Çıkmaz yollar – Bölüm 3

Böylece, Ozan ve Ayşenur’un herkesten gizledikleri gizli buluşmaları başlamış oldu. Her sırrı paylaştıkları halde bu defa eniştesinin arkadaş grubundan biri ile görüşünce Ayşenur’da bu görüşmelerin gizli kalmasını istediğini söyledi. Ozan’da şimdilik aynı çekinceleri yaşadığı için bu fikri kabul etti. Zaten sevgili olmuş değillerdi, sadece herkesten ayrı buluşup sohbetler ediyorlar, hatta Ozan, Ayşenur’un sınavda başarılı olması için anlamadığı kısımlarda onu ders çalıştırıyordu. Kendisi de son sınıf olduğu için öyle sık sık görüşemiyorlar, Ozan kendini ayarladığı zamanlar bir araya geliyorlar, aralarda ise sürekli mesajlaşıyorlardı.

Makbule hanım sıkıntısını gidermek için olsa gerek ki, kendini sürekli dışarılara atıyor, haftanın hemen her günü uzunlu kısalı gezmelere gidip akşam da yorulmuş bir halde evine geliyordu. Kızına sürekli derslerini ihmal etmemesini söylese de, aslında onun da biriyle görüşmek için daha sık çıktğının farkında da değildi. Rasim bey aramaları sırasında karısının dışarıda olduğunu fark etse de, onu huzursuz edip, gününü bozmamak için söylemiyordu. Hatta o dışarıda gezerken huzursuz olmasın diye sabah aramalarını daha erken saate almıştı. Makbule hanım dışarı çıktıkça neşesi daha yerine gelmiş gibiydi. Rasim bey kızı ile konuşurken de aynı yorumları duyduğu için memnundu. Artık yavaş yavaş Ayşenur’a annesine bir sürprize hazırlandığını söylüyor ama ne olursa olsun annesine bunu söylememesi için de tembih üzerine tembih ediyordu. Elbette karısının beklemediği bir şey olmadığını biliyordu ama işi bırakıp hayatlarına başlayabileceklerini söylerken karısının gözlerinin içine bakmak istiyor ve yüzünde canlancak ifadeyi seyretmeyi hayal ediyordu.

Ayşenur’un sınavı kendisinin bile beklediğinden iyi geçince, Rasim bey kızından daha çok sevindi. Zaten biraz da onun durumunun ne olacağını beklediği için Ayşenur’un kazanması demek onlarında hayatlarını ertelemelerine gerek kalmaması demekti. Rasim bey karısının hayallerine öncelik vermiş olsa da, Ayşenur’un sınavı kazanamaması durumunda, düzeni bozulmadan bir kez daha hazırlanabilmesi için bir yıl daha çalışmaya devam etmeyi göze almış durumdaydı. Kolay değildi binlerce farklı ortamlarda yetişen çocuğun aynı sınava girip, sayısı belli okullara kabul edilmek için yarışmaları. Pek çok çocuğun üzerlerinde hissettikleri yoğun baskı yüzünden ne depresyonlara girdikleri hatta canlarına kıydıklarını bile okuduğu vardı sosyal medya üzerinden. O yüzden kızına da kıyamıyor, hem karısının, hem kızının mutlu olacağı şekilde alternatif planlar da geliştiriyordu. Saatlerce yol gidince insanın düşünecek bolca da zamanı olduğundan, zamanı da keyifle geçirmeye çalışıyordu.

Ozan mezun olurken, Ayşenur’ da istediği okulu kazanmış oldu. Makbule hanım da kızının kazanmasına sevinmişti.

“Artık sana verebileceğimizi verdik, bundan sonra kendi hayatının seyrini belirlemek için sen elinden geleni yapacaksın. Mezun olduktan sonrasını kendin için yaşayacaksın, ona göre seçimlerini, kararlarını akıllıca vermeyi öğrenmen gerek!” diyerek kızına duygusal da bir konuşma yapınca, Ayşenur annesine sıkı sıkı sarılıp, her zaman olduğu gibi elinden geleni yapacağını söylemişti.

Aslında Ozan’dan ailesine bahsetmek istiyordu ama yine de erken derler mi ya da aklını aşka verip okumasına mani olur diye çekinirler mi diye düşünmekten bir türlü cesaret edemiyordu. Yine de artık aileden birilerinin bilmesini istediği için Ozan ile de görüşüp, Nursen ablası ve eniştesine bahsetmeye karar verdi. Artık üniversiteli olduğuna göre en azından onlar hoş görü ile karşılarlardı. Ozan da başarı ile mezun olmuş mesleki sınavlara hazırlanmaya başlamıştı. Seçtiği mesleğin eğitim kısmı gerçekten zor bir süreçti. Ayşenur da onunla konuştukça sadece dışarıdan duyulduğu gibi olmadığını ve büyük bir özveri gerektiğini anlıyordu. Ozan, Ayşenur üniversiteyi kazanana kadar onu ürkütmemek için sohbetlerini romantik bir aşamaya getirmemiş, ikisi yakın arkadaş olarak görüşmeye devam etmişlerdi. Mesleki sınavları ile ilgili zor kısmı atlattıktan sonra artık duyguların konuşulması gerektiğini düşünüyordu. Ayşenur’a duyduğu ilgi geçici bir heves değildi. O okulunu biterene kadar, Ozan da sınavlarını verir, mecburi hizmetini tamamlar sonra da eğer Ayşenur da isterse evlenirlerdi.

