Anılarım

Olmamış Zeytinler

21616443_177293956149108_432317379067152716_n

Annem oturduğumuz penceresiz evin olduğu bina da temizliğe giderdi, babam da aynı binanın apartman görevlisiydi.

Sabah uyanınca hepimiz sofranın başına toplanır, babamın aldığı taze ekmeğe yağımızı sürerek afiyetle yerdik. Bizim için harika kahvaltılardı onlar, çünkü her yeni gün bilirdik ki önümüzde yaşanacak güzel bir gün bizi bekliyor.

Bir gün annem temizlikten döndüğünde, ev sahibinin şehir dışına gideceği için dolapta kalanları bize verdiğini söyledi. Başkalarının evlerine gitmeye iznimiz olmadığı için, diğer insanların nasıl yaşadıklarını, ne yediklerini görme şansımız olmuyordu. Annem gerçek hayatın tüm acı ve eksikliklerini bize kendi gözünden ve yüreğinden filtreleyerek öyle güzel yansıtıyordu ki, bir masalın içindeymişiz gibi hissediyorduk daima.
Bu yüzden diğer insanların nasıl yaşadıklarını merak etmek aklımıza bile gelmiyordu.

Yine de başka bir evden gelen yiyecekler ilgimi çekmişti. İştahlı bir çocuktum. Merakla neler var diye torbayı karıştırmaya başladım, küçük bir kavanozun içinde duran ve yuvarlak yeşil ve üzerinde kırmızı küçük nokta olan şeylerin ne olduğunu anlamamıştım.

Annem merakla kavanozu incelediğimi görünce, “Zeytin onlar.” dedi bir yandan torbadaki diğer yiyecekleri boşaltıyordu.

“Böyle zeytin mi olur? Siyah olmaları gerekiyordu.” dedim elimden kavanozu bırakmadan, bir an önce kapağı açıp tadına bakmak istiyordum.

“Onlar bizim kadar zengin değiller kızım, olmamış zeytin yiyorlar.”

“Olmamış zeytin mi?” dedim yüzümü buruşturarak.

O ana kadar iştahla baktığım o küçük yeşil yuvarlaklar birden bütün cazibesini kaybetmişti gözümde.

“Demek olmamış zeytin yiyorlar, yazık, keşke bizim kadar zengin olsalardı.” diyerek bıraktım kavanozu elimden.

Çocukluğumuz boyunca annem sahip olduğumuz şeyleri bize öyle ustaca sunmuştu ki, hiç kimseden bir eksiğimiz olduğunu düşünmeden, ihtiyacımız olan herşeye sahipmişiz gibi büyüdük biz.

Şimdi düşündüğüm zaman, aslında sahipmişiz gibi de değildi, her şeyimiz vardı gerçekten.

Annemin güçlü hayal gücü en büyük zenginliğimizdi. Başka hiç bir şeye ihtiyacımız yoktu.

Sahip olduklarımız için şükretmeyi etmeyi biliyorduk.

Kategoriler:Anılarım

Tagged as:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s