinin şokunu atlatmaya çalışmışlar sonra oğullarının başına gelenleri nasıl aşacaklarını düşünmeye başlamışlardı. Gelinlerini daha tanıdıkları gün kaybetmişlerdi. İkisi de bu kadar hızla gelişen olaylar sonucu Tolgay için ne yapacaklarını bilemiyorlardı ama o günden sonra onu tek başına bırakmamak için sürekli evine gidip gelmeye başladılar. Böylelikle Hakan, Mustafa ve grubun diğer elemanları ile de tanışmış oldular.

Çalgıcı diyerek küçümsedikleri bu insanların evlatlarına nasıl sahip çıkıp destek olduklarını görünce mahcup olan karı koca, onları da kendi evlatları gibi kollayıp sevmeye başladılar.

Aradan iki yıl geçtikten sonra artık Tolgay’ın iyice toparlandığını düşündükleri için onun yeniden başka kız arkadaşlar edinmesinin iyi olacağı sonucuna vardılar. Hatta bir kız arkadaş bulmakla yetinmeyip evlenirse onların da gözleri arkada kalmaz diye karar verdiler.

İki yıl boyunca travma yaşadığını düşündükleri için üzerine gelip yaptığı hiç bir şeye karışmayan anne babasının bu defa da evlenmesi için baskı yapmaları üzerine gerilen Tolgay. İşin başına geçmekle ilgili geldikleri noktayı tekrarlamamak için bir plan yapmaya karar verdi

Aslı’nın bedenine girdiği kızı bulmak için dedektife para verdiğini veya medyuma gittiklerini zaten onlara anlatmamıştı. Arkadaşlarını da bu konudan ailesinin yanında bahsetmemeleri için söz almıştı. Bu nedenle Cavit bey ve Semiha hanımın oğullarının zaten belli bir kızı arıyor olduğuna dair bir fikirleri yoktu.

Onları oyalamak için herhangi birini kız arkadaşı olarak onlara tanıtırsa bununla oyalanacaklarını ve onu bunaltmaktan vazgeçeceklerini düşünüyordu. Hatta belki yalandan bir de yüzük takarlardı.

“İyi de oğlum bunu hangi kız kabul eder ki?” dedi Mustafa, Tolgay’ın planı duyduktan sonra.

“Ne bileyim bulacağım işte, paraya ihtiyacı olabilir. Bir oyuncu olabilir. Evet evet bir oyuncu olabilir. Dedektifi tuttuğum gibi ailemi kandırması için bir oyuncu tutabilirim.”

“Evlen diye tutturmayacaklarını mı düşünüyorsun sen?” dedi Hakan şüpheyle yaklaşmıştı bu plana,. Adam gibi bir kız arkadaş bulup ondan hoşlanmasını tercih ederdi Tolgay’ın. O da Semiha hanım ve Cavit bey gibi düşünüyordu. Ömrünün sonuna kadar yas tutamazdı. Eninde sonunda hayatına birilerinin girmesine izin verecekti. Şimdi gençti ve Hakan’a göre de tam zamanıydı.

“Çok ısrar ederlerse anlaşmalı bir evlilik yapar, sonra da boşanırız!”

“İyi de neden bunu yapıyorsun? Belki seversin kızı hem normal bir arkadaş edinmeyi denesen olmaz mı?” dedi Mustafa.

Tolgay onların Aslı’yı aramaktan vazgeçtiğini ve dedektifle de artık görüşmediğini sandıklarını bildiği için cevap vermedi.

“Olabilir tabi. Ben şimdilik aileden kaçış planı yapıyorum sadece içimde. Beyin fırtınası yani.” diye geçiştirdi konuyu. Anlaşılan birini bulsa bilse arkadaşlarına da oynaması gerekecekti. Yoksa onlarda ailesinin yaptığı gibi üzerine geleceklerdi.

“Keşke baştan bu kadarını bile hiç söylemeseydim. Kendimi ele verdim doğrudan” dedi içinden, “Neyse iyi oynayacak birini bulursam o zaman bir şey ispatlayamazlar zaten”

Bu defa dedektifi bulduğu gibi oyuncu temin eden ajansları arayıp ne istediğini anlatmaya başladı. Ajansların çoğu bu tür işler için oyuncu bulmuyordu. Ancak elbette bu tür ihtiyaçları da karşılayan bir alt sektör vardı ve Tolgay’ın o ajansların numaralarına ulaşması  zaman almadı.

Bir kaç ajansa ismini ve telefon numarasını bırakarak ne istediğini detaylarıyla anlattı. Adamlar daha onu görmeden bile telefonda kabul ettiler ve uygun biri gelirse haber vereceklerini söylediler.

Tolgay için bu kadarı yeterliydi zaten.

(devam edecek)

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s