Sessiz ol! – Bölüm 5

Gülnaz hanım yaşanan son olaydan sonra Neval’e yeni ve daha güvenlikli bir ev alma düşüncesinde olsa bile, o öldükten sonra çocuklarının ona rahat vermeyeceklerini biliyordu. Bu yüzden o henüz hayattayken çok sevgili evlatlığını güvendiği biri ile evlendirirse içinin rahat edeceğini düşünüyordu. Daha önce de bir çok kereler tanıdığı veya iyi olduğunu işittiği delikanlılarla Neval için randevular ayarlamış ama Neval hepsine bahaneler bularak ustaca savuşturmayı başarmıştı. Gülnaz hanımın aklındakilerinin aksine o evliliğin onu güvende tutacak değil, tam aksine esaret altına alacak bir girişim olduğunu düşünüyordu. Tek başına yaşamak ile ilgili bir şikayeti yoktu. Kendi başına gelenlerden sonra bu dünyaya bir çocuk getirme isteğine de sahip değildi. Anne olmak ne kadar güzel olursa olsun, bir gün kendisi gibi hayatta tek başına kalabilecek ve bunca kötülüğün içinde yaşaması gerekecek bir çocuk sahibi olmak istemiyordu. Dünyaya gelmeyi kendisi seçmemişti ve onun dünyaya gelmesine vesile olan insanların da artık yanında olmasına imkan bile yoktu.

Neval’in başına gelenlerden sonra Gülnaz hanım bu kez onu razı edecek bir aday bulmakta kararlıydı. Daha da doğrusu Neval’i bulduğu adaya karşı çıkmaması için ikna etmek istiyordu. Saldırıya uğrdığında evli ve eşiyle garaja inmiş olsa saldırgan iki kişiye saldırmaya asla cesaret edemezdi. Neval, Gülnaz hanımın evinde dinlenirken, yeni bir eve taşınmaya ikna olmuş olsa da, Gülnaz hanımın yine evlenmekle ilgili düşüncelerini açıklamasına karşı çıkmıştı. Evet yirmi altı yaşındaydı ama bu yaşların evlenmek için ideal yaşlar olduğunu ve sonrasında geç olacağını da kim uydurmuştu. O işini seviyordu ve hayatında bir kocaya hiç ihtiyacı yoktu. Flörte karşı değildi ama uzun süreli ve bağlayıcı ilişkiler istemiyordu.

“Nereye kadar flört edebilirsin? ” diyordu Gülnaz hanım, onun bu güne değin herhangi bir flörtü olduğunu ne duymuş ne de hissetmişti. Yaşadıklarının onu güvensiz biri yaptığını, travmalarını Gülnaz hanımdan başkasının gözün önünde yaşamak istemediğin, düşünüyordu. Bir kaç hafta önce katıldığı bir hayır etkinliğinde, oldukça hoş genç bir adamla tanışmıştı. İsmi Saygın olan bu genç adam da bağışçılardan biriydi ve ailesinin bir otel zinciri vardı. Sosyal ortamlarda fazla bulunmaması ile tanınan Saygın, o gece babası ve annesi yurt dışında olduğu için ailesini temsilen geceye katılmak zorunda kalmıştı. Gece boyunca herkesten uzakta durmaya gayret etmiş olsa da, Gülnaz hanımın meraklı sorularından kurtulmayı başaramamıştı. Gülnaz hanım önce etrafındakilerden onun hakkında biraz bilgi aldıktan sonra Neval ile çok iyi anlaşacaklarına kanaat getirip, yanına yaklaşmış ve kaçmasına fırsat vermeden konuyu kızına ve onun koleksiyonuna getirmişti. İlginç olan ise herkesten uzak durmayı tercih eden Saygın, hakkında konuşmaktan hoşlanmadığı özel hayatı hakkında ve yaşlı kadının kızı hakkında anlatılanları dikkatini vererek dinlemişti. Onun dikkatini çektiğini anlayan Gülnaz hanım da Neval ile tanışıp, konuşmaları için Saygın’dan söz almayı başarmıştı.

Saygından Neval’e söz etmek için uygun zamanı bir türlü bulamadığından, ancak bu olay olup, Neval onun evinde bir kaç gün dinlendiğinde konuyu açabilmişti. Neval artık koca adayı dinlemekten yorulduğu için Gülnaz hanım konuyu açar açmaz kapatmaya çalışsa da, Gülnaz hanım ondan daha tecrübeli olduğundan yine ikna etmenin bir yolunu bulmuştu. Saygın’ın ailesinin sahip olduğu otellerden biri Neval’in eski evine ve dolayısıyla işine de çok yakındı. Yeni ve güvenli bir ev bulmak zaman alacaktı ve bu süre içerisinde Neval’in Gülnaz hanımın evinden işini kontrol etmesi, gidip gelmesi hiç kolay değildi. Eğer ev işi çözülene kadar Saygın ailesine ait o otelde kalırsa bir gün onunla randevuya da çıkabilirlerdi. Tanıdığı, bildiği birinin otelinde kalacağı için Gülnaz hanım da rahat edecekti tabi.

