“Mutlu bayramlar!
“
Handan, Hakan’ın kız kardeşini kolayca ikna etmesi için bildiği kadarı ile nelerden hoşlandığını ve nelerden etkilenebileceği konusunda bilgiler aktardı. Hakan daha da şevke gelsin diye, kız kardeşi ile ondan daha çok ilgilenirse kıskanacağını da söylüyordu arada. Hakan’da onu ikna edip, her iki kardeşten birinin aracılığı ile servete konma telaşında olduğundan, Handan’ı ondan başkasını sevemeyeceği konusunda ikna etmeye uğraşıyordu. Hakan’ı eve getirmeden önce annesine plandan bahsetmek zorunda olduğundan, bir akşam ilişkilerinin detay ve derinliğinden bahsetmeden, Seren’den kurtulmak için Mustafa yerine başka bir aday bulduğundan bahsetti. Annesinin tahmin ettiği gibi o görüştüğü kişiydi ama ne soyu, ne de mal varlığı açısından Handan’ın kocası olmak için uygun bir aday değildi. Para için her şeyi yapabilecek biri olduğundan da, onu doğru yönetir ve servete el koymasının önüne haberi olmadan yasal engeller koyarlarsa, Seren’in sorumluluğundan kurtulmuş olurlardı. Dilek kızının planlarını dikkatle dinledikten sonra kendi bulduğu adayla evlendikten sonra Hakan ile olan ilişkisine kesinlikle son vermesi gerektiği konusunda uyardı. Hakan artık kız kardeşi ile evli olacağından, servetten olmamak için Handan’ı ilişkinin devam etmesine zorlayamayacak, hem de yerinden olmaktan korkacağı için ilişkilerini kocasına söylemekle onu tehdit edemeyecekti. Çünkü o zaman o da karısını aldatıyor pozisyonuna düşecek ve Seren’den boşanırsa, servete elini bile süremeyecekti. Anne kız planlarını detaylıca gözden geçirdikten sonra Dilek ikna oldu. Elbette kızı bu seviyesiz adama zamanında yüz vermemiş olsa, şimdi böyle planlar yapmak zorunda olmazlardı ama maalesef Dilek’te gençliğinde başka bir soysuza yüz vermiş ve Handan’a hamile kalmıştı. Akıllı davranıp onun kendini kurtardığı gibi şimdi Handan’da kurtaracak, Seren sayelerinde bir koca sahibi olacaktı. Hakan’ı eve tek getirmek dikkat çekici olacağından onların ilk karşılaşmaları için evde bir arkadaş toplantısı planlandı. Handan, statüsü nedeniyle Hakan’ı kendi arkadaş gruplarına dahil etmediği ve etmek de istemediği için, mecburen Hakan bir kaç kişi getirmek zorunda kaldı. Bir tanesi yeğeni ve onun karısı, diğeri de mahalleden tanıdığı bir kaç arkadaşı ve onların sevgilileriydi. Dilek bu insanları kendi evinde görmek istemediği için bahçede bir mangal partisi planlandı. Misafirler doğrudan bahçeye girecekler, eve girmeden, oradan da çekip gideceklerdi. Mangalın başında durması için de Mustafa’ya görev verildi. Handan kız kardeşinin sosyalleşememesine güya çok üzüldüğü için, bahçede vakit geçirmeyi zaten çok seven Seren’de mangal sırasında onlarla olacak, kimseyi tanımadığı için sıkılacağından Hakan kolayca ona yaklaşabilecekti. Dilek şimdilik Hakan ile çok muhatap olmak istemediğinden evde durmayacaktı.
Hiç bir şeyden haberi olmayan Seren, en azından evde iyi vakit geçirmek için bu ortama dahil olmayı kabul etti. Mustafa’da oralarda olacağından, kendini güvende hissedebilirdi. Misafirler gittikten sonra odasına dönüp, resimlerine çalışmaya devam edecekti. Bir gece iyi vakit geçirmenin onu geride bırakmayacağını biliyordu. Normalde Handan’ın arkadaş çevresini hiç tanımadığından gelenleri, kız kardeşinin de o gün ilk kez gördüğünü fark etmedi bile. Hakan plandan getirdiklerini haberdar ettiği için, hepsi belirli iyilikler karşılığı rollerini en iyi şekilde oynamayı kabul etmişlerdi. Mustafa zaten saf bir çocuk olduğundan ne olup bittiğini anlamayacaktı.
