“Merak etme aşkım!” diyerek sokuldu Alev endişeli görünen sevgilisine, “Bu işi senin alman için bildiğim herkese haber yolladım.”
“Güntekin Soyarslan’ın ne çeşit bir adam olduğunu bilmiyormuş gibi konuşuyorsun bazen Alev. Kaya Perçin denilen o pislik adamı görmedin mi? Sürekli adamın etrafında dolanıyor!”
“Kaya dalkavuğun tekidir ama Güntekin bey aptal biri değil. Dünya tiyatrolar yılı için devletin onun sorumluluğuna verdiği parayı, beş para etmez bir projeye harcamaz!”
“Adamın elinde ne olduğunu bilmiyoruz ki?”
“Aşkım senin projenden daha iyisi olması mümkün mü? Sen koskoca Taha Akyıldız’sın, bütün ülke seni tanıyor, oyunların, senaryoların her zaman bir numara oldu. Ayrıca ekibin de çok iyi. Türkiye’nin sevdiği bir çok yüzü ikna ettin.”
“Anlamıyorsun Alev, burnuma pis kokular geliyor. Bu adam seninle benim ilişkimiz başladığından beri sürekli kuyumu kazıyor!”
“Ay! Sana kıyamam ben ya! Kaya’dan korkacak hiç bir şeyin yok senin! Ayrıca ben artık senin kadınınım ve o bir hataydı! Onun bana bulaşmaması gerektiğini bilecek kadar aklı var merak etme! Daha önce kimlere neler yaptığımı biliyor!”
“Senin şu haber yolladığın adamlar sonuçlar hakkında önceden bilgi alabilirler mi?”
“Bekliyorum aşkım! Haber gelir gelmez söyleyeceğim sana! Şimdi gitmem gerek, çekim var biliyorsun, geç saate kadar stüdyoda olacağım. Beni bekleme uyu sen!”
“Bu gece gözüme uyku gireceğini sanmıyorum!” dedi Taha Akyıldız sıkıntıyla sevgilisine bir öpücük verdi ve Alev kürkünü alıp, kıkırdayarak ayrıldı evden.
Bir süredir birlikte yaşıyorlardı. Alev Kohan ünlü bir takip programı yapımcısıydı, gizli olan her şeyin üzerine gidiyor, ekranlarda ortaya çıkartıp şov yapıyordu. Her yerde eli kolu ve takipte ustalaşmış bir ekibi olduğundan bir çok insan ondan çekiniyordu. Taha Akyıldız’dan önce birlikte olduğu sevgilisi Kaya Perçin’de ünlü bir tiyatro ve sinema yönetmeydi ve Taha Akyıldız’ın en büyük rakiplerinden biriydi.
Kaya’dan ayrıldıktan sonra ikisi bir davette karşılaşmışlar ve aralarında bir yakınlık olunca devam etmişler ama basında çıkacak saçma sapan yorumlara mahal vermemek için ilişkilerini gizlemişlerdi. Kaya Perçin ile ayrılsalar da aynı ortamlara girmek zorunda olduklarından sohbetlerini devam ettirdikleri için Alev’in, Taha Akyıldız ile olduğunu o biliyordu. Alev’in elinde Kaya ile ilgili de bazı özel bilgiler olduğundan, ilişkilerini ortaya dökmeyeceğinden emindi. Ona kasıtlı olarak rakibinin kollarına gitmediğini bir davette karşılaşıp birbirlerinden etkilendiklerini zaten açıklamıştı.
Kaya Perçin ve Alev Kohan ilişkisinin bittiğini herkes bilse de, bilmedikleri Kaya’nın sevgilisini son oyununda başrol verdiği bir oyuncu ile aldattığı ve Alev’in de onları bir arada gördüğüydü. İkisi de profesyonel olduklarından, oldukça iyi gişe yapan oyunun zarar görmemesi için aralarında bir sır olarak saklamaya karar vermişlerdi. Kaya Perçin, Alev gibi bir kadının aldatılmayı bu kadar kolay kabullenmeyeceğini düşünse de, Alev yeniden aşkı bulunca kalbinin yumuşadığını ve artık Kaya’nın ne yaptığını umursamadığını söyleyince içi rahatlamıştı.
Taha Akyıldız da uzun zamandır yalnızdı ve hayatına kolay kolay birini alabilecek bir adam değildi. Ülkenin en güzel ve en ünlü kadın oyuncuları ile çalışmasına rağmen bir tanesi ile bile adı çıkmamıştı. Onun uzun yalnızlıkları çoğu zaman basına da malzeme oluyor, aslı astarı olmayan haberler yapıp, ünlü yönetmenin sonunda kalbine göre birini bulduğunu yazıp çiziyorlardı. Alev basının huyunu bildiği için bu haberleri hiç umursamıyordu. Onlar gözlerden uzak, sakin bir ilişki istiyorlardı ve mutluydular. Taha Akyıldız, sadece aşkta değil, dostlukta da pek başarılı sayılmazdı. İçine kapanık yaşamayı sevdiği için hayatına çok fazla insan dahil etmiyordu. İşini seviyor olsa da, piyasanın saçmalıklarından ve yozlaşmasından yoruluyordu.
