Başkasının kızı – Bölüm 10

“Hoş gedin yaz!”

Kapatması olduğu adam ölüp, sokaklara düşünce Teslime’nin hayattan neredeyse hiç umudu kalmadı. Son bir umutla Nuri beyi aramaya başladı. Eski oturdukları yerden taşındıklarını duyunca umudu kayboldu ama son anda mahalleden birinin ona yeni adreslerini vermesi ile kalan son gücünü de onun kapısına gidebilmek harcadı. Beş parası yoktu. Otobüse, dolmuşa binemiyordu. İki gecedir sokakta uyuyor, her yere yürüyerek gidiyordu. Henüz üzeri başı kire pasa fazla bulanmadığından Nuri beyin mahallesindeki kimse onun evsiz olduğunu anlamadı. Yorgunluk ve açlıktan bayılacak halde Nuri beyin olduğu söylenilen kapıyı çaldı. Kapıyı hastalığının son evrelerine yakın olan Meryem hanım açtı. Nuri bey henüz gelmemişti. Kapı açılır açılmaz içeri devrilen kadın onu korkuttuğu için bir çığlık attı önce.

“Yardım edin ne olur, çok açım!” dedi kapıdaki kadın, “Nuri beyi tanıyorum!”

Nuri beyin adını duyunca Meryem hanım kendi gücü de olmadığı halde kadını kaldırdı ve içeri soktu. Mutfaktan bir tas çorba ısıtıp, ekmekle masaya koydu hemen. Tedirginliği sürse de, kadının karşısındaki sandalyenin ucuna oturdu. Teslime hanım hiç soluk almadan sıcacık çorbayı neredeyse bir bütün ekmekle yedi önce.

“Oh! Çok şükür, Allah razı olsun!” deyip duruyordu sürekli. Çorba bittikten sonra bakışlarını Meryem hanıma çevirdi. Nuri beyin karısı olmalıydı.

“Benim adım Teslime!” dedi biraz utanarak.

Meryem hanım kocasının eski karısının adını biliyordu ama o olup olmadığından emin olamadı. O sırada Sedef geldi odasından.

“Anne bu teyze kim?”

Meryem hanım gözlerini Teslime hanımdan ayırmadan “Babanın bir arkadaşı!” dedi sadece. Sedef kadın da kim olduğu da ilgisini çekmeyince dönüp odasına girdi yeniden.

“Kim olduğumu anladınız değil mi?” dedi Teslime hanım.

“Sanırım”

“Buraya neden geldiğimi merak ediyorsunuzdur. Sizi rahatsız etmek değil amacım.” dedi Teslime hanım ve başına gelenleri göz yaşları içinde anlattı bir çırpıda. Meryem hanım da dinlerken göz yaşlarına hakim olamadı. Teslime hanım başına gelenleri anlatırken, ölmek üzere olan bir kadını ağlattığını bilmiyordu. Tek istediği güvenli bir yerdi. Nuri beyin ona yardım edebileceğini düşünmüştü. Meryem hanımı görür görmez kıskanmış olsa da, yuvalarını yıkmak gibi bir düşünce aklından geçmemişti.

İki kadın ağlaşırken Nuri bey geldi. Teslime hanımı görünce o kadar şaşırdı ki, Meryem hanıma baktı hemen.

“Konuştuk!” dedi Meryem hanım, “Ona yardım etmemiz gerek!”

“Ne?” dedi zavallı adam.

Meryem hanım yıkanması için Teslime hanımı banyoya sokunca, kocasına olanları anlattı.

“Bu kadına borcum yok benim!” dedi Nuri bey öfke ile, “Ne yüzle gelmiş?”

“Sokağa mı atalım sana yardım için gelen birini! Başına gelenleri duymadın mı?”

“Benim ne suçum var peki, beni bırakıp gittiği için yaşamış tüm bunları?”

“Oh olsun mu diyelim?” dedi Meryem hanım sevgiyle kocasının yüzünü ellerinin içine aldı, “Pişmanlık duyuyor, ben anlarım!”

“Pişmanlık mı? Öyle mi söyledi?”

“Hayır söylemedi. Ben öyle anladım!”

“Yanılmışsın! Ona biraz para verelim gitsin!”

“Bu gece kalsın, yarın bakarız çaresine!” dedi Meryem hanım

“Onun gibi bir kadını Sedef ile aynı ortamda mu tutacaksın Meryem? Delirdin mi?”

“Nuri? Kadın sokağa düşmüş, başına gelenlerin bir kısmı onun suçu olsa da, karşısına iyi insanlar çıkmamış. Zor durumda birine yardım ediyoruz, kızımızda bunu görecek başka bir şey değil!”

Nuri bey bir şey demedi. Karısının hastalığı onu zaten çok üzüyordu. Meryem hanımın Teslime yüzünden çok üzüldüğü ve yorulduğu belliydi. Şimdi bir de Nuri bey üzerine giderse kendini kötü hissedecekti.