Handan, o akşam kız kardeşine oldukça nazik tavırlar sergiliyordu. Bu durum Seren’den önce Mustafa’nın dikkatini çekmişti ama bir anlam verememişti. Misafirler gelmeye başladıktan sonra o mangala odaklanmak zorunda kaldığı için sonrasında olan bitenle ilgilenemedi. Handan gelen herkesi güya eski arkadaşlarıymış gibi tek tek Handan’a tanıştırdı. Hakan niyeti belli olmasın diye gelir gelmez Seren’in etrafında dolanmaya başlamak yerine, bir süre sonra bu tür ortamlardan sıkılan, çekingen biriymiş gibi yaparak sandalyesinden sohbet edenleri izleyen Seren’in yanına geldi. Seren, Handan ve Dilek’in olduğu ortamlarda fiziksel olarak bir sıkıntısı kalmadığını belli etmek istemediğinden, ilaçların dozu da azaltılsa çabuk yoruluyor ve hareket ederken zorlanıyormuş gibi yapıyordu. Hakan, Handan’ın onun çok yetenekli bir ressam olduğundan bahsettiğini söyleyerek konuya girdi. O da hep istemişti ama bir türlü kısmet olmamıştı ve aslında nereden başlayacağını da bilmiyordu. Seren’in ona öğretmek isteyeceğini düşünerek laf arasında bir kaç kez tekrarlasa da, Seren gece gündüz yarışma için çalıştığından aklından geçse de hiç bir şey söylemedi. Hakan akşamın devamında, Seren’in yiyip, içeceklerini ona servis ederek, ilgisinin dozunu artırmaya başladı. O kazadan sonra hiç arkadaşı kalmayan Seren bu ilgiden hoşlanmıştı. Gece sona erip, odasına döndüğünde Hakan’ın çok nazik ve iyi biri olduğunu düşünüyordu. O sıkılırsa Mustafa ile vakit geçirebileceğini düşünürken, Mustafa ile neredeyse yan yana bile gelememişler, bütün gece Hakan ile sohbet etmişti. O belli ki diğerlerinden farklı biriydi. Hakan Seren’i etkilemeye başladığının farkına varmıştı, onu ürkütmemek için devam eden bir kaç gün boyunca yeniden ortaya çıkmadı. Sonra güya Handan ve Dilek’in evde olmadıklarından haberi yokmuş gibi eve geldi ve partinin olduğu gece saatini bir yerlerde unutmuş olabileceğinden bahsetti. Seren onu yeniden gördüğüne çok sevinmişti ama saatini kaybetmiş olmasına da üzüldüğü için hemen bakıcısını çalışanlara sormak için gönderdi. Hakan’ın geldiği sırada Mustafa ile bahçede sohbet ediyorlar ve o da resimlerinden birine çalışıyordu. Misafir gelince Mustafa hemen yanlarından uzaklaştı. Onu partide gördüğünü hatırlamıştı, Handan’ın arkadaşlarından biriydi ama Handan ve Dilek hanım evde olmadıklarından onun Seren ile sohbet etmesini gayet normal karşıladı. Çalışanların hiç birinin saatten haberi yoktu. Saat Hakan’ın vefat eden ağabeyinin saati olduğu için manevi değeri çok yüksekti, tabi bu evde düşürdüğüne dair bir kesinlik yoktu, o yüzden de Seren’in üzülmesini istemiyordu. O sadece bir umutla, olabilir mi diye sormaya gelmişti. Saat bulunamamış olsa da, Seren’in yaptığı resme duyduğu hayranlığı ifade ederek, konuyu uzatan Hakan bir kaç saat onunla sohbet ettikten sonra kalkmak için izin istedi. Ancak o kadar güzel bir gün geçirmişti ki Seren de isterse arada bir onu ziyarete gelebilirdi. Seren bu nazik ve hoş adamın teklifini memnuniyetle kabul etti.
Onun kendisi ile samimiyetle ilgilendiğine ne yazık ki inanmıştı. O kadar uzun zamandır kendini tek başına ve sevgisiz hissediyordu ki, ilginin gerçek mi, sahte mi olduğunu sorgulamak aklına bile gelmedi. Hakan’ın her gelişmeyi eğlenip, alay ederek Handan’a, onun da annelerine anlattığını bilmesi mümkün değildi.
Bu arada yandaki villada tadilat başlayıp, Fatih bey de bahçe düzenlemesi işini üstlendiği için Mustafa da eskisi kadar Seren ile vakit geçiremiyordu. Babası ona Seren’lerin ya da yan bahçede yapılmasını istediği bir sürü iş veriyordu. Mustafa’nın etraflarında olmaması Hakan için de şans olmuştu. Seren’i ürkütmemek için aralıklarla uğruyor ve olabildiğince nazik ve ilgili davranıyordu. Sohbet ettikçe onun zayıf taraflarını daha iyi çözdüğünden gelirken onun hoşlanacağını düşündüğü küçük hediyeler getiriyordu. Handan kız kardeşinin yaptığı resimleri kontrol etmek için odasına uğradığında laf arasında söylemiş gibi Hakan ile ilgili olumlu cümleler kurmaya özen gösteriyor, onun kız kardeşinin ne harika bir kız olduğunu söyleyip durduğunu anlatıyordu. Tabi bunu sevgiyle değil kıskançlıkla söylüyordu ki Seren hiç bir şeyden şüphelenmesin.
(devam edecek)