Kayıp Kökler – Bölüm 18

Ertesi gün sabahın erken saatinde muhtarın kapısını çaldı. Kağıtlar, imzalar, defin sonrası işlemler, yardımların listesi. Muhtar gözlüğünün üzerinden baktı.“Ece, okul işini ne yapacaksın.”“Şimdilik çalışacağım.”“Burs vardı hani.”“Bu sene değil.”Muhtar dudaklarını büktü.“Ne gerekiyorsa söyle.”“Söylerim.” Gündeliğe gittiği ikinci evde ev sahibi kadın tereddütle sordu.“Fiyatı konuşmadık.”“Konuşmayalım. Ne uygun görürseniz.”“Öyle olmaz. Baştan söyle”“Benim işim yapmak. Parayı siz hazırlarsınız.” dedi Ece.… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 18

Kayıp Kökler – Bölüm 17

Gece oldu. Ece ışığı kapatmadan önce Miyase’nin odasına girdi. Yastığın kokusu hâlâ ondaydı. Yorganın üstünü düzeltti. Bir an elini yastığa koydu. Bu hareket vedayla helallik arasında bir yerde duruyordu. Sonra kapıyı kapattı. Umut’un yanına geçti. Işığı kıstı. Umut fısıldadı.“Annem şimdi nerede.”“Annenin olduğu yer cümlelerde. Masada bıraktığı tabakta. Çaydanlığın sesinde. Duvarın gölgesinde. Bir de toprağın içinde.”“Toprak… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 17

Kayıp Kökler – Bölüm 16

Umut başını iki yana salladı. “Hayır.” O kadar net ve çocukça bir hayırdı ki Ece bir an buna tutunmak istedi. Sonra yaklaşmış olan adım sesleri her şeyi yeniden gerçeğe çekti. Muhtar kapıdan içeri girdi. Arkasında Hatice Teyze. Hatice Teyze Ece’ye sarıldı. Muhtar başını eğip odaya geçti. Miyase’nin yüzüne baktı. Gözlerini kapadı. Kısık bir sesle “Allah… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 16

Kayıp Kökler – Bölüm 15

Akşam sofraya üç tabak konmuştu yine. Çorba kaynamış, ekmek dilimlenmişti. Umut iştahla konuşuyordu.“Bugün okulda hoca bana aferin dedi.”“Niye?” diye sordu Ece.“Çünkü soruyu bildim.”Miyase hafifçe gülümsedi. Dudaklarının kenarında çok yorgun bir sevinç belirdi. “İyi işte. Bildikçe yolun açılır.” O gülümsemenin altında Ece bir gölge gördü. Annesinin gözleri birkaç saniyeliğine boşluğa kaydı, sonra yeniden toparlandı. Ece söylemedi.… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 15

Kayıp Kökler – Bölüm 14

Bahara doğru mahallede bir cenaze oldu. Camiden dönen kalabalık kapının önünden geçti. Hatice Teyze kısa bir uğrayıp, “İnsan zamana yetişemiyor,” dedi. “Yetişmeye çalışıyoruz,” dedi Ece. Miyase başını önüne eğdi. Kendi zamanını düşündü, kendi yetişemeyişlerini. Ece, annesinin gözünün dalıp gittiği anlarda artık ne düşündüğünü tahmin ediyordu. O kayıp bebeğin yaşını hesaplıyordu muhtemelen. Şimdi kaç olurdu, hangi… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 14

Kayıp kökler – Bölüm 13

Ece, sobanın başına sürüklenen o küçük taburede, kendini olduğundan daha büyük, olduğundan daha küçük hissetti aynı anda. İçinden bir yer, “Keşke hiç duymasaydım,” dedi; başka bir yer, “İyi ki söyledi,” dedi. Miyase’nin gözlerinden yaş akmıyordu; ama gözlerinin kıyısında yılların tuzu birikmişti. “Ben, bir kadının susarak ayakta kalabildiğini zannettim yıllarca,” dedi Miyase. “Meğer insan, bazen konuşarak… Read More Kayıp kökler – Bölüm 13

Kayıp Kökler – Bölüm 12

Miyase günlerdir dalgındı. Ece anlam veremiyordu bu hâline. Hayatları güllük gülistanlık değildi elbet; ama birlikteydiler, bir şekilde aynı sofrada aynı çorbayı paylaşıyor, akşamları aynı sobaya diz kırıyorlardı. Yine de sanki yıllardır Ece’yi kollayıp gözeten, en çirkini en güzel gösteren o kadın gitmiş, omuzlarına yılların yükü yeni yüklenmiş başka bir kadın gelmiş gibiydi. Sözleri kısa, bakışı… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 12

Kayıp Kökler – Bölüm 11

Ece, sokağa adımını atar atmaz yüzüne vuran ayazla irkildi. Sokak taşlarının üstünde ayak sesleri yankılandı. Evin içiyle dışarısı arasındaki farkı bütün bedeniyle hissetti. İçeride üç nefes, dışarıda yüzlerce göz. Mahalle sabahlarını kahve kokusu ve dedikodu başlatıyordu. Bakkal Hüseyin kepengini yeni kaldırıyordu. Yanında duran iki adam usulca konuşuyordu. “Vecdi artık hiç uğramıyor” dedi biri. “Görmedik haftalardır.”… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 11

Kayıp Kökler – Bölüm 10

Günler ağır ağır akarken Ece on altısına varmıştı. Boyu uzamış, yüzü incelmiş, bakışları serinleşmişti. Sınıf değiştirmiş, artık liseye geçmişti. Sabahları çantasını omzuna takıp kapıdan çıkarken durup evi dinlerdi: sobanın iç çekişi, Umut’un hafif öksürüğü, Miyase’nin mutfakta kaşığı tabağa değdiren sesi. Sonra kendi içinden kısa bir söz söylerdi. “Bugün de dayan.” Bu cümleyi yüksek sesle söylemez,… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 10

Kayıp Kökler – Bölüm 9

Zaman hızla akıp geçiyordu Ece artık çocukluktan sıyrılıp genç kızlığa adım atıyordu. On dört yaşına bastığında aynada kendine bakarken gözlerinde tanıdık olmayan bir ciddiyet gördü. Önceleri oyuna çağıran arkadaşlarına koşarak giden, sokakta ip atlayan, seksek oynayan Ece, şimdi çantasını sırtına alıp okul yolunu ağır ağır yürüyordu. Mahalledeki çocuklar hâlâ kahkahalarla koşuştururken o, kollarını sıkıca göğsüne… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 9