Taha zaten kimsenin bilmediği Antalya’da ki eve geri dönmüştü. Mesajlar dışında çalan telefonların hiç birine yanıt vermiyordu. Alev ile ilişkisi ortaya çıkmış, öğrencisinin katili Alev çıkmış kendini saklamak istedikçe hayatı iyice gözler önüne serilmişti. Alev ile yaşadığı ilişki yüzünden o da bağlantılı olabilecek şüphesi altında olsa da, Alev’in ifadesi başta olmak üzere, konuyla bir ilgisi olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunamamıştı. Ogeday’ın öldüğü gece orada olmasının nedenini telefon yazışmalarıyla ortaya çıkmıştı. Taha’yı oraya çağıran Ogeday’dı. Kaya büyük ihtimalle Alev’e yaptıkları için tazminat ödeyerek sıyrılacaktı ama kariyerinin ortaya çıkan karakterinin sonuçlarından etkileneceği açıktı.
“Kolay unutur insanlar!” diyordu hiç umursamadan, “Bir kaç yıl sonra bu olanları herkes unutmuş olacak ve ben o zaman yeniden ortaya çıkmak için hazır olacağım!”
Basına çekinmeden söylediği bu sözlerin haklı olduğunu herkes biliyordu. Tazminat ödemek Kaya’yı maddi olarak sarsmayacaktı ve o güne kadar elde ettikleri ile bir kaç yıl hatta daha fazla sıkıntı çekmeden yaşayabilirdi ki tiyatro dışında sahibi olduğu başka işleri de vardı. UNICEF oyun devam edemeyeceği ve bu doğrudan Kaya’nın suçu olmadığı için ödülü iptal etmeyecek ama oynanan oyunlar dışında kalan paranın başka türlü değerlendirilmesi için geri ödeme talep etmişti.
Teşvik ödülü ile başlayan iki yönetmenin son rekabeti kimsenin ummadığı bir biçimde sona ermişti. Taha’nın oyunu devam ediyordu bu kez yazar adında onun ismi devam ederken yönetmen kısmına asistanının adını yazdırmıştı.
Su’nun ailesi beklenin aksine Volkan ile evlenmesine soğuk bakmamıştı, babası zaten bir an önce başının bağlanmasını ve aile isimlerine leke getirmemesini istediği için, “Gelsin istesinler!” dedi. İstanbul da kalmak içinse işe girdim bahanesi böylelikle işe yaradı çünkü evlenince İstanbul’da oturacaklardı ve Su’nun şimdiden işe girmesi avantajdı, evlenene kadar kazandığı parayı evlilik masrafları için ailesine gönderecekti. Bu onun kız kardeşi için para biriktirmesini şimdilik engelleyecek olsa da, oyunculuğa devam ettiği sürece o parayı eninde sonunda bitirebilirdi. Altan’ın ailesi gibi, Volkan’ın ailesi de Su’yu büyük bir sevgiyle karşıladı.
Dostları adına sevinirken Nina’nın içindeki burukluk giderek büyüyordu. Havin her zaman ki duyarlılığı ile onun bu burukluğunu hissettiği için Enes’in ağzını araması için Altan ile konuştu. Enes, Taha hocanın başına gelenlerden o kadar sarsılmıştı ki Nina onu teselli ederken aslında bir burukluk içinde olduğunun farkında değildi.
Oyun Havin’in doğumuna iki ay kalana kadar çeşitli salonlarda beğeni toplayarak oynanmaya devam etti. Bu arada yüzleri iyice tanınan gençler farklı projelerden de teklif almaya başlamıştı. Elbette bu tekliflerin bir kısmının arkasında yine Taha vardı. Kendi bağlantıları ve hatırını kullanarak çocukların önlerini açmaya devam ediyor, Alev’in her davasında İstanbul’a dönüyordu. Alev’i bir kaç kez ziyarete gitmiş olsa da, Alev onunla görüşmeyi kabul etmemişti. Cemile hem cinayet davasında, hem de Kaya’ya açılan dava da Alev’i temsil ediyordu ve Taha ile bu konu için sürekli haberleşiyorlar ve İstanbul’a her geldiğinde de yüz yüze görüşüyorlardı. Cemile, Taha’nın Alev’e olan duygularını ve bağını hemen anlayacak kadar duyarlı bir kadındı. O yüzden bu görüşmelerde tam bir avukat gibi davranıyor, geçmişlerinden gelen yakınlığın ortaya çıkmasına pek izin vermiyordu. Taha’nın bir dosta ihtiyacı olduğunun farkındaydı ama böyle bir üçgenin içinde yer almak hiç istemiyordu. Bu konudaki düşüncelerini eski dostları Berna ile konuşmuştu. Alev davasında yeniden bir araya geldiklerinde Berna ve Yusuf onlar için bir şans olabileceğini düşünseler de, Cemile geçmişte yaptığı gibi buna izin vermemeye kararlıydı. Ne geçmişte, ne de şimdi onlar için doğru zaman hiç olmamıştı.
