Nimet hanım, kızı Handan hanımla konuştuktan sonra Galip beyi arayıp, Hakan’ın son hafta yaptıkları hakkındaki raporunu dinledi. Görünüşe göre Deniz, Hakan’ın hayatına giren son kızdı ama bunun nedeni hâlâ belirsizdi. Olanları Hakan’ın büyükannesi olduğunu söylemeden Deniz’den dinlemiş olsa da, anlatılanlarda özel bir şeyler yaşandığına dair de bir kanıt yoktu. Hakan her zaman ki gibi bardan eve bir kızla gelmiş ikisi sarhoş bir gece geçirip, sabah ilişkilerini noktalamışlardı. Her şey Hakan’ın uzun zamandır sürdürdüğü yaşam tarzına uygun gelişmişti. Deniz’in aldığı alkol yüzünden hatırlamadığı şeyler olabilirdi tabi ama yine de gecenin Hakan’ın onun peşine düşmesi gereken bir özelliği varmış gibi gözükmüyordu. Bu yüzden Nimet hanım, Deniz’i ne kadar tanımaya başlamış olursa olsun, o gece Hakan’dan bir şeyler çalmış olabileceği ihtimalini göz ardı etmek istemiyordu. Eğer bir hırsızlık olayı varsa, ikisinin etraflarında kimse yokken karşılaşmaları en iyisi olurdu. Yüzleşirler ve aralarındakini çözebilirlerdi, bir araya geldiklerinde Nimet hanım da gerçeği öğrenirdi. Tek sorun Galip beyin Hakan’ı takip etmesi sonucu, Deniz’e ulaşmış olmalarıydı. Deniz’in kendini sulara bırakmaya niyetlendiği o sabah Galip bey ile tesadüfi bir şekilde karşılaşmış olduklarını söyleyebilirdi tabi. Hayat planlı tesadüflerden ibaret değil miydi zaten. O güne değin Galip beyle ilgili bir şey bilmediği için o günden sonra da şüphelenmesi için bir neden yoktu aslında. Kendini ikna edip içini rahatlattıktan sonra aradı torununu ve annesi ile konuştuklarından bahsetti.
“Evet anneanne, annem vakfın yeni yıl etkinliğini organize edebileceğimi söyledi. Önümüzdeki bir ay boyunca izinli olacağım. Hem seninle ve annemle vakit geçirmiş olurum diye düşündüm”
“Harika olmuş sevindim. Uygunsan yarın öğleden sonra üç gibi bekliyorum! Birlikte çalışacağın genç hanım merkezde destek görmeye devam ediyor, ona karşı ekstra nezaket göstereceğinden şüphem yok. Hayatı zorluklarla dolu geçmiş, yormanı istemiyorum.”
Hakan anneannesinin neden böyle bir uyarıda bulunduğunu anlamasa da kabul etti. O güne değin herhangi bir kadına nezaketsizlik yapmamıştı.
Nimet hanım torunu ile konuştuktan sonra Derya hanımı aradı ve ona Deniz’i göndermesini istedi. Nimet hanımın şoförü gelip onu merkezden alacaktı. Deniz’in okulu başladığından sabah okula gittikten sonra geç kalmamak için hemen geri döndü. Sadece son sınavlara girmemiş olduğundan bir kaç dersten ortalama ile geçebilmiş, bir kaçını da yeniden almak zorunda kalmıştı. Zaten önceki yıldan çalıştığı dersler olduğundan zorlanmadan ilerleyebileceğini görünce içi rahatlamıştı. Bir an önce mezun olup, babasını gururlandırmak istiyordu. Derya hanım onu ne kadar telkin etse de o gece yaşananların utancını üzerinden atamıyor her gece babasından özür dilemeye devam ediyordu. Mezun olup başarılı olacaktı, gerekirse kimse ile evlenmezdi, yaşadıklarından sonra zaten evliliğe hiç sıcak bakmıyordu. Şansı vardı ki hamile kalmamıştı.
Hakan iş yerinden çıkıp geleceği için Deniz ondan önce gelmişti. Torunu gelene kadar Nimet hanım onu çağırma amacını hemen kısaca anlattı. Galip beyin onu bulduğu geceden sonra Deniz gerçekten iyileşme göstermişti, daha sağlıklı ve iyi görünüyor, her şeyden önemlisi gülümsüyordu.
“Ben daha önce hiç yeni yıl eğlencesine katılmadım, bizim evde de pek kutlama olmazdı!” dedi çekinerek, “Tam olarak ne yapmamız gerektiğinden emin değilim.”
“Yeni yıl olarak bakma buna, oradaki kadınları gördün, tanıyorsun. Sen de onlardan birisin. O kadınların moralini yükseltecek, eğlenmelerini sağlayacak şeyler düşünmeni istiyorum senden. Süslemeleri zaten Derya halledecek, her sene kullandıklarımızı depoya kaldırıyoruz. Kadınların yaralarını depreştirecek sözleri olan parçalar seçmeyin sadece, her birinin yarası var biliyorsun. Kaş yaparken göz çıkarmayalım. Oyun havaları, hareketli, mutlu ve neşeli şeyler olsun. Hakan’da sana yardımcı olacaktır.”
