Manolya – Bölüm 29

Sedef, Aykut’la yeniden yataklarını birleştirmelerine rağmen kocasında eski sıcaklığı bulamıyordu. Aldığı kilolar nedeniyle kocasının artık onun beğenmediği sonucuna vardığı için iyice gerilmeye başlamıştı. Aykut işler nedeniyle biraz geç gelse, hemen Şahin gibi başka bir kadınla beraber olabileceği kuşkusuna kapılıyor, kocası evdeyken gizlice telefonunu kurcalıyordu. Bebekleri her geçen gün daha büyüyor, artık doğrudan tepkiler veriyordu. Aykut her gün gelir gelmez çocuğu ile vakit geçirmeyi tercih ediyor, Sedef ise bu mutlu tablonun dışında kalıyordu. Elbette o da yavrusunu çok seviyordu ama hayatında o kadar çok şey değişmişti ki bir türlü eski düzeni yeniden kuramıyordu. En yakın arkadaşı yoktu, kocası ondan uzaklaşmış gibi görünüyordu, bedeni büyük bir değişime uğramıştı, ailesini kendinden iyice uzaklaştırmıştı. Doğrusu ailesi ile yakınlaşmayı yeniden istediğini söyleyemezdi ama etrafındaki ilgi ve çemberinin yeniden oluşmasını istiyordu.

Okulların açılması ile birlikte Manolya kendini yeniden bulmuş gibi hissediyordu artık. Geçmişte olduğunun aksine buradaki hayatını daha sosyal tutmaya dikkat ediyordu. Kendini yaşadıkları sonucu oluşan yalnızlık girdabından kurtarmanın en iyi yolu buydu. Neyse ki iyi insanlarla karşılaşmıştı. Kursta edindiği orta yaş üzeri kadın grubu ve okuldaki yeni arkadaşları onu hemen kabullenmiş ve hayatlarına dahil etmişlerdi. Sürtüşme yaşamadan yeni bir sürece atım atmak ona iyi gelmişti.

Okul yönetimi kuralları gereği Hülya öğretmenin iletişim bilgilerini Şahin’e vermeyi ret etmişti. Kimse Manolya’nın neden gittiğinin asıl nedenini bilmese de, onun ani bir kararla gidişi ve ardından kocasının onu bulmak için okula gelişi kafalarında belirli bir senaryoyu oturtmuştu. Çoğu insan Hülya öğretmene sorular sorsa da o kimseye bir açıklama yapmıyordu. Şahin Hülya öğretmene ulaşma umudunu kesmediği için okullar açılana kadar sabırla bekledi ve bir gün okula gelip, dağılma saatinde kapıdaki görevliye veli olduğunu ve öğretmenle görüşmek istediğini söyleyince, en azından kim olduğunu öğrenme fırsatı buldu. Hülya öğretmen bütün velilerini tanıyordu. Karşısında veli olduğunu söylemesine rağmen tanımadığı bir adam görünce huzursuz oldu. Şahin durumu kendisine açıklayınca tavrını biraz yumuşattı ama Manolya öğretmenin bir iki gece onun evinde kaldıktan sonra hiç bir şey söylemeden ayrıldığından başka bir bilgi vermedi Şahin’e. Şahin bir avukattı karşısındaki insanın yalan söylediğini kolayca anlayabiliyordu ama üzerine gitmenin durumu daha da zorlaştıracağını bildiği için inanmış gibi yaptı. Hülya öğretmen kesinlikle karısının yerini biliyordu. Manolya bu zamana kadar bir boşanma girişiminde bulunmadığına göre belki de toparlanmak için zamana ihtiyacı olduğu içindi ve belki de bu hâlâ umut var demekti.

Manolya hayatını ve kocasını özlemiyor değildi elbette ama bu özlem sadece acı veren bir histi. Yaşadıklarının yanında özlediği için de acı duyuyordu. İnsan kalbi ne kadar kırılmış olursa olsun, bir zamanlar cenneti saydığı yeri bir anda silemiyordu. Bu bir daha öyle sevilmeyeceği anlamına gelmiyordu ama boşluk derin bir şekilde etrafını sarıyordu. Birbirlerine sarılmış sevgililer gördüğünde bir zamanlar yaşadığı o güzel günleri hatırlıyor, çocuklu bir aile gördüğünde başına gelenler aklına geri doluşuyordu. Yine de kendini bunun normal olduğuna ve bir süre sonra daha iyi hissedeceğine ikan etmeye gayret ediyordu. Yeni okulundaki çocuklarla bağ kurmak şu an hayatındaki en önemli meseleydi. Onların kalbine bir kez girerse, yolları birlikte aktığı sürece ondan gelen her şeyi kolayca alacaklarını öğrenecek kadar tecrübe edinmişti. Çocukları gerçekten çok seviyordu. Sadece sınıfındakileri değil, hepsini ve belki de çocuk sevgisini yaşamak için zaten en sevdiği işi yaparken, illa bir çocuğum olsun diye koşullanmaması gerekiyordu. Ancak insanın çok sevdiği bir adamdan çocuk sahibi olmak istemesi farklı bir duyguydu. Bu sadece çocuk sevmekle ilgili bir konu değildi. Annesinin onu nasıl sevdiği geliyordu aklına, “Benim güzel Manolyam” diyerek saçlarını okşaması, o iyi bir insan olsun, gelecek sahibi olsun diye çabaları geliyordu. Bir insan bir başka varlığa sadece anne olunca mı böyle koşulsuz akabilirdi?