Mecburi hizmetini yaparken, Ayşenur’u da bir bilinmeze sürüklemek ya da onu eğitiminden yoksun bırakmak istemiyordu. Ayşenur Nursen ablası ile konuşurken, o da yanlış bir anlaşılma olmasın diye abisinin arkadası olan Ayşenur’un eniştesi ile konuştu. İşin bu kısmını henüz Ayşenur ile konuşmadıkları için ailesi olarak niyetini bilsinler diye açıklama gereği duymuştu.

Nursen ablası, Ayşenur ve Ozan’ın görüşmelerini hiç ummadığı için ilk duyduğunda çok şaşırdı. Ayşenur henüz küçük olduğu ve onların evlerinde ve aracılığı ile tanıştıkları için de biraz endişe duydu. Ozan’ı da ailesini de tanıyorlardı ama şimdi kuzenlerinin kendinden büyük bir adamla gizli buluşmalarının sorumluluğu onların üzerine de düşmüştü.

Ayşenur, aralarında duygusal bir şey olmadığına yeminler ederek, Nursel ablasını ikna etmeye çalıştı. Elbette bu duyguları olmadığı anlamına gelmiyordu ama o ana kadar sadece iki arkadaş gibi buluşmuşlar, kadın-erkek ilişkisine özel hiç bir durum gerçekleşmemişti.

“Ayşenur bak dayımın yüzüne bakamayız!” dedi Nursel ablası. Kendisi eniştesi ile gizli gizli buluşurken aynı kaygıları gütmediği için biraz şaşırdı Ayşenur ama büyüğü olarak onun için endişelenmesine de hak verdi. Nursel ablası elbette onun sırrını tutacaktı ama bu aile içinde duyulursa kendi anne babasının da kocasını ve onu sorumlu tutacağını bu nedenle çok dikkatli olması gerektiği konusunda Ayşenur’u uyardı. Hatta madem arkadaşça buluşuyorlardı, gelip onların evinde hep beraberken görüşebilirlerdi de. Bu kadar çok uyarı almak Ayşenur’u biraz gerse de, sesini çıkarmadı. Nursel ablasının onun adına sevineceğini, heyecanla eski günlerden bahsedip, Ozan ve Ayşenur içinde güzel dilekler dileyeceğini sanmıştı. İnsanlar evlenip sorumluluk alınca hayata bakışları da değişiyordu belki. Nursel ablası evlenmeden önceki arkadaş tavırlarından öte, tam bir anne gibi nasihat üzerine nasihat söylemiş, sadece umduğu gibi sırrını saklayacağına söz vermişti.

Sonradan ortaya çıktığına göre, eniştesi Nursel ablası kadar endişeyle karşılamamış, sadece Ozan’a Ayşenur’un küçük olduğunu ve şimdi alacağı kararları ileride uygulamak istemeyebileceğini söylemişti. Şimdi her şey onun için heyecan verici bir macera olarak görünse bile daha önce hiç erkek arkadaşı olmamış, hayatı tecrübe edecek kadar da çok şey yaşamamıştı. Ağabeyine de, Ozan’a da çok güveniyordu. Ayşenur’un karakteri yaşı itibari ile oturana kadar Ozan’ın da beğenisi değişebilirdi. O yüzden, ilişkinin romantik kısmına geçmekte acele etmemesini, ikisinin de birbirlerini tartmak, tanımak için biraz daha beklemelerini tavsiye etti. Her ne kadar karısı ile ortak arkadaşları olsalar da, Ozan ve Ayşenur’un görüşmeleri kendilerini veya aileden birilerini üzecek bir noktaya gelirse Nursen kocasını suçlayacaktı.

Eniştenin daha hoş görülü nasihatlar sunması ve sonrasında Nursen ile konuşarak onu da ikna etmesi sonucunda ikisi de bu görüşmeleri bahsedilen şartlarda onayladıklarını ve bu sırrı ailedeki diğer herkesten saklayacaklarını söylediler. Ozan, Ayşenur’a eniştesinin söylediklerinin de haklı olduğunu söyleyince, Ayşenur da sakinleşti ve en azından yakınlarına durumu söyledikleri için ikisinin de içi rahat etti. Ozan Ayşenur’un eniştesinden önce durumu kendi ağabeyine söylemiş, o da sevindiğini söylemekle ve aile ile konuşmakla iyi yapacağını düşünmüştü.

Böylece Ozan sınavlarına yoğun bir şekilde hazırlanırken, Ayşenur’da üniversite hayatına geçmenin coşkusu ile kendi derslerine odaklandı. Yeni okulundaki, yeni arkadaşları, yeni hocaları ile zaman geçirerek yetişkinliğe geçtiğini hissettiren bu durumu doya doya yaşamak istiyordu. Rasim beyin son aldığı iş kızının sınavı kazanmasından ama tercihlerini yapıp da sonucun açıklanmasından önce olduğu için bütün bu gelişmeler yaşanırken evde değildi.

Ayşenur her akşam ki konuşmalarında işin Ozan kısmı hariç her şeyi coşkuyla babasına anlatıyordu. Makbule hanımın sesinde o eski coşku pek hissedilmediği için Rasim bey kızına bunun son işi olduğunu ondan sonra annesine sürpriz yapıp işi bıraktığını söyleyeceğini açıklayınca Ayşenur da çok heyecanlandı.

(devam edecek)

Yorum bırakın