“Tamam!” dedi Deniz. Nimet hanım saatine baktı Hakan’ın gelmesi yakındı. İkisi karşılaştıklarında ne tepki vereceklerinden emin olamadığı için biraz gergindi. On dakika sonra kapı çaldı ve Nimet hanımın yardımcısı Hakan’ı onların yanına getirdi. Hakan, Deniz’e hiç dikkat etmeden doğruca anneannesinin yanına gitti ve boynuna sarıldı. Sonra selam vermek için Deniz’e dönünce, hemen tanıdı onu.
“Sen?” dedi şaşkın şaşkın.
Deniz onun bu tuhaf tavrına anlam veremedi önce ama sonra onun o sabah yataktaki yüzünü hatırlayınca kıpkırmızı oldu. Aylardır zihninin içinde köşe bucak kaçtığı o gecenin kahramanı şimdi karşısındaydı ve en berbatı da Nimet hanımın torunuydu. Nimet hanım torununun ağzından çıkacaklara dikkat kesilmişti ama Hakan başka bir şey söylemeden Deniz’e bakmaya devam ediyordu. Nasıl olup da anneannesinin evinde karşılaşmış olabileceklerine dair zihninden çeşitli senaryolar geçiyordu. İkisi de donup kalınca Nimet hanım araya girmek zorunda hissetti kendini.
“Siz tanışıyor musunuz?” dedi Hakan’a bakarak. Deniz bu soruya nasıl cevap vereceğini bile bilmediği için başını önüne eğmişti.
Hakan onu zor durumda bırakacağını fark edince toparlandı hemen.
“Bir arkadaş ortamında tanışmıştık, şaşırdım görünce, nasılsın?” dedi elini Deniz’e uzatarak.
Deniz onun olanları ele vermeyişine sevinse de başını hiç kaldırmadan parmaklarının ucuyla tuttu elini ve hemen geri çekti.
“Ya ne tesadüf?” dedi Nimet hanım imalı bir sesle ama torunu gerçeği gizleyince sesini çıkarmadı ve ikisini gözlemlemeye devam etti. Hakan onu görünce herhangi bir öfke belirtisi göstermediğine göre, hırsızlık senaryosu doğru değildi demek. Zavallı Deniz koltukta küçücük olmuştu bir anda, Nimet hanım onun tam da şimdi yok olmak istediğini görebiliyordu. Tam da böyle hissediyordu Deniz. Hakan anneannesinin merkezden destek alan bir kız olduğunu söylediğini hatırladı o an. Demek sonrasında bir şekilde merkezle yolu kesişmiş o yüzden onu bulamamıştı. O geceden çok daha iyi durumda olmasına sevinmişti, öte yandan, sağlıklı ve bakımlı bir genç kadın vardı şimdi o koltukta ama onu görünce kendini berbat hissettiğini anlamak Hakan için de zor değildi.
“Deniz kızım iyi misin?” dedi Nimet hanım. Deniz kendini ele vereceğini anlayınca lavaboyu kullanmak için izin istedi ve kalktı yanlarından. Yardımcı kadın ona lavaboyu bulması için eşlik ederken Nimet hanım torununu sıkıştırdı biraz.
“Seni gördüğüne pek sevinmişe benzemiyor. Bildiğim kadarıyla sen arkadaş ortamlarına da girmiyorsun pek fazla. Tatsız bir durum yaşamadınız öyle değil mi?”
Hakan anneannesine barda tanışıp sarhoş olduklarını ve geceyi birlikte geçirdiklerini anlatmak istemediğinden bir kaç saniye düşündükten sonra “Hayır tabi ki tatsız bir şey yaşamadık, ben biraz sarhoştum sanırım ve asılmış olabilirim sadece, ondan rahatsız olmuş olabilir!”
Nimet hanım derin bir iç çekti ama cevap vermedi. Hakan’ın en azından Deniz’e saygı duyup, onu korumaya çalışmasından hem hoşlanmış hem de sevinmişti. İkisinin yeniden bir araya gelmesi kaderdi demek ki sahiden. Deniz tuvalette derin derin nefesler alıp kendini toplamaya uğraştı. En azından Nimet hanım anlattığı o gecenin kahramanının torunu olduğunu öğrenmemişti. Şimdi kaçıp gidemeyeceği için odaya geri dönmesi gerekiyordu. Sonrasında ondan uzak durmak için bir şeyler düşünecekti.
Odaya döndüğünde, Hakan ile göz göze geldi ama hemen kaçırdı gözlerini ve kalktığı koltuğa oturup yüzünü Nimet hanıma döndü. Nimet hanım ikisini daha fazla zorda bırakmamak için konuya girdi ve Hakan gelmeden Deniz’e söylediklerini tekrar etti. Seçtikleri tüm parçaları Derya hanıma bildireceklerdi. Belki bir kaç eğlenceli yarışma da yapabilirlerdi. Hakan ve Deniz akıllarını Nimet hanıma vermeye çalışsalar da ikisi de bu odadan çıktıktan sonra olacakları düşünüyorlardı. Hakan, bulmuşken Deniz’i konuşmadan bırakmak istemiyordu. Deniz ise ona yakalanmadan nasıl kaçacağını planlıyordu. Nimet hanımın şoförü onu vakıfa bırakacağına göre zor olmayacaktı kaçması. Vakıfa dönünce nasıl davranacağını düşünecekti. O kadar gerilmişti ki şimdi aklını Nimet hanıma vermeye bile zorlanıyordu. Ne tuhaf bir tesadüftü bu böyle?
(devam edecek)