Manolya – Bölüm 18

Şahin’in aldığı dava toparlanacağı yerde giderek dallanıp, budaklanıyor, sürekli dosyalar güncellenip, yeni dosyalar açılıyordu. Artık ofisteki eleman sayısı bile yeterli olmadığı için, rutin işleri yapacak yeni elemanlar alındı ve eski kadrolar olduğu gibi bu davaya odaklandı. Yeni kadrolarda sadece yeni avukatlar değil, dosyaları olaylara göre takip edecek sekreterler, dış evrak akışı için kurye elemanlar, artan ofis nüfusuna göre yeni temizlik ve yemek personeli de eklendi. Eskiden yemeğe dışarı çıkmaya daha çok fırsatları varken, artık gece gündür orada olduklarından neredeyse üç öğün yemek tüketiyorlardı.

Sedef kocasının işi uzamaya başlayınca, sürekli Manolya’ya gelmekten sıkılmış, kendi sosyal çevresi ile akşam buluşmalarına da başlamıştı. Manolya’yı da çağırıyordu ama annesinin acısını daha yeni yeni toparlayan Manolya, zaten normalde de sevmediği için evde tek başına kalmayı tercih ediyordu. Kendi okul işleriyle uğraşıyor, biraz televizyon seyrediyor, sonra da Şahin gelmeden uyuyup kalıyordu.

Sultan hanımın vefatının üzerinden neredeyse yedi sekiz ay geçmişti. Osman bey, huzur evinde sosyalleşip, açılacağı beklenirken, neredeyse tamamen içine kapanmış, sadece kızıyla sohbet eder hâle gelmişti. Yine okulları tatil dönemi yaklaşıyordu. Şahin’in işleri neredeyse eve gelemeyecek hâle geldiğinden, bu sene de bebek yapma planları olamayacağını bilen Manolya artık konuyu açmıyordu bile. Kocası ile geçirdiği az zamanın keyfini sürmeyi seçmişti. Karı koca hasretle bir arada kaldıklarında, sadece birbirleri ile ilgileniyorlar, anlarını bozacak konulara girmemeye, kendilerinden başka konu konuşmamaya özen gösteriyorlardı.

Aykut’un da Şahin gibi nefes alacak hâli kalmadığından bir süredir bebek konusuna hiç girmiyordu. Onlarda karı koca, Manolya ve Şahin gibi bir arada oldukları zamanın keyfini çıkarmaya odaklanmışlardı. Onlar Manolya ve Şahin’den daha dışa dönük yaşadıklarından çoğunlukla dışarı çıkıp eğleniyorlardı. Sedef’in annesi de damadının içinde bulunduğu dava televizyonlarda ve gazetelerde göründükçe, kızına bebek diye baskı yapmaktan vazgeçmiş, ünlü ve zengin damadı olmasının tadını çıkarmaya başlamıştı. Nasılsa iki kızı da ne dese onu dinlemiyorlardı. Artık o da hayatın tadını çıkarmak istiyordu. Sultan hanımın ölümünden sonra kızından, eve yardımcı istediğini söyleyince Perihan hanım onlarda çalışmak üzere yer değiştirmiş oldu. Sedef annesi onunla uğraşmasın da kendine bir hayat kursun diye bu isteği hemen kabul etmiş, Perihan hanımı da önermek onun aklına gelmişti. Nasılsa Sultan hanımların evinden tanıdıkları, güvendikleri bir kadındı. Manolya’da Perihan hanımın işsiz kalmamış olmasına sevinmiş, içi rahat etmişti.

Sonunda Sedef’in ablası da istediği gibi biri ile tanışmıştı. Adam da onun gibi evlenip ayrılmış ve çocuğu yoktu. Böylece kız kardeşi ve annesi ile uğraşmaktan vazgeçip kendi hayatına odaklandı.

Şahin tüm yazı çalışarak geçireceği için karısına, babasını da alıp bir yerlere gitmesini önerdi. Manolya kendisi için olmasa da babası için bunun çok iyi olacağını düşününce çok mutlu oldu. Kocası ne kadar yoğun olursa olsun, aklının bir tarafı hep karısını mutlu edecek şeyler yapmak için çalışıyordu. Her ne kadar kocasını bırakıp gitme fikri içine sinmiyorsa da, Şahin bir tatili hakkettiğine ve Osman beye de kızıyla baş başa bir süre geçirmenin iyi geleceğine karısını ikna etti.

Sedef’in ilk tepkisi önce “Ne yapacaksın ya babanla tatilde?” oldu ama sonradan, “Evet Osman amcaya da, sana da iyi gelir diyerek!” tavrını değiştirdi ama dönüşte bir de beraber bir yere gitsinler istiyordu. Malum kocasının patronu, en iyi arkadaşının kocası, kimseye izin falan vermiyordu.. O halde karısı da bunu telafi etmek zorundaydı.