Ogeday Tunç cinayeti ve bir başkasını öldürmeye teşebbüs suçundan Alev’e yirmi yıl hapis cezası verildi. Hafifletici sebepler ile suçu biraz daha indirilmiş olsa da uzun süre ceza evinde kalacaktı. Zaten suçunu itiraf ettiği için dava uzun sürmemişti.
Dava sonuçlandığında avukatı ile son kez yaptıkları konuşmada ona “Taha aslında her zaman seni sevdi! Bence de doğru kişi sendin!” deyince Cemile bir an için ne söyleyeceğini bilemedi.
“O seni bekleyecek bundan şüphen olmasın!” dedi sonra çabucak toparlanıp. Alev sadece acı bir gülümseme ile karşılık verdi bu gülüşe. Artık kendinden kaçıp, korktuğu bir şey kalmamıştı, bir canavar olduğunu kabul ediyordu ve dışarıda hâlâ iyi insanlar varken, onların arasında olmayı kendine layık bulmuyordu. Bunu dava salonunda herkesin içinde söylediğinde Taha’nın yüreği paramparça olmuştu.
Alev ceza evinde kaldığı uzun yıllar boyunca bir daha Taha ile hiç görüşmedi. Taha İstanbul’da ki her şeyini satıp, Alev ile hayalini kurdukları evi dayayıp, döşedi ve mütevazi bir hayat yaşamaya başladı. Havin doğurduğunda, Su ve Volkan’ın nikah törenlerinde hep yanlarında oldu. Havin oyunculuğa devam etmek istemediği için gelen bütün teklifleri geri çevirdi. Altan da karısını ve çocuğunu bırakıp turnelere, çekimlere gitmek istemiyordu. O yüzden Adana’dan ayrıldıktan sonra planladığı gibi kurumsal bir şirkette işe girip çalışmaya başladı. Volkan ve Su bir kaç projede daha bir arada rol aldılar, Su sonunda kardeşini ameliyat ettirecek parayı topladı, ameliyat tam olarak istedikleri kadar iyi sonuç vermese de kardeşi en azından yeniden yürümeye başladı ve bir süre ablası ve eniştesi ile İstanbul’da yaşadıktan sonra o da evlendi.
Enes, Altan ile konuştuktan sonra, sıkıntılarına rağmen gidecek kimsesi olmadığı için bir kaç günlüğüne Taha hocanın yanına gitti. Taha, onun ziyaretine hayır demedi ve ikisi üç gün boyunca daha önce sahilde yaptıkları gibi içlerini döktüler. Bu ziyaretin ardından, Aysel hanım, Taha hocadan bir telefon alınca çok şaşırdı. Taha hoca, Enes’in büyüğü olarak Nina’yı istemeye gelmek istiyordu. Taha hocaya baştan beri sempati duyan Aysel hanım, nasıl olduysa hayır diyemedi ve Nina evlenme teklifi almadan önce evleneceklerini annesinden duyunca neredeyse düşüp bayılacaktı. Enes ertesi gün Havin ve Altan’ın ayarladığı özel bir gecede Nina’ya şahsen evlenme teklif etti. Taha hoca nikah şahitleriydi.
Yıllar boyunca Taha tek başına o evde yaşadı ve oyuncuları ile arasındaki bağ hiç kopmadığı gibi her birinin ailesinin bir parçası oldu. Hiç beklemediği şekilde kocaman bir ailesi olmuştu. Aysel hanımın ona olan meylini fark etmiş olsa bile bunu da görmeze gelmeye tercih etti.
Alev’in davası sonuçlandıktan sonra Cemile ile bir kez daha bir araya geldiklerinde, ona çok teşekkür etti. Alev’le ilişkisini hapiste de olsa bitiremeyeceğini bildiğinden, çocukluktan beri aşık olduğu kadına yine açılma şansı yoktu ve artık da bunun olmayacağını biliyordu. Geçmişte olanları itiraf etse bile Alev’i onun hatırı için savunan bir kadına bunları açıklayacak doğru zaman değildi.
Kaya bir kaç yıl sonra gerçekten de farklı bir iki oyunla yeniden ortaya çıktı. Eski şanına ulaşamasa da, kariyerine devam etti. Artık Taha rekabeti de olmadığı için eskisi gibi gündeme gelemiyordu.
Alev cezasının altıncı yılında, ağır bir hastalığa yakalandığı için hastaneye kaldırıldı. Daha önce de hastaneye sevk edilmesine rağmen gitmeyi kabul etmediği için artık hastalık müdahale edilemeyecek bir noktaya gelmişti ve hastaneye getirildiğinde şuuru kapalıydı. Bir hafta yoğun bakımda kaldıktan sonra da hayatını kaybetti. Cenazeye Taha ve oyuncu ekibi tam kadro katıldılar. Cemile de oradaydı.
Son Oyun oynanmıştı ve Taha kazandığı yeni ve büyük ailesi ile sonunda bir çok evlat ve torun sahibi de oldu. Aşktan yana şans ona hiç gülmedi. Bir daha da bir ilişki yaşamayı ve oyun yazmayı denemedi.
SON