Bakanlığın Dünya Tiyatrolar Yılı nedeniyle destekleyeceği ve büyük oranda finanse edeceği projenin sahibi olmak onun için çok önemliydi. Alev gibi aşkı da bulduktan sonra, senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini yapacağı “Son Oyun” isimli eseri ile büyük bir başarı elde edip, emekli olmak istiyordu. Oyun henüz sahnelenmeden, bu teşvik ödülü için seçilmesi bile büyük ses getireceğinden, o ödülü istiyordu. Alev’in de dediği gibi adı gibi son oyunu olacak bu gösterinin ses getirmesi için her şeyi sağlamaya kararlıydı. Alacağı paranın büyük bir kısmını seçtiği ünlü yüzlere verecekti ama bu umurunda değildi. Tarihe geçen bir oyunla veda etmek istiyordu kariyerine. Alev’de herkesin sırlarının sorumluluğunu taşımaktan ve insanların bildikleri yüzünden ona sahte davranışlar içinde olmasında yorulduğunu söylüyordu. İkisi de kariyerlerinde çok iyi noktalarda olduklarından paraya ihtiyaçları yoktu. Deyim yerindeyse birlikte zirvede bırakıp, sonra özledikleri gözlerden uzak, sessiz sakin hayatlarını yaşamak için ülkeden ayrılacaklardı.
Güntekin Soyarslan, UNICEF ( Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu ) tarafından Dünya tiyatrolar yılı ilan edilmesinin ardından, gelirinin bir kısmı yine UNICEF’e bağış olarak gönderilecek projeyi seçmekle hükümet tarafından görevlendirilmiş olan bürokrattı. Projenin içeriğinde çocukluk dönemlerinde yaşanılan travmaların işlenmesi koşuluyla, oldukça yüksek bir meblağ ödenecekti. Bu desteği alan projenin sahibi olmak, sadece ülkede değil, UNICEF’in iş birliği içinde olduğu bütün ülkelerde, hatta tüm dünyada isminin duyulması anlamına gelecekti. Taha Akyıldız için bundan daha iyi bir jübile olamazdı. Alev bu başarıdan sonra UNICEF elçisi olmak için teklif bile alabileceğini söylemişti. O kadarını yapmak istemiyordu ama bu teklifi almak bile büyük bir onurdu. Teşvik ödülü için sunduğu projeyi çok uzun zamandır hazırlıyordu. Senaryosunu yazmaya başlayalı neredeyse beş yıl olmuştu. O zamanlar elbette böyle bir yıl ilan edileceğinden ya da UNICEF’in teşvik ödülü vereceğinden falan haberi yoktu. Zor bir çocukluk geçirmişti, fakir bir mahallede kendi gibi çocuklarla büyümüştü, ağabeyi kendini kurtarıp, sonra kardeşlerini de yanına alana kadar, hem annesinden, hem de babasından psikolojik şiddet görmüşlerdi. O günleri anmayı fazla sevmediği için kimseye bahsetmezdi. Nasıl olmuşsa sadece Alev’e açabilmişti içini, üzerine bir de bununla ilgili bir senaryo yazdığını söyleyince, Alev onu çok desteklemiş, senaryoyu okuduktan sonra da bu teşvik ödülü için çok uygun olduğunu söylemişti. Kimse bilmese de gerçeklere dayanan bir oyun olacaktı, tamamen ülkenin gerçeklerini kapsıyordu. Hem kendisinin hem de arkadaşlarının hayatlarından esinlenerek oluşturduğu karakterler, çok güçlü ve gerçekçiydi. Alkolik bir anne, babayla büyümek bir çocuğun ruhunda gerçekten büyük yaralar açıyordu. Sürekli sarhoş oldukları için çalışmayan anne babasına içki getirebilmek için dayak yedikleri işlerde bile çalışmak zorunda kalmışlardı. İçine kapanıklığı, insanlardan uzak duruşu bundandı aslında. Kolay iletişim kuramıyor, kimseye kolay kolay güvenemiyordu. Nasıl olduğunu kendisi de anlamasa da, Alev onu kabuğundan çıkarmayı başarmıştı. Rakibinin eski sevgilisiyle olmak asla onun yapacağı bir şey değildi yoksa. Yani başkası olsa bunu reklam ve güç gösterisi olarak kullanabilirdi ama Taha Akyıldız öyle bir adam değildi. O işi ile anılmak istiyordu sadece Ayrıca Alev’de ona güvenmiş, Kaya ile üç yıl süren ilişkilerinin gerçekte neden bittiğini ona anlatmıştı. Adam gerçekten pisliğin tekiydi. Zavallı kadını sadece aldatmamış, farklı şekillerde şöhretini, kadınlığını ve işini de istismar etmişti. Kendini zirveye taşımak için herkesi basamak olarak kullanabilecek, karaktersiz, çapsız adamın biriydi Kaya Perçin. Sektörde onu gibi şerefsiz bir adamla rakip sayılmak hiç hoşuna gitmiyordu ama tüm berbat özelliklerine rağmen, herkesi kullanarak maalesef başarı elde ediyordu Perçin. Sanatından çok, sahtekarlığıyla başarıyordu. İnsanların onun bu kirli yüzünü göremiyor olmasına inanamıyordu çoğu zaman. Alev’den dinledikten sonra onun hakkında yanılmadığına bir kez daha emin olmuştu. Zavallı kadının ruhunda ciddi yaralar açmıştı.
(devam edecek)
Çok güzel inşallah güzel biter
BeğenBeğen