Hülya öğretmen, Manolya’ya kocasının okula geldiğini söyleyip, söylememek konusunda kararsızdı ama sonunda bu kararı onun vermeye hakkı olmadığını düşünüp, anlattı.

Manolya, yerini ona söylemediği için teşekkür etti. Şahin’in gelişiyle okulda herkes Manolya’nın hayatında olanları merak etmeye başlamıştı. Veliler ona artık ulaşamadıklarını söyleyerek, geri gelme ihtimali olup olmadığını soruyorlardı.

“Gerçekten arkada bıraktığınız herkes yokluğunuzu hissediyor!” dedi Hülya öğretmen, “Geride kalmadığım için mutluyum!”

Aykut, Şahin sadece arada bir sorarak çocukları ile ilgilendiği için bazen konuyu ona getirip, Şahin ile aralarındaki yakınlığı yeniden ilerletmek istese de, tıpkı Manolya’da olduğu gibi çocuk konusu Şahin’in aklını otomatikman yaşananlara götürdüğü için bu durumdan hoşnutsuzdu. Şahin ona Tuna’yı da soruyordu arada bir, çocuklar üzerinden yeniden bir bağ kurabilirler, çocuklarını da kendileri gibi arkadaş yapabilirlerdi. Tabi Şahin’e geri tepeceğini bildiği için böyle söyleyemiyordu.

Tuna’da her geçen gün büyüyor artık babasını tanıyor ve telefonda onunla bir kaç kelime edebiliyordu. Görüntülü aramalarla gün içinde Burcu evde yokken de oğluyla haberleşmeye başlamıştı. Onun yüzünü gördüğü zaman içine bir mutluluk yayılıyordu. Önemsiyordu baba olmayı, aslında Manolya’yı bunca zaman bekletmiş olmasının nedeni bir başka kadından çocuk sahibi olmak değildi. Tüm varlığı ile ailesinin yanı başında olma isteğiydi.

“Hayat böyle bir şey değil!” demişti babası konuşurlarken, “Sen başına ne gelmiş olursa olsun, ne kadar meşgul olursan ol, ailenin yanı başında olduğunu onlara hissettirebilirsin. Benim de annenle benzer zamanlarım oldu ama annen hiç bir zaman kendini değersiz veya tek başına çocuk büyütürken bulmadı. Tabi senin yaptıkların bunları çok aşıyor temelden ama seni bu sonuca sürükleyen düşünceni sorguluyorum sadece. En azından oğlunla bu hatalara düşme!”

Burcu Şahin’in Tuna’yı alıp ailesinin yanına götürmesine ters bir tepki vermiyordu. Böyle zamanlar onun da nefes alması için bir fırsat oluyordu. Kendi ailesi ile görüşmediği için çocuktan haberleri yoktu, Şahin’in tüm imkanları sağlaması ve oğluna sahip çıkması nedeniyle de kendini yalnız bir anne gibi hissetmiyordu. Elbette Şahin ve ailesine karşı resmi anne sıfatı taşımıyor olmak zaman zaman burulmasına yol açsa da bunu başından beri bildiğini kendine söyleyerek toparlanıyordu. Rahat ve güzel bir hayatı vardı. Yeni iş yerinde mutluydu. Şahin’in bulduğu bakıcıdan, ona sağladığı yaşam şartlarından da memnundu. Zaman zaman kendini Manolya’nın yerine koyuyor ve üzülüyordu ama başından o da olayların böyle gelişeceğini hiç düşünmemişti. Amacı Şahin’in yuvasını yıkmak değildi. Şahin’in çocuğu böyle kolayca kabul edeceğini bile hiç düşünmemiş, sadece aldırmadan önce bilgisi olmasını istediği için söylemişti. Bir aile olmanın sorumluluğunu almadan aşkı gittiği yere kadar yaşamak onun hoşuna gidiyordu zaten. Şimdi durum değişmişti, artık gittiği yere kadar diye bir durum söz konusu değildi, zaten artık Şahin ile bir aşk da söz konusu değildi. Yine de bir oğlu olmasından ve babasının da Şahin gibi biri olmasından mutluydu. Bu nedenle Şahin’i hiç bunaltmıyor sahip olduklarının tadını çıkarıyordu. Zaten Şahin ile ilk kaçamaktan sonra bu ilişkinin devam etmesinin nedeni de onun bu beklentisizliğiydi Şahin açısından. Burcu’yu hiç tehlike veya tehdit olarak görmemişti o yüzden.

Asıl tehlikenin onun bu tavrı olduğunu da acı bir şekilde öğrenmişti. Öncelikleri ve neye sahip çıkması gerektiği kararını doğru verememişti.

(devam edecek)

Yorum bırakın