Neval otelde kalma fikrine karşı değildi ama Saygın denilen o adamla buluşmak için acele edilmesini istemiyordu. Aslında niyeti yeni evi halledene kadar Gülnaz hanımı oyalayıp, o adamla buluşmadan evine taşınmaktı ama o daha otele onay verir vermez, Gülnaz hanım delikanlıyı arayarak kızının başına gelenleri anlattı ve otelde ona güvende ve rahat edeceği bir özel oda ayarlamasını istedi.

Saygın o gece tanıştığı bu yaşlı kadını unutmamıştı, buluşma yerine böyle beklenmedik bir olayla otelde yer istiyor olmasına şaşırmış gibi yaparak en iyi odalardan birini ayırtacağını söyledi ve Gülnaz hanımı memnun etti. Ayrıca Neval’in güvenliği ve rahatı için elinden geleni de yapacaktı. Karşıdaki adamın sözlerinin Gülnaz hanımı nasıl mutlu ettiği yüzündeki ifadeden okunuyordu. Otelde kalmanın artık hikayenin tamamını bilen bir adamla sürekli aynı ortamda olmak demek olmadığını düşünen Neval, Gülnaz hanımı daha fazla üzmemek için bir şey söylemedi. Eski evinin güvenlik görevlileri ile evine girip özel eşyalarını topladıktan sonra, Gülnaz hanımın şoförü onu kalacağı otele götürdü. Gerçekten de üst katlarda balkonlu harika bir oda Neval adına ayırtılmıştı. Kendini güvende hissetmesi için de geçici iki kamera kaldığı katın tüm koridorunu yirmi dört saat izleyecek ve kayıt altına alacaktı. Otele gidince bizzat Saygın tarafından karşılanmamak Neval’i mutlu etti. Gülnaz hanımdan yüz bulan adamın hemen karşısına çıkıp kur yapmaya başlayacağını sanmıştı. Önceki buluşmaların tamamında Gülnaz hanımın koca adayı olarak ona sunduğu kişiler, yersiz iltifatlar ve samimi olmadığı her halinden belli olan sözlerle onun gözünü boyamaya çalışmışlar, Neval günlük hayatında olmadığı neredeyse kaba ve kibirli bir tavır takınarak hepsini kendinden soğutmayı başarmıştı. Otele gelirken baştan umudunu kırmak için Saygın’a da aynı şekilde davranmayı hesaplayarak gelmiş ama karşısında otel görevlilerinden başkasını bulamayınca rahatlamıştı. Onun için süresiz ayrılan oda gerçekten tek başına yaşadığı evinden çok daha konforluydu. İkram olarak da meyveler ve içeceklerle doldurulmuştu. Odasına yerleşince söz verdiği gibi Gülnaz hanımı görüntülü olarak arayıp, ne kadar güzel ve rahat bir yerde olduğunu gösterdi. Gülnaz hanımın yüzündeki gülümseme Saygın’ı ne kadar takdir ettiğini ve Neval’in rahatı konusunda içinin rahatladığını anlatıyordu. Burada en azından gece kabus görüp çığlık atmaktan çekinerek uyumayacak olan Neval de, Gülnaz hanımdan biraz uzaklaşmış olmaktan mutlu olmuştu. Onun o kabusları yeniden yeniden yaşamasının yaşlı kadını ne kadar üzdüğünü çok iyi biliyordu. Kabus görüp, kendini belli etmemek için orada kaldığı her gece tedirgin olarak yatıyor, kan ter içinde uyandığında ses çıkarıp onu panikletti mi diye etrafı dinliyordu. Otelde çığlık bile atsa kimsenin koşup geleceğini sanmıyordu, gelseler bile onlara rüya gördüğünü söyler savuşturur, iyi olduğuna dair saatlerce dil dökmesi gerekmezdi. Ertesi gün parçaların satışı ile ilgili önemli bir toplantısı olduğu için odasına atıştırmalık bir şeyler söyleyip, erkenden uyudu. Eski kabuslarına ek olarak o gün garajda uğradığı saldırı da eklendiği için yine huzursuz bir gece geçirdi ama sabah kalkıp sıcak bir duş alınca her zaman olduğu gibi toparlanıp kendine geldi. Hızla hazırlanıp, kahvaltı etmeden toplantıya yetişti. Koşturmayla geçen günün ardından yorgun argın otele döndüğünde yemek saatini çoktan geçirmişti. Karnı deli gibi aç olduğundan doğruca restorana girdi, gözleri ile taradığında boş yer göremedi. Toplantıdan çıktığında Gülnaz hanım aramış ama şarjı bitmek üzere olduğundan açamamıştı, odaya çıkıp şarj aletini almaya da üşendiği için bir masa bulunca garsondan telefonunu şarja takmasını isteyecekti. Garsonlardan biri onun masa aradığını anlayarak, hemen geleceğini söyledi ve ana restoranın kapıdan görünmeyen kısımlarına masa bulmak için yöneldi. Neval kalabalıktan hiç hoşlanmadığı için, garsonun dönüşünü beklemeden ana restorandan çıktı.

(devam edecek)

Yorum bırakın