Kayıp Kökler – Bölüm 14

Bahara doğru mahallede bir cenaze oldu. Camiden dönen kalabalık kapının önünden geçti. Hatice Teyze kısa bir uğrayıp, “İnsan zamana yetişemiyor,” dedi. “Yetişmeye çalışıyoruz,” dedi Ece. Miyase başını önüne eğdi. Kendi zamanını düşündü, kendi yetişemeyişlerini. Ece, annesinin gözünün dalıp gittiği anlarda artık ne düşündüğünü tahmin ediyordu. O kayıp bebeğin yaşını hesaplıyordu muhtemelen. Şimdi kaç olurdu, hangi… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 14

Kayıp kökler – Bölüm 13

Ece, sobanın başına sürüklenen o küçük taburede, kendini olduğundan daha büyük, olduğundan daha küçük hissetti aynı anda. İçinden bir yer, “Keşke hiç duymasaydım,” dedi; başka bir yer, “İyi ki söyledi,” dedi. Miyase’nin gözlerinden yaş akmıyordu; ama gözlerinin kıyısında yılların tuzu birikmişti. “Ben, bir kadının susarak ayakta kalabildiğini zannettim yıllarca,” dedi Miyase. “Meğer insan, bazen konuşarak… Read More Kayıp kökler – Bölüm 13

Kayıp Kökler – Bölüm 12

Miyase günlerdir dalgındı. Ece anlam veremiyordu bu hâline. Hayatları güllük gülistanlık değildi elbet; ama birlikteydiler, bir şekilde aynı sofrada aynı çorbayı paylaşıyor, akşamları aynı sobaya diz kırıyorlardı. Yine de sanki yıllardır Ece’yi kollayıp gözeten, en çirkini en güzel gösteren o kadın gitmiş, omuzlarına yılların yükü yeni yüklenmiş başka bir kadın gelmiş gibiydi. Sözleri kısa, bakışı… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 12

Kayıp Kökler – Bölüm 11

Ece, sokağa adımını atar atmaz yüzüne vuran ayazla irkildi. Sokak taşlarının üstünde ayak sesleri yankılandı. Evin içiyle dışarısı arasındaki farkı bütün bedeniyle hissetti. İçeride üç nefes, dışarıda yüzlerce göz. Mahalle sabahlarını kahve kokusu ve dedikodu başlatıyordu. Bakkal Hüseyin kepengini yeni kaldırıyordu. Yanında duran iki adam usulca konuşuyordu. “Vecdi artık hiç uğramıyor” dedi biri. “Görmedik haftalardır.”… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 11

Kayıp Kökler – Bölüm 10

Günler ağır ağır akarken Ece on altısına varmıştı. Boyu uzamış, yüzü incelmiş, bakışları serinleşmişti. Sınıf değiştirmiş, artık liseye geçmişti. Sabahları çantasını omzuna takıp kapıdan çıkarken durup evi dinlerdi: sobanın iç çekişi, Umut’un hafif öksürüğü, Miyase’nin mutfakta kaşığı tabağa değdiren sesi. Sonra kendi içinden kısa bir söz söylerdi. “Bugün de dayan.” Bu cümleyi yüksek sesle söylemez,… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 10

Kayıp Kökler – Bölüm 9

Zaman hızla akıp geçiyordu Ece artık çocukluktan sıyrılıp genç kızlığa adım atıyordu. On dört yaşına bastığında aynada kendine bakarken gözlerinde tanıdık olmayan bir ciddiyet gördü. Önceleri oyuna çağıran arkadaşlarına koşarak giden, sokakta ip atlayan, seksek oynayan Ece, şimdi çantasını sırtına alıp okul yolunu ağır ağır yürüyordu. Mahalledeki çocuklar hâlâ kahkahalarla koşuştururken o, kollarını sıkıca göğsüne… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 9

Kayıp Kökler – Bölüm 8

Ece artık on üçüne gelmiş, ortaokula geçmişti. Zil çalınca koridorda bir uğultu yükseldi; kalem kapakları çıtladı, kapılar açılıp kapandı. Ece çantasını omzuna takıp drama odasına yürüdü. Kapının önünde birkaç arkadaş bekliyordu, içeriden öğretmenin saydığı ritimler duyuluyordu. “Hazır mısın?” dedi drama öğretmeni içeri girer girmez. “Hazırım,” dedi Ece. Sesi titremedi; içindeki heyecanı saklamadı, taşıdı. Daire oldular.… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 8

Kayıp Kökler – Bölüm 7

Sabahları ev yine Miyase’nin ayak sesleriyle uyanıyordu. Sobanın kapağı hafifçe açılıyor, ince bir kürek közlerin üstüne dokunuyor, kısa çıtırtılar odanın sabah sessizliğini bölüyordu. Miyase tencereye su koyuyor, ince belli bardakları tezgâhın kenarına yan yana diziyordu. Bu seslerle beraber Ece yatakta gözlerini araladı. Üşenmeden doğruldu, battaniyeyi düzeltti, saçlarını toparlamak için aynanın karşısına geçti. Miyase bir yandan… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 7

Kayıp Kökler – Bölüm 6

“Anne” kelimesi bir kez söylenip havaya karıştıktan sonra evde hiçbir şey eskisi gibi olmadı; ama değişen şey, kimsenin üstüne basıp da kıracağı türden bir şey değildi. İncecik, görünmeyen bir ip gibiydi sanki: Ece ile Miyase’nin bileklerini birbirine bağlamış, aynı anda çekip aynı anda gevşeten bir bağ. Sabahın ilk ışığı, perdenin kıyısından içeri süzüldüğünde Ece mutfağa… Read More Kayıp Kökler – Bölüm 6

Kayıp kökler – Bölüm 5

Eve girdiklerinde odanın köşeleri hâlâ soğuktu. Miyase sobanın kapağını araladı, içerde kalan koldan bir kıvılcım yakalayıp üfledi. Ece hemen tenekeden bir küçük odun alıp, iki eliyle tutup Miyase’ye uzattı. Gücü zor yetiyordu ama yüzündeki gurur yorgunluğu bastırıyordu. Miyase odunu dikkatle yerleştirdi, kapağı kapattı. Sacın üstünde kısık bir tıkırtı dolaştı, sıcaklık ağır ağır odaya yayıldı. Sonra… Read More Kayıp kökler – Bölüm 5