Has Bahçenin Sümbülü – Bölüm 14

Cevahir beyi oğlunun kaza geçirdiğini söylemek için aradıklarında yüzü kağıt gibi bembeyaz kesilmişti. Hasibe hanım kocasını daha önce hiç böyle görmediği için daha ne olduğunu duymadan canının yanacağını anladı. Arayan bir polis memuruydu. Şoförün kullandığı araba yıldan çıkmış ve bir elektrik direğine çarpmıştı. Şoför ve Turgut’un bilinçleri yerinde değilken ambulanslarla hastaneye götürülmüşlerdi. Henüz annelerini kaybetmenin acısını atlamamış olan Cevahir bey ve erkek kardeşi anında fırlayıp hastaneye doğru yola çıkarlarken, Hasibe hanım bayıldığı için evde eltisi ve Piraye ile kalmıştı.

Turgay’a haber veren yine Piraye oldu. Turgay ağabeyinin kaza geçirdiğini öğrenir öğrenmez elindeki telefonu fırlatıp, hastaneye babasının yanına koştu. Henüz Gümüş hanıma kimse haber vermediğinden Sümbül ve annesi her şeyden habersiz kendi odalarındaydılar.

Neyse ki, Ne Turgut ne de Fatih beyin hayati tehlikeleri yoktu. Kırıklar dışında bir iç kanama ihtimali için gerekli tetkikler yapılıyordu. Turgut’un bilinci bir gelip, bir gittiğinden onunla konuşamasalar da, en azından gözleri açık ve nefes alırken gördükleri için derin bir nefes almışlardı. Fatih beyin aracı alkollü kullandığı ve uyuduğu için aracın yoldan çıktığının anlaşılması uzun sürmedi. Her zaman sakin ve olgun olması ile bilinen Cevahir bey neredeyse acilde katil olacaktı. Kardeşi ve Turgay onu sakin olması için zor zapt ettiler. Fatih beyin alkollü araç kullanması yüzünden oğlunu kaybetmenin eşiğine gelen adamcağız endişe, korku ve paniğiyle tetiklenen öfkesini bastırmakta uzun süre zorluk çekti. Polise çalışanından şikayetçi olacağını söylediği an, Turgay, Sümbül ile aralarındaki duvarların artık daha da aşılmaz hale geldiğini anlamıştı. Diğer yandan ağabeyinin hayatını tehlikeye atan bu hatanın affedilir bir tarafı olmadığını o da biliyordu.

Karmakarışık duygular içinde sabaha kadar babasının yanında hastanede kaldı. Hasibe hanım kendine geldikten sonra onlar da bir taksiye binip gelmişlerdi. Oğlu ile bir kaç kelime edebildikten sonra ancak rahatlayan Hasibe hanım, Fatih beyin yaptıklarını öğrenince, geçen gün olanları sinirleri iyice bozuk olduğundan ağlayarak anlattı. Fatih beyin artık Has bahçede kalması mümkün değildi. Herkes Gümüş hanım veya Sümbül’ün konuyla ilgisi veya suçu olmadığını bilse de, o ruh haliyle düşünecek halde değildi. Bir tek Turgay’ın içinde yandıkça canını yakan bir alev vardı. Ağabeyini ölümün eşiğine getiren bu adamın kızı ile evlenmek istediğini babasına nasıl söyleyeceğini artık o da bilmediği gibi, Fatih beye Sümbül’e ve ağabeyine yaptıkları için eskisinden de daha fazla öfkeliydi şimdi.

Cevahir beyin Ergin beyi aramasıyla bahçedeki herkes neler olduğunu sabahın ilk ışıkları ile öğrendi. Gümüş hanım kocasının alkollü araç kullanarak evin büyük oğlunun hayatını tehlikeye attığını duyunca sinir krizi geçirdi. Sümbül’ün de ilk aklına gelen Turgay gibi onlara ne olacağıydı. Babasının bir kez daha hayatlarını mahvedecek şekilde davranmış olmasını taşıyacak hali bile kalmamıştı. Evin diğer kadınları ile annesini sakinleştirmek için çabalarken, Yasemin, Hale ve Şule bir kenardan şaşkınlık içinde olanları izliyorlardı. Hale ve Şule Sümbül başına gelenlerden sonra Yasemin’e rol yaparak mümkün olduğunca uzak durma eğilimine geçmişlerdi. Yasemin ise Sümbül’ün başına gelenlerden bir pişmanlık duymuyordu. Turgay’a sahip olamayacağını bilse bile en azından artık Sümbül’ün şansın da yok etmişti. Tüm taş kalpliliğine rağmen evin büyük oğlunun ölme ihtimali ve Gümüş hanımı sinir krizi geçirirken görmek onu bile etkilemişti. Ergin bey ve Kamil bey uzun süredir Fatih beyin alkol aldığının farkına varmışlar üstü kapalı olarak onu uyarmaya çalışmışlardı ama Fatih bey herkese haklı olduğunu söylese de hiç geri adım atmamıştı. Gümüş hanım kocasının alkol alışkanlığının, kumarla birlikte geliştiğini bildiğinden başlarına gelen felaketin bu kadarla kalmadığını tahmin ettiği için temelli dağılmıştı. Fatih bey hastaneden çıkınca muhtemelen tutuklanacaktı. Cevahir beyin ondan şikayetçi olduğu da evde hemen duyuldu. Öğlene doğru ancak kendine gelen Gümüş hanım, bir hırsla Sümbül’e toparlanmasını söyledi. Artık ne kocasını görmek istiyor, ne de bu evde çalışacak bir durumları kaldığını düşünüyordu. Hasibe hanımın yüzüne nasıl bakacaklardı bundan sonra? Ya Turgut ölse ne olacaktı. Fatih beyden şikayetçi olduklarına göre zaten onları kovdukları anlamına geliyordu. Diğer çalışanların acele karar vermeden beklemesini söylemelerine aldırmadan, büyük evdeki telefondan kız kardeşini arayıp olanları anlattı ve ilk otobüsle yanlarına geleceklerini söyledi.