“Tamam!” dedi Manolya gülümseyerek, aslında çocukluk arkadaşıydılar ama ikisi beraber hiç bir seyahate gitmemişlerdi. Aykut’ta bu fikri onaylayınca, iki arkadaş, Manolya’nın babası ile yapacağı tatilin arkasından bir seyahat planı yapmaya başladılar. İşin içine seyahatler ve tatil girince herkesin yüzü yeniden gülmeye başlamıştı. Manolya, babası ile bir dağ oteli ayarladı, Sedef ile nasılsa deniz tatili yapacaklardı. Babası için huzurlu ve sakin bir yer olsun istiyordu. Osman bey, kızının kocasını bırakıp onunla tatile gideceğini duyunca çok sevinse de, ilk önce “Olur mu kızım öyle şey!” dedi ama sonra Manolya’nın ısrarıyla kabul etti. Huzur evine yatışından sonra ilk uzun soluklu çıkışı olacaktı bu. Yoksa Manolya babasını ayda iki üç kere eve getirip misafir ediyordu zaten. Osman bey çok uzun bir tatil istemediği için dört günlük bir seyahat planı hazırlandı. Manolya’da dört gün de olsa ilk defa kocasından ayrı bir yere gidecekti.

“Kalplerimiz hep birlikte bizim!” dedi Şahin, “Sen nereye gidersen benim kalbim seni takip eder!”

“Sen de ben yokum diye şirkette yaşamaya başlama lütfen hiç değilse uyumaya eve dön!” dedi Manolya sevgiyle.

Sedef, arkadaşı babasıyla kısa gideceği için çoktan tatil alışverişine başlamıştı. Sabah ne giyecek, öğlen ne giyecek, akşam ne giyecek, kaç mayo götürecek, uygun ayakkabılar derken bir hafta planlanan tatilleri için üç dolu valiz hazırladı daha Manolya dönmeden. Aykut karısının valizlerini hazırlanmış görünce güldü bolca, Sedef’te güldü.

“Evi terk ediyorsun sanırım, arkadaşımla seyahat diye beni kandırıp!” dedi Aykut.

“Hiç heves etme, geri geleceğim!” diyerek sevgiyle sarıldı kocasına.

Manolya planladığı gibi babası ile huzurlu bir tatil yaptı. Bolca eskilerden konuştular Dağ havası ikisine de çok iyi gelmişti. Osman bey uzun zamandır hiç bu kadar yürüyüş yapmadığı için biraz yoruldu ama çok da mutlu oldu. Kızına teşekkür etti durdu, dönüş yolu boyunca, hem kızıyla hasret gidermiş, hem de hafiflemişti.

Sedef dört gözle arkadaşını bekliyordu, henüz yer ayırtmamışlardı ama onun seçenekler listesi hazırdı. Manolya’nın döndüğünün ertesi günü planları kesinleştirmek için damladı.

“Dur daha kocamı görmedim doğru dürüst!” diye güldü Manolya.

“Aman bir ömür göreceksin zaten!” diyen Sedef hemen seçenekleri anlatmaya ve arkasından yanına aldıklarını, neleri yeni aldığını, Manolya’ya önerdiklerini anlatmaya geçti. Manolya alışık olduğu bu sohbetleri sabırla dinleyip, bir süre kocası ile vakit geçirmek istediğini tatile ancak bir kaç hafta sonra gitmelerinin uygun olacağını söyledi. Sedef’in gözler yerinden çıkacaktı neredeyse, valizleri bile hazır arkadaşını bekliyordu günlerdir.

“Tamam bir hafta olsun!” dedi Manolya bu sefer.

Babasıyla yaptığı tatil boyunca da sabah akşam konuşmuşlardı ama sarılıp uyumak başka bir şeydi. İkisi de birbirlerini çok özlemişti. Sedef acele ettiği için bir hafta sonra gideceğini söyleyince, Şahin’de hiç dert etmemesini zaten karısı ile yeterince ilgilenemediği için vicdan azabı çektiğini, hiç değilse o iyi vakit geçirdikçe mutlu olduğunu söyledi. Dava sonuçlanınca hepsinin acısını çıkaracaklardı beraber. Ne istiyorlarsa yapacaklardı o zaman. Tabi bu ne istiyorlarsa cümlesinin içinde bebek de vardı. Bir hafta mümkün olduğunca romantik ve beraber geçirdikten sonra Manolya ufak bir valiz, Sedef ise dörde çıkan koca valizleri ile yola çıktılar.

Manolya babasıyla yaptığı sakin tatilden sonra, Sedef ile otelin içinde yapılan her etkinliğe koşmaktan, akşamları şehirdeki eğlencelere gitmekten, gündüzleri sürekli denize girip çıkmaktan sohbete zaman bile bulamadı. Sedef o kadar mutluydu ki, “Hadi şunu yapalım!”, “Hadi şuraya gidelim!” diyerek bir haftayı nefessiz geçirmelerini sağladı. Şahin karısının yorgun gelen sesini duyunca, başına gelenleri anlıyor, Sedef duymasın diye fısıldayarak dalga geçiyordu.

“Sanırım gelince dinlenmek için bir tatile daha ihtiyacın olacak!” diyordu Şahin.

“Ya da eve kapanıp, bir süre Sedef’i görmemeye!”

Aykut bu anlamda Sedef’e benzediği için karısının eğlenme şekline alışıktı. Sedef’te her gün neler yaptıklarını, nasıl eğlendiklerini kocasına ballandıra ballandıra anlatıyor, sonra ikisi de bir sefer gelip aynı şeyleri beraber yapmaya karar verip kapatıyorlardı.

“Sen, Sedef ile uğraşıyorsan, ben de burada Aykut ile uğraşıyorum bir de!” demeye başlamıştı Şahin, Aykut karısından dinlediklerini dönüp bir de Şahin’e anlatıyor, işler toparlayınca bir de dördü gitsinler diye ısrar ediyordu.

(devam edecek)

Yorum bırakın