Manolya – Bölüm 13

Şahin ve Manolya’nın artık resmen sevgili olduğu haberi en çok Aykut ve Sedef’i sevindirmişti. İkisi de bu sevgili kalma durumunun hızla evliliğe ilerleyeceğinden emindi. Aslında onlar bu ikilinin beraber bir gelecekleri olduğunda başından beri emindiler ama kendileri daha yeni anlamıştı. Sedef ve Aykut’un balaylarından dönüşlerinin ardından, Sedef hem arkadaşının ağzından detayları dinlemek, hem de ilişkilerini kutlamak için onları bir akşam artık kocasıyla yaşadığı evlerine davet etti.

Başından beri bir araya gelsinler diye uğraşan yakın arkadaşlarını kırmamak için onlarda bu teklifi sevinerek kabul ettiler. Artık Sultan hanım ve Osman bey de bu ilişkiyi onayladıkları için Şahin Manolya’yı gelip alıyor, birlikte güzel akşamlar geçiriyorlardı. O akşam da Sedef’lere gitmek için Şahin Manolya’ların evine geldi. Her ziyarette mutlaka Sultan hanımla, Osman beye de görünüyor, hâllerini hatırlarını sorup, Sultan hanımın sağlığı hakkında sorular soruyordu.

Sultan hanım artık daha fazla söz dinlediği için biraz daha toparlamıştı ama bu şekilde yaşamaktan pek mutlu olduğu söylenemezdi. Kocasına köye gidecek kadar iyi olduğunu ispatlamak için konulan kurallara uymaya devam ediyordu.

Arkadaşlarının yeni kurdukları yuvalarına ilk kez gideceklerinden, güzel bir ev hediyesi seçmişlerdi. Kapıyı açan Sedef, onları heyecanla içeri buyur etti. İlk kez resmi çiftler olarak bir akşam geçireceklerdi ve Sedef’in evlendikten sonraki ilk misafirleriydiler.

Sedef tam umduğu gibi hayata kavuşmuştu, evlerinde iki tane yardımcıları vardı, biri ev işleri ile ilgileniyor, diğeri ise bahçeyle uğraşıyordu.

Manolya hazırlanan masanın zenginliğini ve güzelliğini görünce arkadaşının gerçekten özenerek hazırlandığını hemen anladı. Yemekte birlikte sohbetler ettikten sonra, kızlar kendi aralarında, erkekler kendi aralarında bir sohbete daldılar.

“Manolya o kadar mutlu oldum ki sizin adınıza!” dedi Sedef, “Başından beri sana onun doğru insan olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Bundan sonra da hiç ayrılmayacağız, tıpkı hayal ettiğimiz gibi.”

Manolya her zaman ki mahcubiyeti ile gülümsedi, çok mutluydu gerçekten, hayatı hiç aklına gelmeyen ve neredeyse istemediği bir yöne ilerliyordu. Şahin’in ailesine gösterdiği saygı ve sevgi, ona olan hayranlığını bir kat daha artırıyordu. Ayrıca Şahin’in ailesi de onu kolayca kabullenmişlerdi.

“Zengin olabilirler!” dedi Sedef bilmiş bilmiş, “Ancak senin gibi bir kızı bulmak kolay mı? Senin zenginliğin sen olman zaten!”

“Bence abartıyorsun.” dedi Manolya, “Ama çok mutlu olduğum gerçeğini de saklayamam!”

Sedef ve Aykut’un tahmin ettiği gibi bu sevgili olma süreci iki ay içinde evlilik sürecine girdi. Manolya bu arada, Şahin’in aracılığı ile girdiği etüt merkezinde de çok mutluydu ve artık doğrudan küçük öğrencileri ile ders yapabiliyordu. Etüt merkezi yönetimi, gelecek yıl okullardan birinde sınıf öğretmeni olarak başlayabileceği müjdesini de vermişlerdi. Müjdeler, mutluluklar üst üste geliyor, Sultan hanımın sağlığı da yeni doktorunun kontrolünde her geçen gün daha iyiye gidiyordu. Yine de bu hastalığın tamamen sona ereceği anlamına gelmiyordu, kendine dikkat ettiği sürece iyi olabilirdi.

Daha önce de birbirlerine karşı olumlu bakan iki aile, isteme, söz, nikah konusunda kolay ve neşeli bir süreç geçirdiler. Sedef, Manolya’nın bu sürecinin her aşamasında yanındaydı. Tabi Aykuy’ta, tecrübelerini Şahin ile paylaşmayı ihmal etmiyordu. Tabi bir fark vardı ikisinin süreci hakkında, Manolya ve Sedef her ne kadar yakın ve eski arkadaş olsalar da, beklentileri, yaşama bakışları birbirinden tamamen farklıydı.. Şahin’i de ona çeken şey buydu zaten.

Manolya’nın diretmeleri ile mümkün olan en sakin tören ve kutlamalar ve tabi ki gelinlik seçildi. Sedef bu seçimlerin hiç birinde arkadaşına katılmasa da, yine de mutlu çiftler olarak uzun bir gelecekleri olduğundan emin olduğu için sesini çıkarmadı. Tabi Manolya’yı eleştirmekten ve daha fazlasını isteyebilecekken, bu mütevazı seçimleri yapmasından rahatsızlığını dile getirdi ama üstelemedi. Kendi değerini ortaya koyacak seçimler yapmıyordu. Böyle giderse, varlığın içinde yoklukla yetinen biri olarak kalacaktı. Manolya ise parayla pulla hiç ilgilenmiyordu. Onun asıl mutluluğu ve zenginliği hissettikleriydi ki hayatı boyunca hiç bu kadar mutlu olmamıştı.