Meryem hanım sabaha kadar uyumadı, Nuri bey onun uyumadığının farkındaydı ama bir şey söylemedi. Kocasına söylediği gibi ertesi gün Teslime hanımı yollamadı. Artık çabuk yorulduğu ve dermanı düştüğü için ev işlerine yetişemiyordu. Teslime hanımdan bir süre kalması karşılığı ev işlerini üstlenmesini istemişti. Teslime hanımın zaten seçim şansı olmadığı için kocasının eski karısını bile evine kabul eden bu iyi kadına yardım etmeye karar verdi. Meryem hanım derecesini olmasa da ona hastalığından söz etmişti. Nuri bey akşam eve geldiğinde eski karısını yine evde görünce gerildi ama bir şey diyemedi. Karısı onun kalması için ısrar ediyordu. Böylece Teslime hanım üç ay onların yanında kaldı. Sedef’e baktı, yemekleri yaptı, çamaşırları yıkadı, ütüledi. Evi tertemiz etti. Nankörlük etmemek için kıskançlığıyla mücadele etti ve Nuri beye yan gözle bile bakmadı. O gelir gelmez, onun için ayrılan küçük odaya gitti ve çağıran olmazsa da odadan çıkmadı. Nuri bey Teslime hanıma güvenmiyordu ama o geldiğinden beri karısı yorulmadığı için karışmıyordu. Meryem hanım üç aydır daha kötüye gitmemişti dinlenebildiği için.

Bu yaşam dört ay daha devam ettikten sonra Meryem hanımın durumu artık ağırlaştı. Tek başına tuvalete bile gidemediği için Teslime hanım onu bezlemeye başladı. Nuri bey karısına kendi bakmak istiyordu ama emekliliğine çok az kaldığından işini bırakamıyordu. Meryem hanım bilincini komple kaybetmeden on beş önce kocasına ve Teslime hanıma yeniden evlenmelerini istediğini söyledi. Bu arada Sedef’in babasına da içinde saçı olan o mektubu yazmış ve göndermişti. O zamana kadar karısı üzülmesin diye susan Nuri bey bu son istek üzerine kendini tutamadı ve bağırmaya başladı.

“Meryem sen ne yapmaya çalışıyorsun?”

Karısının renginin birden solduğunu görünce canı çok yandı ve ağlamaya başladı, “Affet, sana bağırmak istemedim, affet ne olur!”

“Nuri bu kadınla evlenmelisin, bu hem onu kurtarır hem seni!”

“Neyimi kurtaracakmış benim, ben seninle evliyim!”

Teslime hanım çok şaşırdığı bu sözler karşısında sessiz kalmış, karı kocanın konuşmasını dinliyordu.

“Boşanacağız ve onunla nikah yapacaksın!”

“Meryem, hayır! Lütfen beni zorlama!”

“Senden son isteğim!” dedi Meryem hanım.

Nuri bey başını önüne eğdi sonra kalkıp odalarına gitti.

“Neden?” dedi Teslime hanım o gidince, “Neden yapıyorsun bunu?”

“Onun tek başına kalmasını istemiyorum. Benden sonra evlenmez. Sen onu tanıyorsun, hâlâ sevdiğini de biliyorum!”

“Ama ben?”

“Teslime bunda ters bir şey yok, ben zaten öleceğim! O senin eski kocan, yarım kalmış evliliğinize devam edin! Lütfen onu bir daha üzecek bir şey yapmayacağına bana söz ver!”

“Söz veriyorum!” dedi Teslime.

Meryem hanım boşanma dilekçesini Teslime hanım ile mahkemeye gönderdi. Nuri bey eve gelen dava davetini görünce yeniden yükselecek oldu ama karısının durumuna bakınca sustu.

“Bari resmi nikah olmasın!” dedi Nuri bey.

“Olmaz!”

Boşanma gerçekleştikten on gün sonra oda nikahı yapıldı. Nuri bey ve Teslime hanım gittiler nikah dairesine, iki de şahit. Nikahtan yaklaşık bir hafta sonra da Meryem hanım hayata gözlerini yumdu. Nuri bey haftalarca konuşmadı Teslime hanımla, karısının duygusal zayıflığından faydalanıp onun ikna ettiğini düşünüyordu bu nikah işine. Sonra Sedef’in gitme durumu ortaya çıkınca mecburen konuştular. Ancak ölene kadar eli eline değmedi Teslime hanımın. Sadece birlikte yaşadılar. Sedef gittikten sonra aralarında yeniden bir şeyler olur diye heveslenmişti Teslime hanım ama Nuri bey düşündüğü gibi davranmadı. Onca erkeğin yatağına girdikten sonra onu yeniden yatağına almadı diye eski kocasına kızacak değildi, ki zaten adamı bırakıp giden kendisiydi. En azından yeniden onun yanında ve güvende olduğu için şükretti. Hayri’den sonra Nuri beyi bırakıp gittiği için pişmanlıkla yaşamıştı.

(devam edecek)

Yorum bırakın