Sümbül’ün yaptıklarından sonra, kocasının yaptıkları her şeye tuz biber ekmişti. Hasibe hanımın o noktadan sonra artık Gümüş hanıma güvenmesinin de mümkün olamayacağını adı gibi biliyordu. Sümbül’ün yaptıkları da ortaya çıkarsa rezillik diz boyu olacağından, en iyisi bir an önce buralardan kaçıp gitmekti.

Aslında kız kardeşi ile uzun süredir çok iyi ilişkileri yoktu. Kocası çok muhafazakar bir aileden geliyordu ve kız kardeşi ve iki oğulları ile Gümüş hanımın alışmadığı kadar kapalı bir hayat yaşıyorlardı. Gümüş hanım da inançlı biriydi ancak kız kardeşi ve ailesi kadar kendini ibadete adamış değildi. Yine de şu anda onlardan başka sığınacak yerleri olmadığından onları aramıştı. Nihayetinde kardeştiler ve Şirin hanım onları sokakta bırakmazdı.

Şirin hanım eniştesinin daha önce de yaptıklarını bildiğinden, ablasına defalarca ayrılmasını söylemiş ama Gümüş hanım, kocasına bir şans daha vermeyi seçmişti. Şimdi hikaye daha da beter bir haliyle tekrarlanınca Şirin hanıma hak verdiği için onun yanına gidecekti. Sümbül annesinin bu ani kararına karşı ne tepki vereceğini bilemez halde bir yandan ağlıyor bir yandan eşyalarını toparlıyordu. Korktuğundan çok daha kötü bir noktaya gelmişti olaylar. Akşam üstüne kadar hızlıca toparlanan anne kız, Cevahir beyler eve dönmeden, diğerleriyle vedalaşıp yola çıktılar. Giderken de ne bir adres ne de bir telefon numarası bıraktılar. Gümüş hanım kimsenin onlara ulaşmasını istemiyordu bu evden. Fatih beye de en kısa zamanda boşanma davası açacaktı ki bu şartlar altında hiç zor olmayacaktı ayrılmak. Otogara gitmeden önce bankaya uğrayıp ortak hesaptaki tüm parayı çekmek istediğini söyledi. Paranın sadece dörtte biri hesapta duruyordu. Sümbül annesinin düşmemesi için koluna girmek zorunda kaldı. Bankadakiler de onun fenalaştığını görünce hastaneye göndermek istediler ama kabul etmedi. Bir bardak su içtikten sonra kendine geldiğini söyledi ve paranın kalanını çekip, kızı ile birlikte doğruca otogara gitti. Sümbül annesine bir şey olacak diye korkusundan nasıl davranacağını, ne diyeceğini bilemiyordu. Turgay’ı geride bırakmıştı az önce ve bundan sonrasında başlarına ne geleceğine dair de hiç bir fikri yoktu.

Turgut nihayet servise çıktığından Has ailesi derin bir nefes aldı. Çok şükür kalıcı hasar bırakacak da bir şey olmamıştı. Fatih beyin çok fazla kırığı olduğundan bir kaç ameliyat geçirmiş, yoğun bakımdan çıkarılmamıştı. Polis Turgut’un ifadesini aldıktan sonra ailenin çalışanlarından şikayetçi olduklarına dair bir dilekçe aldı ve yanlarından ayrıldı.

Turgut uyuduğu için ne olduğunu anlayamamıştı, gözlerini açtığında ağrılar içinde ambulansta olduğunu fark etmiş, sonra yeniden kendinden geçmişti. Hasibe hanım oğlunu bırakmak istemediği için akşama doğru diğerleri evlerine döndüler. Doktorlar ertesi gün Turgut’u çıkarabileceklerini söylemişlerdi ama oğlu yok dese de Cevahir bey yine de özel bir hastanede yeniden kontrol edilmesini istiyordu.

(devam edecek)

Yorum bırakın