Nikah yaklaştıkça ikisi de heyecanlı sohbetler yapıyor, geleceklerinden bahsediyorlardı. Şahin hemen çocuk istemiyordu. İkisi de gençti, Şahin için kariyerinde ilerleyeceği bir süreç vardı ve bu zorlu süreçte özel yaşamını sadece karısı ile paylaşmak istiyordu. Manolya çocukları o kadar çok seviyordu ki, Şahin istese hemen bir çocukları olsun isterdi. Artık o çok sevdiği çocuklarla mesleği aracılığı ile beraber olsa da, kendi çocuğuna sahip olmanın anlamı farklıydı. Yine de Şahin’e hak veriyordu. İkisi de meslek hayatlarına yeni atılmışlardı. Evliliğin hemen başında, ortak bir yaşama alışmaya çalışıp, bir de kariyerlerini oturtmaya gayret edeceklerdi. Bu dönemde hayatlarına bir de çocuk sorumluluğu eklenirse, hiç bir süreci sağlıklı götüremeyecekleri ortadaydı. En azından iki yıl çocuk yapmama konusunda anlaştılar. Aynı kararı Sedef ve Aykut’ta almıştı ama Sedef’in nedenleri onlarınkinden biraz daha farklıydı. O hemen vücudu bozulsun istemiyor, bir insanın hayatının sorumluluğu altında ezilmeyi kendine hiç uygun bulmuyordu. Tabi çocuk yapacaklardı ama birbirlerine, evliliklerine doyunca. Sedef’in yıllardır hayalini kurduğu hayat ve imkanlar sevdiği adamla birlikte eline geçmişken, önce doyasıya tadını çıkarmak istiyordu. Aykut’un gerekçeleri, Şahin’inkilerle ayıydı zaten.

Böylece Sedef ve Aykut’un evliliklerinin altıncı ayında, Manolya ve Şahin’in nikahları kıyıldı. Sultan hanım ve Osman bey özellikle son bir ay o kadar duygusallaştılar ki, Manolya neredeyse onların ayrılacakları için üzüldüklerini sanacaktı. Onlarsa biricik Manolya’larının okulunu bitirip, doğru bir insanla mutlu bir evlilik yapıyor olmasının duygusal yoğunluğunu yaşıyorlar ve kızları ile her anlamda gurur duyuyorlardı.

Manolya’ların evi, Sedef’lerin evine neredeyse yürüyüş mesafesinde, biraz daha mütevazı ama müstakil ve güzel bir evdi. Evi, Sedef ve Aykut bulmuşlardı. Böylece birbirlerinden neredeyse hiç ayrılmadan arkadaşlıkları sonsuza dek sürecekti. Şahin’in babası, Osman beyleri hiç incitmeden çocukların ihtiyacı olan her şeyi sağladı. Sultan hanım evladının hayrına ettiği duaların kabul olduğunu söyleyerek sürekli göz yaşı döküyordu. Manolya’nın evlendikten sonra oturacakları evi ilk gördüğünde de karı koca göz yaşlarına hakim olamadılar.

Şahin bir gelini mutlu edecek her şeyi planlıyor, Manolya’yı çiçeklere, hediyelere boğuyor, evin nasıl yerleşmesini isterse, coşkuyla kabul edip, hayata geçiriyordu. Tabi onların da yardımcıları olacaktı Şahin karısının kendisi ve işi dışında bir şeyle ilgilenmesini istemiyordu. Ayrıca babasının şoförlerinden biri, Manolya ne zaman isterse ona hizmet edecekti.

Kızının yaşadığı mutluluğun da etkisi ile Sultan hanım biraz daha toparlamış, kızının düğününde de, neredeyse eski sağlığına yakın bir enerji ile hem ağlamış, hem eğlenmişti. Henüz kulların kapanmamış olması nedeniyle, etüt merkezindeki işine ara vermek istemeyen Manolya, evlendikten bir ay sonra balayına gitmelerinin daha uygun olduğunu söyleyince Şahin’de itiraz etmemişti. Müstakbel karısının mesleğine ne kadar bağlı olduğunu çoktan anladığından, onun bu konudaki her kararını destekliyordu.

Bu arada avukatlık bürosunda da işler yoğunluğunu iyice arttırıyor, Şahin’in babası çocukları daha hızlı ilerlemeleri için elinden geldiğince ağır sorumlulukların altına sokuyordu. Söylenip dursalar da, aslında hepsi bu sürecin kariyerleri için faydalı olacağından emindi. Şahin’in babasının bilgi ve deneyimine hepsinin güveni tam olduğundan, oflaya, puflaya ve birbirlerine destek olarak her süreci tamamlıyor, ancak akşam olunca yorgunluktan konuşacak halleri kalmıyordu. Aykut zaten eve gidince Sedef onu yerine de konuştuğundan ağzını bile açmadan keyifli akşamlar geçiriyordu. Sedef henüz çalışmaya başlamamıştı. Bu sefer ki bahanesi de evliliğe alışmak ve hayatın tadını çıkarmaktı. Artık maddi sorunlar gibi dertleri kalmadığı için de ailesi çalışması konusunda ısrar etmiyordu. Çocuk da olacaksa, zaten ara vereceği için en iyisi çocuktan sonra istiyorsa bir kariyer yapmasıydı. Sedef hayatında ilk defa “İyi ki hostes olmamışım!” diyecek kadar memnundu hâlinden.

(devam edecek)

Yorum bırakın